Erguvanim

BUGÜN YENİ BİR GÜN…

Tem
25

Norveç’ten hızlandırılmış doğa görüntüleri – 4K

Gönderen admin

Tem
24

Hiroşima’ya atılan atom bombası…

Gönderen kumsal

6 Ağustos 1945 yılında dünya üzerinde yaşanan en büyük insanlık katliamının yıl dönümü. ABD’nin Japonya’nın Hiroşima kentine attığı atom bombasının üzerinden 70 yıl geçti. Hiroşima’ya atılan bombadan 3 gün sonra yani 9 Ağustos’ta ikinci atom bombası Nagazaki’ye atılmıştı. 360 Bin masum insanın ölümüne, onbinlerce insanın yaralanmasına neden olan facianın zararları o kadarla sınırlı değildi. Radyasyondan etkilenen insanlar genetik sakatlıkları daha sonraki nesillere taşıdılar.


Hiroşima – Atom Bombası Belgeseli ! ile pereseler

Hiroşima’ya atılan bomba hakkında genel bilgiler:
6 Ağustos 1945 yerel saatle 08.15′te, ABD Hava Kuvvetlerine ait “Enola Gay” adlı B-29 bombardıman uçağı, Japonya’nın Hiroşima kentine “little boy” (küçük çocuk) adı verilmiş bir atom bombası attı. İnsanlık tarihi boyunca ilk kez Hiroşima’da kullanılan ve 15 bin tonluk TNT’nin patlayıcı gücüne eşdeğer bu atom bombası, resmi kaynaklara göre 140 bin kişinin ölümüne, onbinlerce insanın da radyasyondan ağır şekilde etkilenmesine neden oldu. Kentin yüzde 60′ı haritadan silindi, kent üzerinde 13 kilometrekarelik bir radyasyon bulutu oluştu.

Hiroşima’ya bomba atılmasından üç gün sonra, 9 Ağustos 1945′te, bu kez Nagazaki kentinin insanları atom bombası ile tanıştı. Amerikan “Bockscar” isimli B-29 Superfortess uçağı, “Fatman” (Şişman Adam) adlı ikinci nükleer bombayı Nagazaki semalarından kentin üzerine bıraktı. Patlama gücü 21 bin tonluk TNT’ye eşit olan “Şişman Adam”, ilk anda 100 bin kişiyi öldürdü.

ABD tarafından Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombaları, 360 bin kişinin ölmesine, onbinlerce insanın da kalıcı yaralar edinmesine neden oldu. ABD, atom bombalarını Japonya’nın Pearl Harbor Limanı’na yaptığı baskının intikamını almak ve İkinci Dünya Savaşı’na son vermek için kullandığını açıkladı. Japonya, Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarının ardından 14 Ağustos 1945′te Müttefik ülkelere teslim olduğunu açıkladı.

Hiroşima, 6 Ağustos 1945′ten sonra, bir “barış şehri” olarak yeniden inşa edildi. Bombanın yıktığı alanda, ayakta kalan ilk bina “Hiroşima Barış Anıtı” olarak seçildi. Her yıl Hiroşima’da yaşamını yitirenler için anma töreni düzenleniyor. Bombanın düştüğü yer yakınında kurulan Barış Parkı’nda binlerce insan biraraya gelerek, bombalamada yaşamını yitirenlerin anısına saygı duruşunda bulunuyor.

Tem
16

Çocuklarla sağlıklı iletişim için neler yapabiliriz…

Gönderen kumsal

Anne-baba ve çocuk arasındaki iletişim yalnızca bilgi alışverişi anlamına gelmez. Bu ilişkide, aynı zamanda karşılıklı duygu ve düşüncelerin aktarımı da söz konusudur. İletişim denilince çoğu insanın aklına konuşmak gelir. Oysa ki burada konuşmaktan daha önemli olan ve belki de en zor öğrenilen şey dinlemektir.

Anne-baba ve çocuk arasındaki iletişimin ilk temelleri bebeklik döneminde atılır. Bebeğin kendilerine gülümsediğini gören anne ve baba da ona gülümseyerek ve konuşarak karşılık verirler. Bu bebeği daha da mutlu eder.

İyi gözlemci olan ve bebeğin diyalog isteğini fark eden anne-babalar bu konuda daha başarılı olurlar. Anne-baba ve çocuk arasındaki mesaj alışverişi yalnız konuşulan sözcüklerle sınırlı kalmaz, onların ötesinde anlamlar taşır. Karşılıklı bilgi alışverişinden başka duyguları da paylaşırlar ve birbirlerine destek olurlar.
Devamı… »

Tem
01

Kadir Gecesi…

Gönderen kumsal

Kadir Gecesi
En nurlu ve feyizli geceyi Kadir Gecesinde idrak ederiz. Kur’ân’da adı geçen tek ay Ramazan ayıdır; tek gece de Kadir Gecesidir. Bu bereketli saatlerin şeref ve kıymetini Kâinatın Rabbi Sevgili Habibine haber vermektedir. Bu gecenin faziletine o kadar değer verilmektedir ki, o vakitlerde tecelli edecek rahmetin ve ruhanî hâdiselerin anlatılması için müstakil bir sûre inmiştir. Bu sûre Kadr Süresidir.
kadir-gecesi-kadir-suresi

Rahmân ve Rahîm (olan) Allah’ın adıyla.
1. Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik.
2. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?
3. Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.
4. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar.
5. O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar.

Kadir Gecesinin en önemli özelliği, cin ve insanlara iki cihan saadeti bahşeden, kâinat kitabının ezelî bir tercümesi olan yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerimin bu gecede ilk olarak dünya semasına indirilmesidir. Daha sonra ise ihtiyaca göre âyet âyet veya sûreler halinde vahyin mazharı Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselama Cebrail (a.s.) vasıtasıyla takdim edilmiş olmasıdır.

Yine bu mübarek gecede insanlığın ebedî refahına sebep olacak, ona bereketli bir ömrü kazandıracak bir fırsat verilmektedir. Bu geceyi dua, zikir ve ibadetle geçiren kişi, ancak seksen sene gibi uzun bir ömürde kazanabileceği ecir ve sevabı bir gecede elde etme bahtiyarlığına ermiş olacaktır.

Bu gecedeki İlâhî ziyafete ve Kur’ânî sofraya başta Kur’ân-ı Mübini Resulullah Aleyhissalâtü Vesselama vahiy yoluyla getiren Cebrail olmak üzere melekler de inerek şenlendirirler. Kalb ve basîreti açık olan mü’minlere uhrevî âlemden manzaralar sergilenir. Meleklerin pey der pey inmesiyle yeryüzü manevî bir tazyike maruz kalır. Dünya adetâ onlara dar gelmeye başlar. Mü’minlerin etrafını kuşatarak onlara Rablerinin bağış ve rahmetini müjdelerler. Tan yeri ağarıncaya kadar devam eden bu ulvi tecelli, ümmet-i Muhammed’in gönüllerine engin bir huzur ve saadet dalgası estirir.
Devamı… »

Nis
11

Yandex Reklamı – Plaza Dili

Gönderen admin

Nis
01

Bilemezdik severek ayrılacağımızı…

Gönderen kumsal

Bir gencin intihar etmeden önce dinlediği son şarkı

Mar
22

Evrenin en genç yıldızları

Gönderen erguvan
Evrenin en genç yıldızları

Evrende gözlenebilen en genç yıldızlar, Güneş Sistemi’nin yakınındaki Orion takım yıldızında bulundu.

Daha önceden varlığı bilinmeyen 15 önyıldız, Avrupa Uzay Ajansı’na ait olan ve NASA’nın da önemli katkılarda bulunduğu Herschel uzay teleskopundan elde edilen verilerin daha önce elde edilmiş diğer verilerle kıyaslanmasıyla keşfedildi.

Devamı… »

Mar
21

Yıldızların adlandırılması

Gönderen erguvan

Takımyıldız kavramının Babilliler döneminde varolduğu bilinmektedir. Eski gökyüzü gözlemcileri yıldızların belirgin düzenlerinin bir resim oluşturduğunu hayal etmiş ve bunu da kendi mitleriyle ve doğada gördükleriyle özdeşleştirmişlerdir. Tutulum (ekliptik) çemberi üzerinde yer alan on iki takımyıldız astrolojinin temelini oluşturmuştur. Belirgin olan birçok yıldıza da genelde Arapça ya da Latince isimler verilmiştir.

Takımyıldızların bazılarının ve Güneş’in kendi mitleri bulunur.Bunların ölülerin ruhu ya da tanrılar oldukları düşünülürdü. Örneğin Umacı yıldızının Gorgon Medusa’nın gözünü temsil ettiğine inanılırdı.

Eski Yunan dininde, sonradan gezegen olarak tanımlanan bazı “yıldızlar” önemli tanrıları temsil ederdi. Gezegenlerin adı da bu tanrılardan gelir: Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn. (Uranüs ve Neptün de Yunan ve Roma tanrılarıdır, ancak her ikisi de eski çağlarda düşük parlaklıkları yüzünden bilinmiyordu. Bu gezegenlerin isimleri daha sonraki gökbilimciler tarafından verilmiştir.

1600′lerde takımyıldızların isimleri gökyüzünün o bölgesindeki yıldızları adlandırmak için kullanılıyordu. Alman gökbilimci Johann Bayer’in bir dizi yıldız haritası yaratarak her takımyıldızdaki yıldızı Yunan harfleriyle tanımlamasıyla Bayer belirtmesini oluşmuştur. Daha sonraları İngiliz gökbilimci John Flamsteed’in kullandığı rakamlardan oluşan sisteme de Flamsteed belirtmesi adı verilmiştir. Yıldız katalogları çıktıktan sonra da birçok ek belirtme sistemi hazırlanmıştır.

Yıldızları ve diğer gökcisimlerini adlandırma konusunda bilimsel toplulukta tek yetkili kurum Uluslararası Astronomi Birliği’dir (“International Astronomical Union – IAU”). Bazı özel şirketler yıldızlara isim sattıklarını iddia eder ancak bunlar ne bilim topluluğu tarafından tanınır ne de kullanılır. Gökbilim ile ilgilenenler bu tip davranışları, yıldızların adlandırılma prosedürünü bilmeyen insanları hedef seçen bir tür dolandırıcılık olarak görür.

Şub
07

Kadınların en çok söylediği yalanlar

Gönderen admin

kadin_yalanTimex tarafından yaklaşık 3000 kadın arasında yapılan araştırma, kadınların yeme alışkınlıklarına dair en sıklıkla kullandıkları yalanları belirledi. Daily Telegraph’ta yayımlanan araştırmaya göre, kadınların söyledikleri diyet yalanları çoğunlukla çikolata, peynir ve alkolle ilgili.

Araştırma, kadınların yeme alışkınlıklarına dair en sıkl kullandıkları cümlenin sadece küçük bir parça yedim olduğunu ortaya koyuyor.
“Öğle yemeğinde çok yiyeceğim ki, sonraki öğünlerde az yiyeyim”, “Kendime çok nadir yemekle ilgili ödül veriyorum”, “Çocukların tabaklarında kalanlar ziyan olmasın” ve “Sadece yemeğin tadına baktım” en fazla söylenen diyet yalanlarından bazıları… Devamı… »

Şub
06

Dostoyevski’den babasına mektup…

Gönderen kumsal

Fyodor Mihayloviç Dostoyevskiy yaşamı iniş çıkışlarla geçmiş, çoğunlukla sefalet içinde geçirdiği dönemlerde dahi yazmayı bırakmamış ve günümüzde en çok okunan yazarlar arasına girmiştir. Dünyanın en meşhur mektupları arasında Dostoyevski’nin babasına yazmış olduğu mektup bu sefalet yıllarını bir kez daha gözler önüne seriyor…

Fyodor Dostoyevski’den babasına
10 Mayıs, 1838
Benim aziz ve iyi Babam,
Oğlunun senden harçlık istemesi için sana başvurmasını bir fazlalık olarak kabul edebiliyor musun? Tanrı tanığım olsun ki, bu ne kişisel ihtiyaçlarım, ne de imkânsızlıkların sonucu. Herhangi bir şekilde seni nasıl soyabilirim? Onları sıkacağını bildiğim halde, kendi et ve kanıma bana bir iyilik etmelerini rica etmenin ne kadar buruk bir tadı var. Kendi kafam ve ellerim var. Özgür ve bağımsızım. Aslında senden bir kopek bile, istememem gerekir. Kendimi acı fakirliğime gömmem gerek. Ölüm yatağımdan bana destek olmanı istemekten utanmam gerek aslında. Olaylara bakacak olursan seni ancak gelecekle teselli edebilirim. Gelecek ki artık uzaklarda değil ve zaman seni gerçekleriyle ikna edecek.
Şu anda kelimenin tam mânâsı ile beni anlaman için sana yalvarıyorum sevgili babacığım. Devamı… »