Erguvanim

BUGÜN YENİ BİR GÜN…

Tem
17

Ayder Yaylasında güzel bir gün…


Gönderen kumsal

ayder yaylası20 günlük Rize Ardeşen tatilimizin son günü yaptığımız Ayder Yaylası gezimizden bahsetmek istiyorum. Ayder hep duyduğum, resimlerini görüp hayran kaldığım yerdi. Artık asla unutamayacağım bir yer…

Rize ilimizin Çamlıhemşin ilçesi sınırları içinde 1350 m. yükseklikte yer alan Ayder Yaylası, çam ormanları ile kaplı, şelaleri, bitki örtüsü, Fırtına Deresi’nin buz gibi suyuna inat kaplıcalarıyla kendisine hayran bırakıyor.

Fırtına Deresi’ni takip ederek Ayder Yaylasına tırmanmaya başladık. Asfalt yol sayesinde yolculuğumuz kolay geçti. Şarkılara türkülere konu olan puşiyi bol bol görme şansına sahip oldum. Puşi Çamlıhemşin yöresinde kadınların başlarına bağladığı iki parçadan oluşan bir örtü. Canlı renkleriyle ve bağlanış tarzıyla dikkat çekiyor.

puşi

Gözünüzün alabildiği kadar yeşillik ve su sesi insanı büyülüyor. Her kareyi görüntülemek istiyorsunuz. Biz bir an önce yaylaya varmak istediğimiz için duraklamaları dönüşe bıraktık ve hızla bulutlara ulaşmaya çalıştık :)
kaçkar dağları

Piknik yapacağımız alana geldiğimizde kendimizi arabadan zor attık. Sessizliğin içinde kuş sesleri, su sesi büyülüyor insanı… Tırmanışa geçtiğimiz an tatlı serinliğiyle kendisini hissettiren Ayder “hoş geldiniz, bakmayın serin havama ben Ayderim, üşütürüm fakat bir o kadar da insanı mutlu ederim” diyordu sanki. Hemen piknik için gerekli düzenlemeler yapıldı semaver ve mangal için yer ayarlandı. Bu arada ben güzellikleri kaydetmeye başlamıştım :)
fırtına deresi

Semaver için su gerekince zevkle su almak için pınar yolculuğuna çıktık. En zor işi biz hallettik anlayacağınız :P

Karnımızı doyurduk ve keşfe çıktık. Çam ağaçları içinde kendimizi kaybederek yürüdük yürüdük… Tipi sayesinde parçalanan ağaçları gördük kısa sürede tekrar canlanacağını öğrenince sevindik. Burada her şey hormonlu (doğal hormon :) ) şu yapraklara şu ağaçlara bakın hak vereceksiniz.
rize ayder yaylası

Çok eğlenceli semaver ve mangal partisinden sonra üzerimize yağan çiğ tanelerinin ve kendini göstermeye başlayan sisin içinde dönüş yoluna koyulduk. Dönüşümüz çıkışımız gibi hızlı olmadı. Cemal Başkanımızın rehberliğiyle yöreyi tanıma fırsatı bulduk.

Fırtına Deresi yüksek debisi ile rafting sporlarına ev sahipliği yapıyormuş. Hatta Temmuz ayının 17-18-19’unda 2. Fırtına Rafting Şenliği yapılacakmış. 18 yaşından büyük ve yüzme bilen herkes profesyonel sporcular eşliğinde iki gün boyunca ücretsiz rafting yapabilecekler. Şenliğin son gününde ise profesyonel rafting takımları arasında bir yarışma düzenlenecekmiş. Tatilimi biraz daha uzatma imkanı olsaydı kaçırmak istemediğim bir etkinlik olurdu :S
rize ayder yaylası

Bir başka doğa sporu olan heliksi (helikopter kayağı) Türkiye’de ilk kez burada yapılmış. Dünyada sınırlı bölgelerde yapılan, 2005 yılından bu yana da Ayder’de yapılan heliksi, sporcuların helikopterle dağlarının zirvesine çıkıp oradan atlayıp kaydıkları bir spor türü. Temmuz ayında bile eteklerinde kar bulunan Kaçkar Dağları ocak–mart ayları arasında bu kış sporu için son derece uygun.
rize ayder yaylası

Rize denince akla ilk gelen çay sanırım. En azından benim için öyleydi. Fakat öğrendim ki çay 1950’li yıllardan sonra yaygınlaşmış. Eski geçim kaynakları arıcılıkmış. Fıçıyı andıran arı kovanlarının önüne kraliçe arıyı çekmesi için bir şerbet sürülüp çam dalları arasına yerleştiriliyor ve diğer arılarında yerleşmesi bekleniyor. Bu doğal ortamda kır çiçekleri ve çamlar arasında oluşan balın lezzetini varın siz düşünün…
rize ayder yaylası

Ağaçların arasına serpiştirilmiş evler, tipiden korunmak için düz çatılı yapılmış yayla evleri ve evlerin yanında bulunan serenderler(nayla) dikkat çeken bir başka özellik. İlk bakışta çocuklar için yapılmış çocuk evlerini andıran serenderler bir nevi dolap. Farelerin tırmanmasını engellemek için uzun, pürüzsüz ayaklar üzerine oturtulmuş içine seyyar merdivenlerle girilen serenderler kışlık erzakları, kuru yiyecekleri bozulmadan depolamak için kullanılırmış.
serender

Fırtına Deresi’nin hırçın, coşkun sularından zarar görmeden karşıya geçmek için iki çeşit köprüler kurulmuş. Bunlar savaş zamanında Rusların yaptığı taş kemer köprüler ve yöre halkının kurduğu asma köprüler. Daha önce taş köprüden karşıya geçmiştim fakat asma köprü çok farklı. Hafif sallantılar arasında çürümeye yüz tutmuş tahtalar üzerinde yürümek insanı ürkütüyor.
fırtına deresi taş kemer köprü

fırtına deresi asma köprü

Bu gördüğünüz devasa kaya ise dünyada en büyük tek parça kaya olma özelliği taşıyor. Aslında bu kaya göründüğünün iki katıymış önceki senelerde düşen bir yıldırım kayayı ikiye bölmüş.
dünyanın en büyük kayası

Ayder Yaylasına çıkıp mıhlama yememek olmaz değil mi? Biz de tok olmamıza rağmen bu lezzeti kaçırmamak için yedik. Mıhlama; tereyağı, mısır unu, özel peyniri ile yapılan ve özel bakır tavası ile servis yapılan eşiz bir lezzet. Bir uyarı: bu lezzet karşısında kendinizi kaybedip tavayı çıplak elle tutmaya çalışmayın :S
mıhlama

İnsan bu güzelliklerin zamanla kaybolmasından endişe duyuyor. Yetkililer de bunu düşünmüş olacak ki sit alanı ilan edilmiş. Mesela bir çakalla karşılaştınız ve kendinizi korumak için hayvanı öldürdünüz siz suçlusunuz. Katı kurallar olmasına rağmen gerekli olduğu kesin. Kendi arazinize ev yapmak için bile yine benzer katılıkta kurallar yer alıyormuş. Umarım bu katı kurallar gecekondulaşmayı beraberinde getirmez…

Alabalık çiftlikleri, şehitliği, silah fabrikası, kaplıcaları, köprüleri, kelimelerle ifade edilemeyen doğal güzellikleri ile Ayder gezimiz yorgun fakat mutlu olarak sona erdi. Bir gün yolunuz Rize’ye düşerse veya vaktiniz olduğunda mutlaka ama mutlaka gidip görmenizi tavsiye ediyorum.

Öncelikle 20 gün bizi evlerinde misafir eden çılgın ve sevimli Seyidoğlu ailesine, Ayder gezimizde bize eşlik ve rehberlik eden Cemal Başkan ve ailesine sonsuz teşekkürler…


  1. tanura demiş ki,

    ayder tanıtımınız çok güzel olmuş.bir karadenizli olarak çok mutlu oldum.seydioğlu ailesi olarak sizi agırlamaktanda çok memnun kaldık :) çıkın çıkın gelin anacım……………….

  2. kırçicegi demiş ki,

    ayderi hep görürdük ama böyle fotograflamanız ve anlatmanız çok güzel olmuş.ve sitenizde yer vermenizede sevindim.umarım memleketimizin tanıtımı içinde faydalı olur.sizin gibi dogayı ve insanı seven dostları aramızda görmek bizleri hep mutlu eder.

  3. fs26 demiş ki,

    bizi de davet eden olsa da bide biz görsek..fotoğraflara bakılırsa mükemmel bir yer..teşekkürler kumsal

  4. kumsal demiş ki,

    bu güzel fırsatı bize verdiğiniz için biz teşekkür ederiz çılgın ve sevimli aile :)
    her fırsatta çıkıp çıkıp geleceğimizden emin olabilirsiniz ;)

  5. Rize Ayder Yaylası - Blog Taşdelen demiş ki,

    [...] Yaylası ile çok güzel bir yazı okumak için lütfen buraya [...]

  6. Nazmi Çavdar demiş ki,

    Gerçekten tebrik edilesi bir gezi yazısı olmuş.

    Memleketimizin en güzel köşelerinden birinin usta işi bir kalemden çıktığı her halinden belli olan yazı ve mükemmel açılardan çekilmiş güzel fotoğraflarla anlatılması karşısında söylenecek tek bir kelime kalıyor: Bravo…

    Bu arada memleketimizin her köşesi hakkında izlenimlerinizi bekliyor olacağız…

    Tekrar tebrikler ve teşekkürler…

  7. kumsal demiş ki,

    @ Nazmi Çavdar
    Güzel yorumlarınız için teşekkür ederim.
    Ayder Yaylasının güzelliklerini biraz da olsa yansıtmak istedim. Emin olun ki hissettiklerim daha fazla. Ülkemizin her köşesi gezilmeye görülmeye değer. Ayder Yaylasında ise Fırtına Deresinin hırçınlığına karşın çiçeklerin, ağaçların, kuş seslerinin yumuşaklığı insanı büyülüyor…

  8. yakamoz demiş ki,

    kumsal cığım önce güzel ülkemizin güzel yerlerinden birini gezdiğin için seni kıskandım :) ve bunu yazmadanda edemedim.
    Ama önemli olan güzel deyip geçmemek…Ülkemizin ve bize verdiği güzelliklerin kıymetini bilmek…
    Bir zamanlar bende Rize deki ZİRAAT ÇAY BAHÇESİ nde çay içmiştim.Oraları aynı kalmış gördüm…..

    Gezdiğin yerleri hep böyle yaz emi:)

  9. yakamoz demiş ki,

    haaa bu arada bütün TÜRKİYE yi gez emi;)

Yorum Ekle