22
Besinlerdeki katkı maddeleri
Gönderen kumsal
Besinledeki katkı maddeleri gerçekten yaşamımız içine girmiş ve ne olduğu tam olarak bilinemeyen kimyasallar olarak karşımıza çıkmıştır.
Bir çok tüketicide de haklı olarak sülfit gibi katkı maddelerinin zararlı olduğu konusunda görüş hakim.
Besin değerlerinin korunması ve arttırılması, mikrobiyolojik bulaşmanın önlenmesi, uzun süreli saklama, güvenli taşıma amacıyla kullanılan katkı maddelerinin yararı ve zararı konusunda yeterli bilgi tüketicilere ulaşmamış durumda.
Diğer bir açıdan bakılınca tüketicinin katkı maddeleri hakkında bilgi alabileceği, danışabileceği bilgi kaynakları sınırlı ya da hiç yok.
Üstelik katkı maddelerinin adları sempatik ya da kulağa hoş gelen kelimelerden oluşmuyor. Uzun ve okunuşları zor.
Katkı maddesi nedir?
Tüketime sunulan veya sunulacak olan gıdaların görünüm ve lezzetlerini tüketicinin arzu ettiği duruma getirmek, bozulmalarını önleyerek, gıdaların raf ömrünü uzatmak amacıyla gıdalara tüketime sunulmadan önce bilinçli ve amaçlı olarak ilave edilen maddelere GIDA KATKI MADDELERİ denmektedir .
Besinlerin içinde ulunan maddeler dışında değişik kimyasal maddeler ve bu kimyasal maddelerin karışımından oluşan katkı maddeleri besinlere değişik süreçlerde ekleniyor, örneğin üretim, işleme, paketleme ve depolama gibi.
Kullanılan katkı maddelerinin miktarı ve cinsi sağlık kuruluşları tarafından onaylanması gerekiyor. Bu konuda Amerika’da bulunan FDA (Food and Drug Administation) çok güçlü ve önemli bir yapı.
FDA bilgilerine göre Amerika’da yılda önemli oranda katkı maddesi kullanılıyor ve bu maddelerin %98′I şeker, tatlandırıcı, tuz,sitrik asit, biber, sebze renkleri, hardal, bira mayası ve soda’dan oluşuyor. Onay almış katkı maddelerinin sayısı ise 2.800 adet’ten fazla..
Gıda Katkı Maddelerinin insan sağlığı üzerinde etkileri
Besinlerde kullanılan GKM nin beslenme kalitesini sağlaması, kalite ve dayanıklılığı gerçekleştirerek artık oranında bir azalma sağlaması, işlenmeye yardımcı olması aranan özelliklerdir. Bir GKM işleme ve üretim hatalarını gizlememeli, tüketiciyi aldatmamalı ve bir besinin besleyici değerini düşürmemelidir .
Bazı GKM ne duyarlı olan insanlar reaksiyon verebilirler. Avrupa da nüfusun %0.03-0.10 unun GKM ne karşı duyarlı olabileceği saptanmıştır. Renklendiricilerden bazıları astım, deri döküntüleri, hiperaktivite ve migrene yol açabilirler. İzin verilen renklendiriciler ülkeden ülkeye değişebilir. Örneğin; Norveç ve İsveç besinlerdeki tüm yapay renklendiricilerin kullanımını yasaklamıştır .
Aroma arttırıcı maddelerden bazıları baş dönmesi, çarpıntı yapabilir. Gut hastalığı olanlarla pürinden fakir diyet alması gerekenler bu GKM ni almamalıdır. Koruyucu maddeler, besinleri bakteri, küf, maya bozulmalarından korumak, raf ömrünü uzatmak, doğal renk ve aromayı korumak amacı ile kullanılırlar. Bu maddelerden en çok sucuk, salam, sosis ve pastırma gibi et ürünlerine konan nitrat ve nitrit tartışılmaktadır. Bunlar parlak, kırmızı pembe rengin sağlanması yanında, tuz ile birlikte Clostridium botulinum un çoğalmasını ve toksin oluşturmasını önlemektedir. Nitrat ve nitrit kanserojen nitrozo bileşiklerinin oluşumuna aracılık etmektedirler. Nitratın ADI değeri 0 – 5 mg/kg, nitritin ADI değeri ise 0 – 0.2 mg/kg olarak belirlenmiştir. Günlük aldığımız nitrat ve nitritin % 80 i su, sebze ve diğer doğal besinlerden, % 20 si ise GKM nden gelmektedir .
Niye katkı maddesi kullanılıyor?
Katkı maddelerini ikiye ayırmak gerekiyor. Bunlardan besinsel katkılar yiyeceklerin besin ve vitamin değerini arttırıyor. Kozmetik katkılar ise daha çok besinin görünüşünü, rengini ve tadını değiştirmek amacıyla kulanılıyor.
Katkıları yapay-sentetik ve doğal olarak ikiye ayırmak mümkün.
Koruyucu katkılara besinlerin uzun süre taze kalması ve besin kalitesinin düşmemesi için başvuruluyor.
Besinlerin üretimi, işlenmesi, depolanması ve taşınması sırasında gerekli olan katkı maddeleri ile de karşılaşıyoruz.
Tüketici basinlerde hangi katkı maddelerinin ne kadar kullanıldığını ve olumsuz sağlık tehlikelerini bilmek zorundadır.
Tüm besinlerin içindeki katkı maddeleri besinlerin üzerinde bulunan etiketlerde açık olarak yazılmalı ve aşırı kullanım, ters etkiler hakkında tüketici aydınlatılmalıdır. Olumsuz etkiler görüldüğünde yetkili sağlık ve denetim servislerine başvurulmalıdır. Amerika’da bu konuda FDA’ya 6.000 şikayetin ulaştığı bildiriliyor.



güsel bi site fakat daha ayrıntılı olabilirdi.mesela insan sağlığına etkileri de olsaydı güzel olurdu. başarılar
merve sana katılmıyorum çünkü çok güzel bir site.sizi seviyorum
güzel bi site
çok güzel ama merveninde dediği gibi benim sorunum o insan sağlığına etkileri yok kötü bi siteeeeeeeeeee
merveye katılıyorum ama sitenin daha güzel olması için gerekli olan diğer bilgilerde konulmalı
ewt bnde merveye katılıorum acaba insan saglıgına etkılerını hangı sıtede bulabılırız??
bennde merveye katılıyorum.istediğim bilgiye ulaşamadım
Site çok güzel fakat insan sağlığına etkileri de olabilirdi…Amerikayı değil de Türkiye’yi örnek verebilirdi…Yine de tsk.ed.
:):)
Gıda Katkı Maddelerinin insan sağlığı üzerinde etkileri eklenmiştir…
süper bi site çok işime yaradı tşkler…
bu sitenizi cok beğendim insallah daha güzelini yaparsınız
tamam site süper katkı maddelerinide öğrendim ama benim ödevim bunun için değil katkı maddelerin sağlığımız üzerinde etkisi nedir? bunu arıyorum ben bunun evabını koysaydınız sizin sayenizde ödevim süper olucaktı ama eksikk
Besinlerde kullanılan GKM nin beslenme kalitesini sağlaması, kalite ve dayanıklılığı gerçekleştirerek artık oranında bir azalma sağlaması, işlenmeye yardımcı olması aranan özelliklerdir. Bir GKM işleme ve üretim hatalarını gizlememeli, tüketiciyi aldatmamalı ve bir besinin besleyici değerini düşürmemelidir .
Bazı GKM ne duyarlı olan insanlar reaksiyon verebilirler. Avrupa da nüfusun %0.03-0.10 unun GKM ne karşı duyarlı olabileceği saptanmıştır. Renklendiricilerden bazıları astım, deri döküntüleri, hiperaktivite ve migrene yol açabilirler. İzin verilen renklendiriciler ülkeden ülkeye değişebilir. Örneğin; Norveç ve İsveç besinlerdeki tüm yapay renklendiricilerin kullanımını yasaklamıştır .
Aroma arttırıcı maddelerden bazıları baş dönmesi, çarpıntı yapabilir. Gut hastalığı olanlarla pürinden fakir diyet alması gerekenler bu GKM ni almamalıdır. Koruyucu maddeler, besinleri bakteri, küf, maya bozulmalarından korumak, raf ömrünü uzatmak, doğal renk ve aromayı korumak amacı ile kullanılırlar. Bu maddelerden en çok sucuk, salam, sosis ve pastırma gibi et ürünlerine konan nitrat ve nitrit tartışılmaktadır. Bunlar parlak, kırmızı pembe rengin sağlanması yanında, tuz ile birlikte Clostridium botulinum un çoğalmasını ve toksin oluşturmasını önlemektedir. Nitrat ve nitrit kanserojen nitrozo bileşiklerinin oluşumuna aracılık etmektedirler. Nitratın ADI değeri 0 – 5 mg/kg, nitritin ADI değeri ise 0 – 0.2 mg/kg olarak belirlenmiştir. Günlük aldığımız nitrat ve nitritin % 80 i su, sebze ve diğer doğal besinlerden, % 20 si ise GKM nden gelmektedir
bu çok az ve 5, sınıflara görede uygun değil lütfen 5, sınıfa göre yaparmısınn
güzel bir site bu siteden yararlandm çok saoln
o güzell ama i.s.olmalıydı yinede tşk
bn buse ye katılıyorum çok gzl bi site bnce
ben kimseye katılmıyorum iyi bir site ama en önemlisi işime yaradı o bana yeter…. arkadaşlar……………… fen ödevimi lazımdıda bye…bye…………………………………………………………(katılan varmı)
guzel bır site ama katki maddelerininbesinlere katilma orani olsaydi daha ıyı olurdü
guzel bır site ama katki maddelerininbesinlere katilma orani olsaydi daha ıyı olurdü ama guzel
Silajlık mısır, bol su kapsamı ve tatlı lezzeti nedeniyle özellikle sığırlar tarafından istekle yenir. Besi hayvanlarına kilo aldırırken süt hayvanlarının süt miktarını ve kalitesini yükseltir. Silajlık mısırın yem değeri biçim zamanına göre değişir. Yem üretimi amacıyla tarımı yapılan mısırlar “atdişi ve sert mısır” çeşitleridir.
EKİM NÖBETİ
Mısır bir çok bitki ile ekim nöbetine girebilir. en çok tahıllar baklagiller ve pamukla nöbetleşe ekimi uygundur.
TOPRAK İSTEĞİ: Mısır tarımına en uygun toprak besin maddelerince zengin, drenajlı, derin ve tınlı, tınlı killi topraklardır. Ana ürün olarak mısır ekilecek tarla sonbaharda derince sürüldükten sonra ilkbaharda diskaro veya tırmık çekilerek iyice ufalanmalıdır.
İkinci ürün olarak ekim yapılacak alanlarda toprak nemli ise doğrudan yoksa sulandıktan sonra pullukla sürülmelidir. Daha sonra diskaro veya tırmık ile ekim yatağı hazırlanır. Mevsimin sıcak dönemi olduğundan toprak suyunun muhafazası gereklidir. tarlada anız varsa temizlenmelidir. Anızlar hem toprak işlemeyi zorlaştırır hem de toprak rutubetinin korunmasını önler.
Tuzluluğun fazla olduğu topraklarda iyi gelişme göstermez. Taban suyu seviyesi fazla yüksek olmamalıdır.
TOHUM MİKTARI VE EKİM:
Hasat makine ile yapılacağından ekimin de mibzerle yapılması zorunludur. Mibzerle ekimde dekara 3-4 kg tohum atılır. Erken ekimlerde daha fazla tohum atılır. Bunun nedeni, soğuklar dolayısı ile fide ölüm oranının artmasıdır.
SULAMA
Sulama miktarı toprağın bünyesine göre değişmekle birlikte normal koşullarda ana üründe 3 defa sulama yapmak yeterlidir. 1. sulama Haziran ayı sonunda, 2. sulama üç hafta sonra ve 3. sulama tepe püskülü çıkarırken yapılmalıdır.
Insanlar ugrasmis site yapmis bedavadan bilgi sahibi oluyorsunuz ve hala sikayet ediyorsunuz.Sitede verilen bilgiyi yeterli gormuyorsaniz google’i aratabilirsiniz.Bunu yapmak yerine bla bla yapmak hosunuza gidiyor biliuyorum ama YAPMAYIN
çok güzelbir site daha ayrıntılı olabilirdi mesala insan ağlığına zararları ve yararları oLabiLirdi ama ginede güzel site…
kullanmyn şıu katkı maddeli yiyecekleri:)
Yorum Ekle