<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Erguvanim &#187; Eğitim</title>
	<atom:link href="http://www.erguvanim.net/blog/category/egitim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erguvanim.net/blog</link>
	<description>BUGÜN YENİ BİR GÜN...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 23:00:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Halk Eğitim Merkezinde öğretmenlik yapma</title>
		<link>http://www.erguvanim.net/blog/halk-egitim-merkezinde-ogretmenlik-yapma/</link>
		<comments>http://www.erguvanim.net/blog/halk-egitim-merkezinde-ogretmenlik-yapma/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Jan 2012 17:19:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumsal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gerekli bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[halk eğitim merkezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erguvanim.net/blog/?p=1235</guid>
		<description><![CDATA[Halk Eğitimde Öğretmenlik başvuruları 1 Ağustos-30 Ağustos tarihleri arasında yapılmaktadır. Başvuru yapıldıktan sonra Eylül ayı içerisinde aday öğretmenler seminere alınmakta seminer sonunda sınav yapılmakta aldıkları puanlara göre ve buna eklenen diğer mesleki deneyim, uzmanlık, kıdem, eğitim vb. her türlü becerileri verilen belgelere göre puanlanmakta ve puan sırasına göre isimler ve puanları; işlem önceliğine göre düzenlenmekte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http://www.erguvanim.net/blog/halk-egitim-merkezinde-ogretmenlik-yapma/&amp;layout=standard&amp;show_faces=1&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;font=" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:30px"></iframe><p>Halk Eğitimde Öğretmenlik başvuruları 1 Ağustos-30 Ağustos tarihleri arasında yapılmaktadır. Başvuru yapıldıktan sonra Eylül ayı içerisinde aday öğretmenler seminere alınmakta seminer sonunda sınav yapılmakta aldıkları puanlara göre ve buna eklenen diğer mesleki deneyim, uzmanlık, kıdem, eğitim  vb. her türlü becerileri verilen belgelere göre puanlanmakta ve puan sırasına göre isimler ve puanları; işlem önceliğine göre  düzenlenmekte ve en üst puandan başlayarak Halk Eğitimde görev verilmektedir.</p>
<p>Değerlendirme Şu Önceliğe Göre Yapılmaktadır:</p>
<p>1- Kadrolu Öğretmenler ( Halk Eğitimde Çalışan)</p>
<p>2. Milli Eğitimde Çalışan Diğer Öğretmenler.</p>
<p>3. Ücretli ve Emekli Öğretmenler</p>
<p>4. Uzman Öğreticiler<br />
<span id="more-1235"></span><br />
5. Meslek Yüksek Okulu Çıkışlı Branş Usta Öğreticiler.</p>
<p>6. Meslek Lisesi Branş Mezunu Usta Öğreticiler.</p>
<p>7. Lise Mezunu Olup 1200 Saatlik Branş Belgesine Sahip olanlar.</p>
<p>Görevlendirmeleri yukarıdaki sıraya göre yapılmaktadır.</p>
<p>Usta Öğreticilerden İstenen Belgeler:</p>
<p>1. Nüfus Fotokopisi</p>
<p>2. İkametgah Belgesi</p>
<p>3. Öğrenim Belgesi ( Diploma)</p>
<p>4. Branş Belgesi ( Öğrenim Belgesi Dışında )</p>
<p>5. Sağlık Raporu ( Sağlık Ocağından)</p>
<p>6. Savcılık Belgesi ( Son 6 Ay İçerisinde Alınmış Olacak)</p>
<p>7. Görev İstek Dilekçesi.</p>
<p>8. İki Adet Resim (Vesikalık)</p>
<p>9. 8 cm Klasör</p>
<p>10. 20 Adet poşet Dosya</p>
<p>11. 10 Adet Yarım Kapak Karton Dosya</p>
<p>12. Öz Geçmiş</p>
<p>13. Baranşında almış olduğu hizmet içi belgeleri.</p>
<p>14. Daha önce çalışmış olduğu işler ile ilgili belgeler.</p>
<p>15. Varsa Sigorta Kartı Fotokopisi.</p>
<p>16. Seminer Sonrası Yapılacak Sınav Notu.</p>
<p><a title="halk eğitim merkezleri" href="http://www.erguvanim.net/blog/halk-egitim-merkezleri-ve-iletisim-bilgileri/">Halk eğitim merkezleri adresler</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erguvanim.net/blog/halk-egitim-merkezinde-ogretmenlik-yapma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>92</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Farsça öğreniyoruz</title>
		<link>http://www.erguvanim.net/blog/farsca-ogreniyoruz/</link>
		<comments>http://www.erguvanim.net/blog/farsca-ogreniyoruz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 08:30:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tufiyy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[dilciler]]></category>
		<category><![CDATA[kurs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erguvanim.net/blog/?p=2718</guid>
		<description><![CDATA[به نام خدای بخشنده مهربان Farsça ve Fars Edebiyatı, edebiyatımızda yüz yıllar boyunca derin tesirlerde bulunmuştur. Arapça ilim, Farsça edebiyat dili olarak kültürümüzde esaslı yer tutmuş, klasik öğretimde kendilerine büyük önem verilmiştir. Farsçanın edebiyat dili sayılması yüzünden, bir çok Türk şâiri farsça eserler vermiş, divanlar meydana getirmiştir. Türkçe mesnevilerde ve bâzı tarih kitaplarında bölüm başlıklarının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http://www.erguvanim.net/blog/farsca-ogreniyoruz/&amp;layout=standard&amp;show_faces=1&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;font=" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:30px"></iframe><p>به نام خدای بخشنده مهربان</p>
<p>Farsça ve Fars Edebiyatı, edebiyatımızda yüz yıllar boyunca derin tesirlerde bulunmuştur. Arapça ilim, Farsça edebiyat dili olarak kültürümüzde esaslı yer tutmuş, klasik öğretimde kendilerine büyük önem verilmiştir. Farsçanın edebiyat dili sayılması yüzünden, bir çok Türk şâiri farsça eserler vermiş, divanlar meydana getirmiştir. Türkçe mesnevilerde ve bâzı tarih kitaplarında bölüm başlıklarının farsça ibârelerle gösterilmesi, âdet haline gelmiştir.</p>
<p>Farsça’da Arapça kelimelerin pek çok kullanılması, kelime hazinesi bakımından Osmanlıca ile arada bir yakınlık doğurmuş ve Türklerin Farsçayı öğrenmesini kolaylaştırmıştır. Fars dili gramerinin bir hayli sade ve teferrüatsız oluşu, fazla geniş ve etraflı olmayışı, çok sayıda kurallar taşımaması, öğrenme imkânlarını daha da arttırmıştır.<span id="more-2718"></span></p>
<p>Farsça, bugün İran’ın yazı ve konuşma dilidir. İsmini merkezi Şirâz şehri olan Fars eyâletinin adından almıştır. Eskiden buna Derî ( Saray dili, sarayda kullanılan dil) adı veriliyordu. Farsça, Hind-Avrupa dillerinin Hind-İran grubunda yer alan İran dillerinden biridir. Eski Farsça, Orta Farsça (Pehlevî), Yeni Farsça (Derî) olmak üzere üç devre geçirmiştir. Fars dili için umumiyetle Fârisî ve son zamanlarda yanlış olarak Acemce kelimeleri kullanılmıştır.(*)</p>
<p>farsça öğrenmek isteyen yurdum insanı ülkede pek yaygın bir kurs ortamıyla karşılaşamıyor.fakat yine de bunu sürdürmeye çalışan ve eğitim öğretim anlamında ayakta tutmaya çabalayan insanlara aynı zamanda onların kurslarına ulaşabileceğiniz bir <a href="http://www.irankulturevi.com/turkce/egitim/program.htm">link</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erguvanim.net/blog/farsca-ogreniyoruz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Takdir ve Teşekkür Belgesi Hesaplama Formu</title>
		<link>http://www.erguvanim.net/blog/takdir-ve-tesekkur-belgesi-hesaplama-formu/</link>
		<comments>http://www.erguvanim.net/blog/takdir-ve-tesekkur-belgesi-hesaplama-formu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Jan 2012 08:00:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erguvanim.net/blog/?p=6867</guid>
		<description><![CDATA[Takdir veya Teşekkür Belgesi almak için; Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;nın sitesinde bir hesaplama formu mevcut. Forma ulaşmak için tıklayınız. Türkçe Dersi en az 55 puan ve üstü olmalı Diğer dersler de en az 45 puan olmalıdır. Örnek Giriş: 76,98]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http://www.erguvanim.net/blog/takdir-ve-tesekkur-belgesi-hesaplama-formu/&amp;layout=standard&amp;show_faces=1&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;font=" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:30px"></iframe><p>Takdir veya Teşekkür Belgesi almak için; Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;nın sitesinde bir hesaplama formu mevcut. Forma ulaşmak için <a href="http://okulweb.meb.gov.tr/42/16/813614/tthf.htm" target="_blank">tıklayınız</a>.</p>
<p>Türkçe Dersi en az 55 puan ve üstü olmalı<br />
Diğer dersler de en az 45 puan olmalıdır.</p>
<p>Örnek Giriş: 76,98</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erguvanim.net/blog/takdir-ve-tesekkur-belgesi-hesaplama-formu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>62</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>e-karne, e-okul</title>
		<link>http://www.erguvanim.net/blog/e-karneler-cuma-gunu/</link>
		<comments>http://www.erguvanim.net/blog/e-karneler-cuma-gunu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 22:05:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumsal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[MEB]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erguvanim.net/blog/e-karneler-cuma-gunu/</guid>
		<description><![CDATA[Karne notlarını öğrenmek &#8216;e-karne&#8217; için, öğrenci okul numarası ve TC Kimlik nosu ile buradan veli bilgilendirme linkine giriş yapın. Takdir ve Teşekkür Belgesi Hesaplama Formu için buraya tıklayın.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http://www.erguvanim.net/blog/e-karneler-cuma-gunu/&amp;layout=standard&amp;show_faces=1&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;font=" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:30px"></iframe><p><strong>Karne notlarını öğrenmek &#8216;e-karne&#8217; için, öğrenci okul numarası ve TC Kimlik nosu ile <a href="http://e-okul.meb.gov.tr/Ilkogretim/Veli/iov00001.aspx">buradan</a> </strong><strong><em>veli bilgilendirme</em> linkine <a href="http://e-okul.meb.gov.tr/Ilkogretim/Veli/iov00001.aspx">giriş</a> yapın.</strong></p>
<p>Takdir ve Teşekkür Belgesi Hesaplama Formu için <a href="http://www.erguvanim.net/blog/takdir-ve-tesekkur-belgesi-hesaplama-formu/">buraya</a> tıklayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erguvanim.net/blog/e-karneler-cuma-gunu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>928</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Açık Öğretim Lisesi sınav tarihleri</title>
		<link>http://www.erguvanim.net/blog/acik-ogretim-lisesi-sinav-tarihleri/</link>
		<comments>http://www.erguvanim.net/blog/acik-ogretim-lisesi-sinav-tarihleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Jan 2012 16:04:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumsal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[açık lise]]></category>
		<category><![CDATA[AÖF]]></category>
		<category><![CDATA[sınavlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erguvanim.net/blog/?p=2298</guid>
		<description><![CDATA[I. dönem sınava giriş yerleri 6 Ocak 2012&#8242;de internette yayınlanmaya başlayacak.  Buraya tıklayarak yerleri öğrenebilirsiniz.  Öğrenci numaranız ve şifrenizi yazarak &#8216;giriş&#8217;e tıklayın. Açık Öğretim Lisesi 2011-12 Eğitim Öğretim Yılı I. Dönem sonu sınavları 21-22 Ocak 2012 tarihlerinde yapılacak.  Sonuçlar ise 17 Şubat 2012&#8242;den itibaren internette yayınlanmaya başlayacak. II. dönem sınava giriş yerleri 20 Nisan 2012&#8242;de internetten yayınlanmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http://www.erguvanim.net/blog/acik-ogretim-lisesi-sinav-tarihleri/&amp;layout=standard&amp;show_faces=1&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;font=" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:30px"></iframe><p>I. dönem sınava giriş yerleri 6 Ocak 2012&#8242;de internette yayınlanmaya başlayacak.  <a title="açık lise sınav yeri" href="http://www.aol.meb.gov.tr/aolweb/ogrenci_giris.aspx" target="_blank"><strong>Buraya</strong></a> tıklayarak yerleri öğrenebilirsiniz.  Öğrenci numaranız ve şifrenizi yazarak &#8216;giriş&#8217;e tıklayın.</p>
<p>Açık Öğretim Lisesi 2011-12 Eğitim Öğretim Yılı <strong>I. Dönem sonu sınavları</strong> 21<strong>-22 Ocak 2012</strong> tarihlerinde yapılacak.  Sonuçlar ise 17 Şubat 2012&#8242;den itibaren internette yayınlanmaya başlayacak.</p>
<p>II. dönem sınava giriş yerleri 20 Nisan 2012&#8242;de internetten yayınlanmaya başlayacak.</p>
<p>2011 &#8211; 2012 Eğitim Öğretim Yılı <strong>II. Dönem sonu sınavları ise 12-13 Mayıs 2012</strong> tarihlerinde yapılacak. Sonuçlar ise 08 Haziran 2012&#8242;den itibaren yayınlanmaya başlayacak.</p>
<p><span id="more-2298"></span>III. dönem sınava giriş yerleri 09 Temmuz 2012&#8242;de internetten yayınlanmaya başlayacak.</p>
<p>2011 &#8211; 2012 Eğitim Öğretim Yılı <strong>III. Dönem sonu sınavları ise 28-29 Temmuz 2012 </strong>tarihlerinde yapılacak.</p>
<p>Sonuçlar ise 08 Ağustos 2012 tarihinden itibaren yayınlanmaya başlayacak.</p>
<p><strong>Sınav sonuçlarını <a title="TIKLA" href="http://www.aol.meb.gov.tr/aolweb/ogrenci_giris.aspx" target="_blank">buradan</a> öğrenebilirsiniz.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erguvanim.net/blog/acik-ogretim-lisesi-sinav-tarihleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1772</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mustafa Kemal Atatürk</title>
		<link>http://www.erguvanim.net/blog/mustafa-kemal-ataturk/</link>
		<comments>http://www.erguvanim.net/blog/mustafa-kemal-ataturk/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2012 13:43:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumsal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Ödev]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erguvanim.net/blog/mustafa-kemal-ataturk/</guid>
		<description><![CDATA[10 Kasım Atatürk Haftası Ülkemizin kurtarıcısı, devletimizin kurucusu Atatürk, 10 Kasım 1938 günü saat dokuzu beş geçe öldü. O tarihten bu yana 10 Kasım&#8217;la başlayan hafta, yurdumuzda Atatürk Haftası olarak değerlendirilir. Bu hafta içinde; Atatürk&#8217;ün yaşamı, yurtseverliği, inkılap ve ilkeleri anlatılır. Ata&#8217;nın daha iyi tanıtılması amacıyla açık oturumlar düzenlenir. Radyo ve televizyonda, Atatürk&#8217;ün konuşmaları kendi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http://www.erguvanim.net/blog/mustafa-kemal-ataturk/&amp;layout=standard&amp;show_faces=1&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;font=" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:30px"></iframe><p><img src="http://img145.imageshack.us/img145/1222/atamimzaci0.jpg" alt="" align="left" />10 Kasım Atatürk Haftası<br />
Ülkemizin kurtarıcısı, devletimizin kurucusu Atatürk, 10 Kasım 1938 günü saat dokuzu beş geçe öldü.<br />
O tarihten bu yana 10 Kasım&#8217;la başlayan hafta, yurdumuzda Atatürk Haftası olarak değerlendirilir. Bu hafta içinde; Atatürk&#8217;ün yaşamı, yurtseverliği, inkılap ve ilkeleri anlatılır. Ata&#8217;nın daha iyi tanıtılması amacıyla açık oturumlar düzenlenir. Radyo ve televizyonda, Atatürk&#8217;ün konuşmaları kendi sesinden dinletilir. Atatürk&#8217;le ilgili filmler gösterilir.<br />
10 Kasım günü Atatürk, tüm yurtta törenlerle anılır. Ölüm anı olan saat dokuzu beş geçe &#8220;ti&#8221; sesi ile saygı duruşuna geçilir. Kara ve deniz taşıtları oldukları yerde durarak düdüklerini çalarlar. Düzenlenen anma törenlerinde Ata&#8217;nın yaşam öyküsü, Atatürk inkılap ve ilkeleri anlatılır, seçilmiş Atatürk şiirleri okunur.<br />
Selanik&#8217;te Ahmet Subaşı Mahallesinin Islahane Caddesinde iki katlı pembe boyalı bir ev vardı. Bu evde Ali Rıza Efendi ile Zübeyde Hanım otururdu. 1881 yılında bir oğulları oldu. Adını Mustafa koydular. Mustafa sarı saçlı, mavi gözlü bir çocuktu.</p>
<p><strong>Atatürk 10 Kasım belgeseli</strong><br />
<span id="more-881"></span><br />
<object width="400" height="334" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://video.mynet.com/kulak_tuning64/ataturk-10-kasim-belgeseli-forumuz-net/748883.swf" /><param name="wmode" value="transparent" /><embed width="400" height="334" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.mynet.com/kulak_tuning64/ataturk-10-kasim-belgeseli-forumuz-net/748883.swf" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" /></object></p>
<p><a title="atatürk - 10 kasım belgeseli (forumuz.net)" href="http://video.mynet.com/kulak_tuning64/ataturk-10-kasim-belgeseli-forumuz-net/748883/" target="_blank">atatürk &#8211; 10 kasım belgeseli (forumuz.net)</a> | <a title="http://video.mynet.com" href="http://video.mynet.com" target="_blank">video.mynet.com</a></p>
<p>ATATÜRK&#8217;ÜN HAYATI</p>
<p>Bütün çocuklar gibi Mustafa&#8217;nın çocukluğu da mahallede komşu çocukları ile güle oynaya geçti. Mustafa, Şemsi Efendi Okuluna başladı. Kısa bir süre sonra babası Ali Rıza Efendi öldü.</p>
<p>Güç koşullar altında öğrenimini sürdüren Mustafa, bugünkü askeri ortaokul dengi olan Askeri Rüştiye&#8217;ye başladı. Orta kısmı başarı ile bitirdikten sonra lise dengi olan Manastır Askeri İdadi&#8217;sine yazıldı. Derslerine düzenli olarak çalışan Mustafa Kemal liseyi bitirdi.</p>
<p>İstanbul&#8217;a gelerek Harp Okulunun piyade sınıfına girdi. Üç yıllık öğrenimini başarı ile sona erdi. Kurmay subay yetiştirilmek üzere Kurmay Okulu&#8217;na seçildi.</p>
<p>Mustafa Kemal, bu okulda geleceğe yönelik tasarı ve ileri düşünceleriyle kendini tanıttı. Başarılı bir öğrenimden sonra Kurmay Yüzbaşı oldu. Zamanın padişahı II. Abdulhamit&#8217;in gizli polisleri Mustafa Kemal&#8217;in ileri düşüncelerini, arkadaşları ile yaptığı tartışmaları, O&#8217;nun özgürlük ve siyasal konulardaki düşüncelerini padişaha bildirmişlerdi. Mustafa Kemal ve arkadaşları bu nedenlerle Yıldız Sarayı&#8217;nda sorguya çekildiler. Mustafa Kemal bir süre tutuklu kaldı. Fakat suçlu görülmedi. Ancak düşünceleri tehlikeli sayıldığı için, başkentten uzağa Şam&#8217;da bulunan Beşinci Orduya gönderildi.</p>
<p>Mustafa Kemal, Şam&#8217;da arkadaşları ile birlikte Vatan ve Hürriyet adlı gizli bir dernek kurdu. Sonra gizlice Makedonya&#8217;ya geçti. Selanik&#8217;te Vatan ve Hürriyet Derneği&#8217;nin bir şubesini açtı. Dernek, padişahın baskı yönetimine karşı kurulmuştu. Bu nedenle yapılacak çalışmaların gizli olması gerekiyordu. Şam kenti dışındaki yerlerde bulunan subayların da derneğe katılmaları için Mustafa Kemal görevlendirildi. Bu amaçla aynı yıl subayların yoğun olarak bulunduğu Makedonya&#8217;daki 3. Orduya atandı.</p>
<p>1908 yılında meşrutiyet ilan edilince İttihat ve Terakki Fırkası iktidarı aldı. Ancak padişahın kışkırttığı gericiler meşrutiyete, yeni düşüncelere ve atılımlara karşı çıktılar. Kışkırtmalar sonucu İstanbul&#8217;da 31 Mart ayaklanması oldu. Bunun üzerine Selanik yöresindeki birliklerden bir ordu toplandı. Mustafa Kemal, Harekat Ordusu adını verdiği bu orduda görev aldı. Ayaklanma bastırıldı. Harekat Ordusuyla birlikte Mustafa Kemal Selanik&#8217;e döndü. İki yıl sonra Genel Kurmay Başkanlığında bir göreve atandı.</p>
<p>Bu sırada İtalyanlar Trablusgarb&#8217;a saldırdılar. Mustafa Kemal ve arkadaşları Tobruk&#8217;a giderek buradaki Türk birliklerine katıldılar. Yapılan savaşlarda önemli başarılar sağlandı. Ancak bu sırada Balkan Savaşı başlamıştı. Mustafa Kemal geri dönmek üzere Mısır&#8217;a geldiğinde Selanik&#8217;in düşman eline geçtiğini; Bulgar ordularının Çatalca&#8217;ya kadar ilerlediklerini öğrendi.</p>
<p>İstanbul&#8217;a gelen Mustafa Kemal&#8217;e Bolayır&#8217;da bulunan bir kolordunun kurmay başkanlığı görevi verildi. Savaş süresince bu görevde kaldı. Balkan Savaşı sona erince Sofya&#8217;ya ataşemiliter olarak atandı. Bir süre sonra Birinci Dünya Savaşı başladı. Almanların yanı sıra Osmanlı İmparatorluğu da savaşa katıldı.</p>
<p>Mustafa Kemal, bulunduğu görevden alınarak bir kıta komutanlığına getirilmesini istedi. Bunun üzerine Tekirdağ&#8217;da yeni kurulan 19. Tümenin komutanlığına atandı. Mustafa Kemal&#8217;in kısa sürede hazırladığı tümen Çanakkale Savaşları&#8217;na katıldı. Mustafa Kemal burada düşmanın karadan ve denizden yaptığı saldırıları durdurdu.</p>
<p>Anafartalar&#8217;da bir avuç güçle düşmanların bütün planlarını bozdu. Onlara kayıplar verdirdi. Çanakkale Boğazı&#8217;nı geçmelerini önledi. Bu başarılar sonucu rütbesi albaylığa yükseltildi ve Anafartalar Kahramanı olarak anılmaya başladı.</p>
<p>Mustafa Kemal Çanakkale Savaşı&#8217;ndan sonra Diyarbakır&#8217;daki kolordu komutanlığına atandı. Bu görevde iken rütbesi generalliğe yükseltildi. Muş ve Bitlis&#8217;i Ruslardan kurtardı. (1916)</p>
<p>Daha sonra 7. Ordu Komutanlığına atandı. Bu ordu Halep&#8217;te toplanıyordu. Atatürk grup komutanı oldu. Alman generalinin ordunun yönetimi konusundaki düşüncelerine karşı çıktı. Ordu komutanlığını bırakarak İstanbul&#8217;a geldi. Veliaht Vahdettin&#8217;in Almanya&#8217;ya yaptığı resmi geziye katıldı. Dönüşte hastalanarak Viyana ve Karlsbad&#8217;a gitti. Bu sırada padişah 5. Mehmet öldü. Vahdettin VI. Mehmet adı ile tahta çıktı. Yurda dönen Mustafa Kemal yeniden 7. Ordun komutanlığına getirildi. Şam&#8217;da başkaldıran Arap kabileleriyle savaştı. Onların ilerlemesini önledi. Bundan sonra Yıldırım Orduları Grup Komutanlığına atandı. Bu sırada savaş sona ermiş, Mondros Silah Bırakışması imzalanmıştı. Mustafa Kemal bu bırakışmanın kötü koşullarını kabul etmedi. Emrindeki silah ve kuvvetleri düşmana vermeyeceğini hükümete bildirdi. Bunun üzerine komuta ettiği Yıldırım Orduları Grubu kaldırıldı. Mustafa Kemal de İstanbul&#8217;a döndü.</p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün cenaze töreni</strong></p>
<p><object width="480" height="360" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xjtge_ataturk-un-cenaze-toreni_news?additionalInfos=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><embed width="480" height="360" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xjtge_ataturk-un-cenaze-toreni_news?additionalInfos=0" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" /></object><br />
<strong><a href="http://www.dailymotion.com/video/xjtge_ataturk-un-cenaze-toreni_news">Atatürk&#8217;ün Cenaze Töreni</a></strong><br />
<em>Yükleyen <a href="http://www.dailymotion.com/AlperenTurk">AlperenTurk</a>. &#8211; <a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/news">Yepyeni haber videoları</a></em></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün cenaze töreninden görüntüler</strong></p>
<p><img src="http://img518.imageshack.us/img518/5286/e1cdo9cy5.jpg" alt="" width="552" height="400" /><br />
<img src="http://img230.imageshack.us/img230/428/e1gay1wt1.jpg" alt="" width="548" height="395" /><br />
<img src="http://img518.imageshack.us/img518/1055/e1iim1ae3.jpg" alt="" width="546" height="745" /><br />
<img src="http://img236.imageshack.us/img236/1802/e1lrc5ff6.jpg" alt="" width="544" height="399" /></p>
<p>ATATÜRK&#8217;TEN SON MEKTUP<br />
Siz beni hâlâ anlayamadınız,<br />
Ve anlayamayacaksınız çağlarca da,<br />
Hep tutturmuş &#8220;yıl 1919, Mayısın 19&#8242;u&#8221; diyorsunuz,<br />
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övünüyorsunuz.</p>
<p>Mustafa Kemal&#8217;i anlamak bu değil,<br />
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.</p>
<p>Bırakın o altın yaprağı artık,<br />
Bırakın rahat etsin anılarda şehitler,<br />
Siz bana neler yaptınız ondan haber verin,<br />
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin,</p>
<p>Mustafa Kemal&#8217;i anlamak yerinde saymak değil,<br />
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.</p>
<p>Bana muştular getirin bir daha,<br />
Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan;<br />
Kuru söz değil iş istiyorum sizden anladınız mı,<br />
Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı,</p>
<p>Mustafa Kemal&#8217;i anlamak avunmak değil,<br />
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil</p>
<p>Hâlâ o acıklı ağıtlar dudaklarınızda,<br />
Hâlâ oturmuş 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz,<br />
Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın,<br />
Uluslar, fethine çıkıyor uzak dünyaların.</p>
<p>Mustafa Kemal&#8217;i anlamak göz boyamak değil,<br />
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil</p>
<p>Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız,<br />
Laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil,<br />
Bilim ağartsın saçlarınızı, kitaplar,<br />
Ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar.</p>
<p>Mustafa Kemal&#8217;i anlamak ağlamak değil,<br />
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.</p>
<p>Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü<br />
Görüyorum ki hâlâ aynı yerdesiniz hiç<br />
ilerlememiş;<br />
Birbirinize düşmüşsünüz halka eğilmek<br />
dururken,<br />
Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız<br />
gülen,</p>
<p>Mustafa Kemal&#8217;i anlamak işitmek değil,<br />
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.</p>
<p>Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla,<br />
Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla,<br />
Bu vatan, bu canım vatan sizden çalışmak ister,<br />
Paydos öğünmeye, paydos avunmaya, yeter,<br />
yeter,</p>
<p>Mustafa Kemal&#8217;i anlamak aldatmak değil,<br />
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.</p>
<p>Halim Yağcıoğlu</p>
<p>ATATÜRK KRONOLOJİSİ<br />
1881-1908<br />
19 Mayıs 1881 &#8211; Ali Rıza Efendi ile Zübeyde Hanım&#8217;ın &#8220;MUSTAFA&#8221; adını verdikleri çocukları, Selanik Kasımiye Mahallesi, Islahane Caddesi&#8217;ndeki evde, bugün müze olarak kullanılan iki katlı pembe evde dünyaya geldi.<br />
1888-1893 &#8211; Mustafa çok kısa bir süre Mahalle Okulu&#8217;nda okuduktan sonra, modern eğitim yapan Şemsi Efendi İlkokulu&#8217;nu bitirdi. Babası ölünce, annesiyle dayısının çalıştığı çiftliğe gitti. Orada tarla bekledi, daha sonra annesiyle Selanik&#8217;te oturan teyzesinin yanına döndü. Burada kısa bir süre Mülkiye Hazırlık Okulu&#8217;na devam etti.<br />
1893 &#8211; Küçük Mustafa, Selanik Askeri Okulu&#8217;na (rüştiye&#8217;ye) girdi. Sınıfta aynı adı taşıyan Matematik Öğretmeni Mustafa, sınıf birincisi olan küçük Mustafa&#8217;nın adını &#8220;Mustafa Kemal&#8221; olarak değiştirdi.<br />
1906 &#8211; Mustafa Kemal, Manastır Askeri Okulu&#8217;na (idadiye) girdi.<br />
13 Mart 1899 &#8211; Mustafa Kemal, İstanbul&#8217;da Harp Okulu&#8217;na girdi.<br />
10 Şubat 1902 &#8211; Mustafa Kemal, Harp Okulu&#8217;ndan mezun oldu. Kurmay Okulu&#8217;nda öğrenci iken tarihsel konulara ilgi duydu. Bu sıralarda kimi arkadaşlarıyla el yazısı bir dergi çıkardı.<br />
11 Ocak 1905 &#8211; Mustafa Kemal, Harp Akademisi&#8217;nden Kurmay Yüzbaşı rütbesi ile mezun oldu. Merkezi Şam&#8217;da bulunan 5. ordu emrine verildi.<br />
1906 &#8211; Mustafa Kemal, arkadaşlarıyla Şam&#8217;da &#8220;Vatan ve Hürriyet Cemiyeti&#8217;ni&#8221; kurdu.<br />
1907 &#8211; Mustafa Kemal, gizlice Selânik&#8217;e giderek, bu cemiyetin orada bir şubesini açtı.<br />
1909-1910<br />
13 Nisan 1909 &#8211; Mustafa Kemal, Selanik&#8217;te bulunduğu sırada, İstanbul&#8217;da, 31 Mart Olayı oldu. Mahmut Şevket Paşa komutasındaki Hareket Ordusu, Selanik&#8217;ten İstanbul&#8217;a yürümeye başladı. Mustafa Kemal, bu ordunun kurmaybaşkanı idi.22 Eylül 1909 &#8211; Mustafa Kemal, Selanik&#8217;te toplanan İttihat ve Terakki Kongresi&#8217;ne katıldı. Burada yaptığı konuşmada: &#8220;Devletin iç ve dış tehlikelere karşı koyabilmesi için güçlü bir orduya ve partiye ihtiyacı bulunduğunu, fakat bunların ayn ayrı çalışması gerektiğini&#8221; söyledi. Bu görüşünden dolayı ittihatçılarla arası açıldı.<br />
1910-1911<br />
1910 &#8211; Mustafa Kemal, Arnavutluk isyanının bastırılmasında kurmay başkanı olarak görev yaptı. Aynı yıl içinde, Fransız ordularının manevralarını &#8221; izlemek üzere bir askerî heyetle Fransa&#8217;ya gitti.<br />
13 Eylül 1911 &#8211; Mustafa Kemal, İstanbul&#8217;daki Genelkurmay Karargâhı&#8217;nda görevlendirildi.<br />
5 Ekim 1911 &#8211; Mustafa Kemal, Tobruk&#8217;ta ve Derne&#8217;de italyanlara karşı savunma savaşlarına katıldı.<br />
27 Kasım 1911 &#8211; Mustafa Kemal, Trablusgarp&#8217;ta bulunduğu sırada<br />
binbaşılığa terfi etti.<br />
1912-1913<br />
9 Ocak 1912 &#8211; Mustafa Kemal, Trablus-İtalyan-Osmanlı Savaşı&#8217;nda Tobruk saldırısını başarıyla yürüttü.<br />
8 Ekim 1912 &#8211; Mustafa Kemal, Balkan Savaşı&#8217;nın çıkması üzerine anavatana dönerek, Bolayır&#8217;da kurulan kolordunun harekât şubesi müdürlğüne getirildi.<br />
25 Kasım 1912 &#8211; Mustafa Kemal, Çanakkale Boğazı Kuvayı Birlikleri Harekât Şubesi Müdürlüğü&#8217;ne atandı.<br />
1913 &#8211; Mustafa Kemal, Kolordu Kurmay Başkanı olarak Edirne&#8217;nin kurtarılmasına katıldı.<br />
1914-1915<br />
1 Mart 1914 &#8211; Mustafa Kemal, yarbaylığa terfi etti.<br />
2 Şubat 1915 &#8211; Mustafa Kemal Eceabat (Maydos)&#8217;ta bulunan 19. Tümen Komutanlığı&#8217;na atandı,<br />
18 Mart 1915 &#8211; İngiliz ve Fransızların büyük bir donanma ile Çanakkale Boğazı&#8217;nı zorlamaları üzerine. Mustafa Kemal, burada düşman birliklerini denize dökerek Çanakkale Deniz Zaferi&#8217;ni kazandı.<br />
25 Nisan 1915 &#8211; Mustafa Kemal komutasındaki Türk birlikleri, Arıburnu&#8217;nda çıkarma yapan ingiliz ve Anzaklar&#8217;ın saldırılarını durdurdu.<br />
1 Haziran 1915 &#8211; Mustafa Kemal, Albaylığa terfi etti.<br />
8/9 Ağustos 1915 &#8211; Mustafa Kemal, Anafartalar Komutanlığı&#8217;na atandı. 10 Ağustos&#8217;ta düşmanı yenilgiye uğrattı.<br />
17 Ağustos 1915 &#8211; Mustafa Kemal, Kireçtepe Zaferi&#8217;ni kazandı.<br />
21 Ağustos 1915 &#8211; Mustafa Kemal, ikinci Anafartalar Zaferi&#8217;ni kazandı.<br />
19 Aralık 1915- Düşmanlar sayısız ölü bırakarak, bir daha dönmemek üzere gittiler.<br />
1916-1917<br />
14 Ocak 1916 &#8211; Mustafa Kemal, Edirne&#8217;de bulunan 16.Kolordu Komutanlığı&#8217;na atandı.<br />
1 Nisan 1916 &#8211; Mustafa Kemal, Tuğgeneralliğe terfi etti.<br />
6/7 Ağustos 1916 &#8211; Mustafa Kemal. 7. Ordu Komutanı iken, 18 Martta 2. Ordu Komutanhğı&#8217;na getirildi.<br />
5 Temmuz 1917 &#8211; Mustafa Kemal, 7. Ordu Komutanhğı&#8217;na atandı.<br />
20 Eylül 1917 &#8211; Mustafa Kemal, 7. Ordu Komutanı iken memleketin ve ordunun durumunu açıklayan tarihsel bir rapor hazırladı.<br />
15 Aralık 1917 &#8211; Mustafa Kemal, Veliaht Vahdettin&#8217;le Almanya&#8217;ya gönderildi.<br />
5 Ocak 1918 &#8211; Mustafa Kemal, Almanya&#8217;dan geri döndü.<br />
16 Ağustos 1918 &#8211; Mustafa Kemal, yeniden 7. Ordu Komutanhğı&#8217;na getirildi. Düşmana karşı Halep&#8217;in kuzeyinde bir savunma hattı kurdu.<br />
26 Ekim 1918 &#8211; Halep yakınlarında düşman saldırısını durdurdu.<br />
31 Ekim 1918 &#8211; Mustafa Kemal, Limon Fon Sanders&#8217;ten Yıldırım Orduları Komutanhğı&#8217;nı teslim aldı.<br />
13 Kasım 1918 &#8211; Mustafa Kemal, İstanbul&#8217;a döndü. 228<br />
21 Kasım 1918 &#8211; Mustafa Kemal, Fethi Bey&#8217;le (Okyar) İstanbul&#8217;da Mimber Gazetesi&#8217;ni çıkarttı.<br />
1919<br />
20 Nisan 1919 &#8211; Mustafa Kemal, 9. Ordu Müfettişliği&#8217;ne atandı.<br />
30 Nisan 1919 &#8211; Mustafa Kemal, 9. Ordu Müfettişi olarak Anadolu&#8217;ya tayin edildi.<br />
15 Mayıs 1919 &#8211; Mustafa Kemal, Vahdettin&#8217;le görüştü.<br />
16 Mayıs 1919 &#8211; Mustafa Kemal, Bandırma Vapuru&#8217;yla İstanbul&#8217;dan Samsun&#8217;a hareket etti.<br />
19 Mayıs 1919 &#8211; Mustafa Kemal, Salı günü sabah saat sekizde Samsun&#8217;a çıktı.<br />
28 Mayıs 1919 &#8211; Mustafa Kemal Paşa, Havza&#8217;da yayınla dığı genelge ile Kurtuluş Savaşı&#8217;m başlattı.<br />
21/22 Haziran 1919 &#8211; Mustafa Kemal Paşa, Amasya&#8217;da millî mücadeleyi başlatan, &#8220;Amasya Genelgesi&#8221;ni yayınladı.<br />
25 Haziran 1919 &#8211; Mustafa Kemal Paşa, Amasya&#8217;dan Sivas yoluyla Erzurum&#8217;a hareket etti.<br />
3 Temmuz 1919 &#8211; Mustafa Kemal Paşa, &#8220;Doğu İlleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti&#8221; toplantısına katılmak üzere Erzurum&#8217;a geldi.<br />
8 Temmuz 1919 &#8211; Mustafa Kemal Paşa, çok sevdiği askerlik mesleğinden istifa etti. Türk ulusunun bir kişisi olarak vatanı ve ulusu kurtarmak için çalış malara başladığını açıkladı.<br />
23 Temmuz 1919 &#8211; Mustafa Kemal Paşa, Erzurum Kongresi&#8217;nde, Temsil Heyeti Başkanlığı&#8217;na seçildi. Bu toplantıda, &#8220;Misak-ı Millî Kararları&#8221; kabul edildi.<br />
4 Eylül 1919 &#8211; Mustafa Kemal Paşa, Sivas Kongresi Başkanlığı&#8217;na seçildi.<br />
11 Eylül 1919 &#8211; Mustafa Kemal, Anadolu ve Rumeli Müdaffa-i Hukuk Cemiyeti Temsil Heyeti Başkanlığı&#8217;na seçildi.<br />
12 Eylül 1919 &#8211; Mustafa Kemal, illere ve komutanlıklara, İstanbul Hükümeti ile her türlü haberleşmenin kesildiğini bildirdi.<br />
20/22 Ekim 1919 &#8211; Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın Amasya&#8217;da İstanbul Hükümeti temsilcileri ile görüştü ve Amasya Protokolü&#8217;nü imzaladı.<br />
7 Kasım 1919 &#8211; Mustafa Kemal, Erzurum&#8217;dan milletvekili seçildi.<br />
27 Aralık 1919 &#8211; Mustafa Kemal Paşa, Temsil Heyeti ile Sivas üzerinden Ankara&#8217;ya geldi.<br />
28 Aralık 1919 &#8211; Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın Ankara&#8217;lılarla yaptığı konuşmada: &#8220;Vatanı düşman istilâsından mutlaka kurtaracağız. Fakat vazifemiz bununla bitmeyecektir. Medenî milletler arasında yerimizi alacağız.&#8221; diyordu.<br />
1920<br />
10 Ocak 1920 &#8211; &#8220;Hâkimiyet-i Milliye&#8221; Gazetesi Ankara&#8217;da kuruldu.<br />
12 Ocak 1920 &#8211; Meclis-i Mebusan İstanbul&#8217;da toplandı.<br />
28 Ocak 1920 &#8211; &#8220;Misak-ı Millî&#8221;, Meclis-i Mebusan&#8217;ın İstanbul&#8217;da yaptığı gizli toplantıda kabul edildi.<br />
16 Mart 1920 &#8211; Mustafa Kemal Paşa, İstanbul&#8217;un İtilâf Devletleri tarafından işgalini. İstanbul Hükümeti&#8217;ne ve bütün devletlere gönderdiği bir yazı ile protesto etti.<br />
19 Mayıs 1920 &#8211; Mustafa Kemal Paşa, Anadolu&#8217;ya geçen Osmanlı milletvekillerine bir çağrıda bulunarak, olağanüstü yetkilere sahip ve ulusun gerçek iradesini temsil edecek bir meclisin Ankara&#8217;da toplanmasını istedi.<br />
23 Nisan 1920 &#8211; Mustafa Kemal Paşa, Ankara&#8217;da Hacı Bayram Camii&#8217;nde kılınan Cuma namazından sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;ni açtı.<br />
24 Nisan 1920 &#8211; Mustafa Kemal Paşa, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına seçildi.<br />
11 Mayıs 1920 &#8211; Mustafa Kemal Paşa, istanbul&#8217;da toplanan bir Divan-ı Harp tarafından idam cezasına varptınldı. Bu karar, 24 Nisan 1920 günü padişah tarafından onaylandı.<br />
10 Ağustos 1920 &#8211; istanbul Hükümeti ile itilâf Devletleri arasında, Türkiye&#8217;yi parçalayan ve bağımsızlığımızı sona erdiren SEVR ANTLAŞMASI imzalandı.<br />
13 Eylül 1920 &#8211; Halkçılık programı, Mustafa Kemal Paşa tarafından TBMM&#8217;sinde okundu.<br />
29 Eylül 1920 &#8211; TBMM&#8217;si kuvvetleri, Sarıkamış&#8217;ı düşman istilâsından kurtardı.<br />
30 Ekim 1920 &#8211; TBMM&#8217;si kuvvetleri, Kars&#8217;ı düşman işgalinden kurtardı.<br />
8/9 Aralık 1920 &#8211; Ali Fuat (Cebesoy) Paşa, Moskova Büyükelçiliğine; Genelkurmay Başkanı İsmet Bey (İnönü) de Batı Cephesi Komutanlığı&#8217;na atandı.<br />
2/3 Aralık 1920 &#8211; Türkiye-Ermenistan arasındaki sınırı çizen belge, TBMM&#8217;si ile Rusya arasında yapılan Gümrü Antlaşmasıyla tespit edildi.<br />
5 Aralık 1920 &#8211; Mustafa Kemal Paşa, istanbul&#8217;dan gelen Osmanlı delgeleıi ile (izzet ve Salih Paşalar) Bilecik Tren fstasyonu&#8217;nda görüştü.<br />
25 Aralık 1920 &#8211; Mustafa Kemal Paşa; &#8220;Hiçbir kimse, hiçbir neden ve sebeple Ankara&#8217;daki Hükümet&#8217;in bilgisi olmadan kuvvet toplamaya yetkili değildir, &#8220;bildirisini yayınladı.<br />
29 Aralık 1920 &#8211; Kuva-i Seyyare Komutanı Çerkez Ethem ve arkadaşlarının ulusal otoriteye karşı oldukları anlaşıldı.<br />
10 Ocak 1921 &#8211; Yunanlılarla yapılan Birinci inönü Savaşı&#8217;nda, Mustafa Kemal Paşa, inönü&#8217;ye çektiği bir telgrafta: &#8220;&#8230; Bu başarının kutsal topraklarımızı düşman istilâsından tamamiyle kurtaracak olan kesin zafere bir hayırlı başlangıç olmasını Allah&#8217;dan dilerim., &#8220;diyordu.<br />
20 Ocak 1921 &#8211; Yeni Türk Devleti&#8217;nin ilk Anayasası kabul edildi.<br />
12 Mart 1921 &#8211; Mehmet Akif&#8217;in yazdığı İstiklâl Marşı, TBMM&#8217;si tarafından millî marş olarak kabul edildi.<br />
16 Mart 1921 &#8211; TBMM&#8217;si ile Rusya arasında &#8220;Moskova Antlaşması&#8221; imzalandı.<br />
1Nisan 1921 &#8211; Yunanlılara karşı İkinci İnönü Zaferi kazanıldı. Mustafa Kemal Paşa, ismet İnönü&#8217;ye çektiği telgrafta: &#8220;Siz orada yalnız düşmanı değil, ulusun makûs talihini de yendiniz.&#8221; diyordu.<br />
10 Mayıs 1921 &#8211; Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın önerisiyle, TBMM&#8217;sinde &#8220;Anadolu ve Rumeli Mûdafaa-i Hukuk Grubu&#8221; kuruldu; Mustafa Kemal, bu grubun<br />
başkanlığına seçildi.<br />
21 Haziran 1921 &#8211; Mustafa Kemal Paşa. Fransız elçisi F. Boullion ile Ankara&#8217;da görüştü.<br />
5 Ağustos 1921 &#8211; TBMM&#8217;si tarafından-geniş yetkilere dayalı üç aylık süre ile Mustafa Kemal Paşa&#8217;ya Başkomutanlık yetkisi verildi. Bunun üzerine<br />
kürsüye gelen Başkomutan Gazi Mustafa Kemal, yaptığı konuşmada şöyle diyordu: &#8220;Efendiler., düşmanı kesinlikle yeneceğimize dair olan güvenim bir dakika olsun sarsılmamıştır. Bu dakikada, bu gönül dolusu güvenimi, yüksek<br />
heyetinize karşı, bütün millete karşı ve bütün âleme karşı ilân ederim&#8221;.<br />
23 Ağustos 1921 &#8211; Bu tarihte 22 gün ve 22 gece süren Sakarya Meydan Savaşı başladı. Başkomutan, or-duya yayınladığı bir emirde: &#8220;Müdafaa hattı yoktur; müdaffa sathı vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz.&#8221; diyordu.<br />
19 Eylül 1921 &#8211; Mustafa Kemal Paşa&#8217;ya TBMM tarafından &#8220;Mareşallik ve Gazi&#8221; unvanı verlidi.<br />
20 Ekim 1921 &#8211; Fransa Hükümeti&#8217;nin Ankara Hükümeti&#8217;ni tanıması ve Fransa, Türkiye arasında Ankara Antlaşması&#8217;mn imzalanması.<br />
5 Ocak 1922 &#8211; Fransızların çekilmesiyle Türk Ordusu&#8217;nun Adana&#8217;ya girişi.<br />
26 Ağustos 1922 &#8211; Mustafa Kemal Paşa, Büyük Taarruz&#8217;u, Kocatepe&#8217;den saat 05.30&#8242;da topçu ateşiyle başlattı.<br />
30 Ağustos 1922 &#8211; Mustafa Kemal Paşa, Dumlupınar&#8217;da Yunan ordusunu kesin yenilgiye uğrattı. Başkomutanlık Meydan Savaşı&#8217;nı kazandı.<br />
30/31 Ağustos 1922 &#8211; Kütahya kurtuldu. Belediyeye Türk Bayrağı çekildi.<br />
1 Eylül 1922 &#8211; Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın Başkomutanlık emri: &#8220;Ordular! İlk hedefiniz Akdenizdir, ileri!&#8221;<br />
2 Eylül 1922 &#8211; Yunan askeri birlikleri komutanı General Trikopis ile Digenis esir alındı. Ertesi günü Mustafa Kemal&#8217;in huzuruna getirildiler.<br />
9 Eylül 1922 &#8211; Türk ordusu İzmir&#8217;e girdi. Türk Bayrağı Kadife Kale&#8217;ye çekildi.<br />
10 Eylül 1922 &#8211; Başkomutan Gazi Mustafa Kemal İzmir&#8217;e geldi. Aynı gün Türk Ordusu, Bursa&#8217;yı düşmandan geri aldı.<br />
3 Ekim 1922 &#8211; Mudanya Konferansı toplandı. Bu tarihte Batı Cephesi Komutanı ismet Paşa, İngiltere delegesi General Harrington, Fransız delegesi General Charpy ile İtalyan delegesi General Monbelli bir araya geldiler.<br />
11 Ekim 1922 &#8211; Mudanya Ateşkesi imza edildi.</p>
<p>1 Kasım 1922 &#8211; Mustafa Kemal&#8217;in emriyle, TBMM&#8217;si tarafından saltanat kaldırıldı.<br />
17 Kasım 1922 &#8211; Vahdettin, İngiliz savaş gemisi Malaya ile İstanbul&#8217;dan ayrıldı.<br />
20 Kasım 1922 &#8211; Lozan&#8217;da barış görüşmelerinin başlaması.<br />
25 Kasım 1922 &#8211; Edirne&#8217;deki düşman yönetiminin TBMM&#8217;si Hükümetine geçmesi.<br />
26 Kasım 1922 &#8211; Çanakkale&#8217;deki yönetimin TBMM&#8217;si Hükümeti&#8217;ne geçmesi.<br />
2 Aralık 1922 &#8211; Anadolu&#8217;daki yenilgileri nedeniyle Yunan hükümet üyeleri ile Yunan orduları başkomutanı Hacıanesti Atina&#8217;da idam edildi.<br />
1923 &#8211; 1924<br />
14 Ocak 1923 &#8211; Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın annesi Zübeyde Hanım, İzmir&#8217;de öldü.<br />
20 Ocak 1923 &#8211; Mustafa Kemal Paşa, Lâtife Hanım&#8217;la evlendi. 5 Ağustos 1925 günü boşanarak ayrıldılar.<br />
4 Şubat 1923 &#8211; Lozan Konferansı, önemli görüş ayrılıkları nedeniyle kesildi.<br />
17 Şubat 1923 &#8211; Mustafa Kemal Paşa&#8217;mn emriyle İzmir&#8217;de ik kez &#8220;Türkiye İktisat Kongresi&#8221; toplandı.<br />
23 Nisan 1923 &#8211; 4 Şubat&#8217;ta kesilen Lozan Konferansı&#8217;nın yeniden başlaması.<br />
24 Temmuz 1923 &#8211; Lozan Barış Antlaşması imzalandı.<br />
13 Ekim 1923 &#8211; Çıkarılan bir yasayla Ankara, Hükümet merkezi yapıldı.<br />
29 Ekim 1923 &#8211; Anayasa değişikliği yapılarak Cumhuriyet ilân edildi. Gazi Mustafa Kemal, meclisin gizli oylamasında, oybirliği ile Cumhurbaşkanlığına seçildi.<br />
3 Mart 1924 &#8211; Eğitimi birleştiren yasa kabul edildi. Halifelik kaldırıldı. Osmanlı hanedanı Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışına çıkartıldı.<br />
20 Nisan 1924 &#8211; Yeni Anayasa (Teşkilât-ı Esasiye Kanunu) kabul edildi).<br />
1925-1926<br />
13 Şubat 1925 &#8211; Doğu&#8217;da Şeyh Sait isyanı başladı. 13 Mayıs 1925 tarihinde bu isyan kesin olarak bastırıldı.<br />
27 Ağustos 1925 &#8211; Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, şapka ile inebolu Türk Ocağı&#8217;na geldi. Kastamonu gezisi boyunca giysi yeniliği hakkında konferanslar verdi, toplantılar yaptı.<br />
2 Eylül 1925 &#8211; Tekke, zaviye ve türbeler kapatıldı. Din görevlileri hakkında giysi değişikliği ile ilgili kararname çıkarıldı.<br />
25 Kasım 1925 &#8211; Şapka Kanunu onaylanarak yürürlüğe girdi.<br />
30 Kasım 1925 &#8211; Tekke, zaviye ve türbelerde çalışan kişilerin tüm unvanları bir yasa çıkartılarak yasaklandı.<br />
26 Aralık 1925 &#8211; Bir yasa çıkartılarak uluslararası saat ve takvim kabul edildi.<br />
17 Şubat 1926 &#8211; Medenî Kanun kabul edildi. Türk kadını medenî haklara kavuştu. Çok evlilik yasaklandı. Hukuk düzenimiz çağdaşlaştınldı.<br />
20 Mayıs 1926 &#8211; İlkokul öğretmenleri hakkında yasa çıkartıldı.<br />
5 Haziran 1926 &#8211; Türkiye, ingiltere ve Irak arasında, Türk-Irak sınırını belirten antlaşma imzalandı.<br />
15/6 Haziran 1926 &#8211; Gazi Mustafa Kemal Paşa&#8217;ya izmir&#8217;de suikast düzenlendi. Eylemi düzenleyenler yakalanarak idam edildi. Bu üzücü olaydan sonra Gazi Mustafa Kemal, Türk Ulusu&#8217;na yayınladığı bir duyuruda şöyle diyordu: &#8220;Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak o lacaktır; fakat, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır&#8221;.<br />
3 Ekim 1926 &#8211; Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal&#8217;in ilk heykeli, İstanbul Sarayburnu&#8217;na dikildi.<br />
1927- 1928<br />
15/20 Ekim 1927 &#8211; Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Büyük Söylev&#8217;ini okudu.<br />
1Kasım 1927 &#8211; Gazi Mustafa Kemal Paşa, ikinci kez Cumhurbaşkanı seçildi.<br />
4 Kasım 1927 &#8211; Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın ikinci heykeli, Ankara Etnografya Müzesi önüne dikildi.<br />
28 Ekim 1927 &#8211; Türkiye&#8217;de ilk kez nüfus sayımı yapıldı. O tarihteki nüfusumuzun 13 milyon 650.000 olduğu belirlendi.<br />
10 Nisan 1928 &#8211; Anayasa değişikliği yapılarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Lâik bir devlet haline getirildi.<br />
24 Mayıs 1928 &#8211; Uluslararası rakamların kullanılmasıyla ilgili yasa çıkartıldı.<br />
28 Mayıs 1928 &#8211; &#8220;Millet Mektepleri&#8221; açıldı. Türk vatandaşlığı yasası çıkartıldı.<br />
1 Kasım 1928 &#8211; Yeni Türk Harfleri&#8217;nin kabul ve uygulanmasıyla ilgili yasa TBMM&#8217;si tarafından onaylanarak yürürlüğe girdi.<br />
1929-1930-1931<br />
5 Ocak 1929 &#8211; TBMM&#8217;sinden çıkartılan bir yasa ile Anadolu-Bağdat, Mersin, Tarsus, Adana demir yolları ile Haydarpaşa Limanı satın alındı.<br />
3 Nisan 1930 &#8211; Menemen&#8217;de Cumhuriyete karşı ayaklanma yapıldı. Öğretmen yedeksubay Kubilây bu olayda şehit edildi.<br />
12 Nisan 1931 &#8211; Atatürk&#8217;ün emriyle Türk Tarih Kurumu kuruldu.<br />
15 Nisan 1931 &#8211; Gazi Mustafa Kemal, üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçildi.<br />
25 Ekim 1931 &#8211; Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Balkan Konferansı&#8217;nın Ankara&#8217;da yapılan kapanış toplantısında: &#8220;&#8230; Balkan milletleri kardeştir&#8230; . İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insanlık dışıdır&#8221;, diyordu.<br />
1932- 1933<br />
12 Temmuz 1932 &#8211; Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal&#8217;in emriyle Türk Dil Kurumu kuruldu.<br />
4 Ekim 1932 &#8211; Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Diyarbakır gazetesi sahibine verdiği bir demeçte: &#8220;Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, istanbullu, Trakyalı, Makedonyalı, hep bir ırkın evlâtları, hep aynı cevherin damarlarıdır&#8221;, diyordu.<br />
26 Ekim 1933 &#8211; Türk kadınlarına köy ihtiyar heyetlerine seçilme ve seçme hakkı tanındı.<br />
29 Ekim 1933 &#8211; Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Cumhuriyetin onuncu yıl dönümü törenlerinde &#8220;ONUNCU YIL SÖYLEVl&#8217;ni okudu. Bu söylevinin bir<br />
yerinde şöyle diyordu:&#8221;.. Türklüğün unutulmuş büyük medenî vasfı ve büyük medenî kabiliyeti bundan sonraki inkişafıyla, geleceğin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır.. Ne mutlu Türk&#8217;üm diyene!&#8221;<br />
1934- 1935<br />
21 Haziran 1934 &#8211; Soyadı Yasası kabul edildi. Bütün Türk yurttaşlarının öz adından başka bir soyadı taşımaları zorunlu hale getirildi.<br />
24 Kasım 1934 &#8211; Gazi Mustafa Kemal&#8217;e, TBMM&#8217;sinin çıkardığı bir yasa ile &#8216;ATATÜRK&#8217; soyadı verildi.<br />
3 Aralık 1934 &#8211; Hangi dinden olursa olsun, ülkemizde din adamlarının mâbet ve âyinler dışında dinsel giysi kullanmaları yasaklandı.</p>
<p>5 Aralık 1934 &#8211; Anayasa değişikliği yapılarak, Türk kadınlarına milletvekili seçme ve seçilme hakkı verildi.<br />
14 Haziran 1935 &#8211; Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi&#8217;nin kuruluş yasası mecliste onaylanarak kabul edildi.<br />
11 Aralık 1935 &#8211; Atatürk, Siyasal Bilgiler Fakültesi&#8217;nin kuruluş yıldönümü nedeniyle yapılan törene gönderdiği kutlama yazısında şöyle diyordu: &#8220;Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur, işte parola budur!&#8230;&#8221;<br />
1936- 1937<br />
20 Temmuz 1936 &#8211; Montreux Boğazlar Sözleşmesi imzalandı. Boğazlar tamamiyle Türk egemenliğine geçti. Türk askeri, &#8220;gayri askeri&#8221; adı verilen yerlere girdi.<br />
9 Ekim 1936 -Türk Hükümeti, Fransız Hükümeti&#8217;ne bir nota vererek Antakya ve İskenderun sancağına bağımsızlık verilmesini istedi.<br />
27 Ocak 1937 &#8211; Hatay&#8217;ın Bağımsızlığı, Milletler Cemiyeti tarafından kabul edildi.<br />
5 Şubat 1937 &#8211; TBMM&#8217;sinin aldığı bir kararla, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası&#8217;na: &#8220;Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, lâiklik, devrimcilik&#8221; ilkeleri kondu.<br />
9 Haziran 1937 &#8211; Ankara Tıp Fakültesi&#8217;nin kurulması için yasa çıkartıldı.<br />
11 Haziran 1937 &#8211; Atatürk, Trabzon&#8217;dan, Cumhuriyet Hükümeti&#8217;ne, bütün çiftliklerini ve mallarını Türk Ulusuna bağışladığını bildirdi.<br />
25 Ekim 1937 &#8211; İnönü Başbakanlıktan çekildi. Başbakanlığa Celâl Bayar atandı.<br />
28/29 Ekim 1937 &#8211; Atatürk, son kez Ankara&#8217;da Cumhuriyet Bayramı törenlerine katıldı.<br />
1938<br />
14 Ocak 1938 &#8211; Türkiye, Irak, Iran, Afganistan arasında kurulan &#8220;Sâdâbat Paktı&#8221;, TBMM&#8217;si tarafından onaylandı.<br />
19 Mayıs 1938 &#8211; Atatürk, son kez 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı gösterilerini izledi. Rahatsız olmasına karşın Hatay sorunuyla ilgili güney gezisine çıktı.<br />
20 Mayıs 1938 &#8211; Atatürk, Mersin&#8217;de askeri geçit törenini izledi.<br />
24 Mayıs 1938 &#8211; Atatürk, Adana&#8217;da askeri geçit törenini izledi.<br />
3 Temmuz 1938 &#8211; Antakya&#8217;da Türk ve Fransız askeri heyetleri arasında, Hatay&#8217;la ilgili bir antlaşma imzalandı.<br />
4 Temmuz 1938 &#8211; Hatay bunalımı nedeniyle feshedilen Türk Fransız Dostluk Anlaşması Ankara&#8217;da yeniden imzalandı.<br />
5 Temmuz 1938 &#8211; Türk askeri birlikleri, coşkun sevgi gösterileri içinde Hatay ve İskenderun&#8217;a girdi. Anlaşmada öngörülen yerlerde göreve başladı.<br />
2 Eylül 1938 &#8211; Hatay Millet Meclisi toplandı; Tayfun Sökmen&#8217;i Devlet Başkanı seçti.<br />
7 Eylül 1938 &#8211; Hatay Millet Meclisi Başkanı A. Melek, Hükümet Programı&#8217;nı sunuşunda şöyle diyordu: &#8220;.. Programımızın ruhu ve esası KEMALiZM rejimi ve bütün icabatıdır..&#8221;<br />
17 Ekim 1938 &#8211; Atatürk, yakalandığı hastalıktan kurtulamayarak ilk komaya girdi.<br />
29 Ekim 1938 &#8211; Atatürk&#8217;ün bulunamadığı Cumhuriyet Bayramı büyük bir üzüntü içinde kutlandı. Cumhuriyetin 15. yıl dönümü nedeniyle Atatürk&#8217;ün hasta yatağından Türk Ordusu&#8217;na yayınladığı son bildiride şöyle diyordu:<br />
&#8220;&#8230; Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan, her zaman zaferle beraber medeniyet ışıklarını taşıyan Kahraman Türk Ordusu Türk vatanının ve Türklük dünyasının şan ve şerefini, iç ve dış her türlü tehlikelere karşı korumaktan iba-ret olan görevini her an yapmaya hazır ve amade olduğuna benim ve büyük milletimizin tam bir inan itimatlınız vardır&#8221;.<br />
8 Kasım 1938 &#8211; Atatürk&#8217;ün hastalığının ağırlaştığını bildiren bir rapor yeniden yayınlandı.<br />
10 Kasım 1938 &#8211; Saat dokuzu beş geçe, Türk Ulusu&#8217;nun yetiştirdiği bu en büyük Türk, son nefesini vererek hayattan ayrıldı.<br />
21 Kasım 1938 &#8211; Atamızın tabutu, geçici olarak Etnografya Müzesi&#8217;ne kondu.<br />
10 Kasım 1953 &#8211; Atamızın tabutu, yapılan büyük bir törenle bugünkü Anıt-Kabre kaldırıldı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erguvanim.net/blog/mustafa-kemal-ataturk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Noktalama işaretleri&#8230;</title>
		<link>http://www.erguvanim.net/blog/noktalama-isaretleri/</link>
		<comments>http://www.erguvanim.net/blog/noktalama-isaretleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Dec 2011 21:30:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumsal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gerekli bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[noktalama işaretleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erguvanim.net/blog/noktalama-isaretleri/</guid>
		<description><![CDATA[1)NOKTA (.): a)Tamamlanmış cümle sonlarında kullanılır: Gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu ,ağlardım. Beni sevmiyordun,bilirdim. b)Kısaltmalardan sonra kullanılır: vb. Prof. Dr. Cad. Alm. Ar. İng. c)Sıra gösteren rakamlardan sonra “-inci” eki yerine kullanılır. Senin çocuk 1. sınıfta mı okuyor. Dün 25. yaşıma bastım. d)Tarihlerin yazılışında gün,ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur: 21.03.1978 29.X.1925 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http://www.erguvanim.net/blog/noktalama-isaretleri/&amp;layout=standard&amp;show_faces=1&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;font=" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:30px"></iframe><p><strong>1)NOKTA (.):</strong><br />
a)Tamamlanmış cümle sonlarında kullanılır:<br />
Gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu ,ağlardım.<br />
Beni sevmiyordun,bilirdim.</p>
<p>b)Kısaltmalardan sonra kullanılır:<br />
vb.<br />
Prof.<br />
Dr.<br />
Cad.<br />
Alm.<br />
Ar.<br />
İng.</p>
<p>c)Sıra gösteren rakamlardan sonra “-inci” eki yerine kullanılır.<br />
Senin çocuk 1. sınıfta mı okuyor.<br />
Dün 25. yaşıma bastım.</p>
<p>d)Tarihlerin yazılışında gün,ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur:<br />
21.03.1978<br />
29.X.1925</p>
<p>e)Saat ve dakika gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur:<br />
Yarın 08.45’te gideceğim.<br />
<span id="more-977"></span><br />
<strong>2)VİRGÜL (,):</strong><br />
a)Yazıda sıralanan eş görevli sözcükler ya da söz gruplarını ayırmada kullanılır:<br />
O kitabı aradım , buldum.<br />
Fırat,Dicle önemli nehirlerimizdendir.<br />
Çalıkuşu’nu ,Huzur’u ,İntibah’ı okudun mu?<br />
Kitabı açtı ,birkaç sayfa çevirdi , yüksek sesle okumaya başladı.<br />
Yakında yine bahar gelecek, ağaçlar çiçek açacak ,kediler damlara çıkacak.</p>
<p>b)Anlama güç katmak için tekrarlanan sözler arasına konur:<br />
Oğlunu , kadersiz oğlunu bir daha göğsüne bastı.<br />
Akşam,yine akşam ,yine akşam</p>
<p>c)Hitaplardan sonra kullanılır:<br />
Sevgili Kızım,<br />
Değerli Öğretmenim,<br />
Saygıdeğer Müdürüm,</p>
<p>d)Yüklemden uzak kalmış özneden sonra konur:<br />
Ahmet Haşim, şiirde anlamın kapalı olmasına ve musikiye önem vermiş bir şairimizdir.<br />
İşte bu adam, Türkiye’yi pislikten kurtaracak tek adamdır.<br />
Tatlılar,kalorisi fazla ;fakat vitamini az besinlerdir.</p>
<p>e)Cümlede vurgulanmak istenen ögelerden sonra konur.<br />
Yarın,buraya geleceksin ve bu işi çabucak bitireceksin.</p>
<p>f)Anlam karışıklığına meydan vermemek için adlaşmış sıfatlardan sonra kullanılır:<br />
Genç, adama ters ters baktı.<br />
Hırsız, çocuğu kovaladı.<br />
Yaralı,  kadının yüzüne bakıyordu.<br />
İhtiyar, adamın suratına tükürdü.</p>
<p>g)Bazı cümlelerde anlam karışıklığını önlemek için kullanılır:<br />
Oku; adam ol baban gibi ,eşek olma.<br />
Siz de kazançlı çıkmak istiyorsanız benim gibi, hanımları alışverişe gönderin.</p>
<p>ğ)Bir addan önce gelen zamirlerden sonra kullanılır:<br />
O, şiiri niçin ezberlememiş?<br />
O ,güzel günlerine yeniden dönebilse.<br />
Bu, kadını bir daha görmemiş.<br />
Şu ,bahçeye dikilecekmiş.</p>
<p>h)Arasözlerin başında ve sonunda kullanılır.<br />
Bu büyük komutanı, Atatürk’ü ,saygıyla anıyoruz.<br />
Bu yöre, Sibirya ve çevresi,alabildiğine soğuktur.<br />
Örnek olsun diye, örnek istemez ya, söylüyorum.<br />
Bir kuş, bir çiçek, bir böcek ,ne bileyim ben, her şey onun ilgisini çekiyordu.<br />
Ben de Ankara’da, o güzelim başkentte, beş yıl kaldım.<br />

 
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-7094990452132848";
/* 468x60, oluşturulma 16.02.2008 */
google_ad_slot = "1150641394";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//--> 
</script> 
<script type="text/javascript"

src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"> 
</script> 
<br />
I)Yazıda tırnak içine alınmamış aktarma cümlelerin sonunda tırnak işareti yerine kullanılır:<br />
Minareyi çalan kılıfını hazırlar, diyordu.<br />
Artık sevmeyeceğim,dedi.</p>
<p>i)Cümle başında kullanılan “evet,hayır,yok,yoo,peki,tamam,hayhay,olur,</p>
<p>haydi,elbette…” gibi sözcüklerden sonra kullanılır:<br />
Hayır, bu işi sevmedim.<br />
Evet, yarın sınavsınız.<br />
Yoo,işte bunu yapamam, dedi.</p>
<p><strong> 3.NOKTALI VİRGÜL(;):</strong><br />
a)Birbirine bağlı olmakla birlikte her biri kendi içinde bağımsız cümlelerin arasında kullanılır.Bu tip cümleler birbirini açıklayan,güçlendiren ,biri diğerine örnek olan cümlelerdir.Bu kullanım özellikle atasözlerinde görülür.<br />
Yer üst üste iki kez sarsıldı; halk korkuyla sokaklara fırladı.<br />
Kısa bir konuşma yaptı; dinleyiciler onu uzun uzun alkışladı.<br />
Horoz ölür; gözü çöplükte kalır.<br />
Yalancının evi yanmış;kimse inanmamış</p>
<p>b)Virgülle ayrılmış sözleri ya da söz gruplarını  farklı sözlerden ya da söz gruplarından  ayırmak için konur.<br />
Sayısal derslerden matematiği,fiziği; sözel derslerden Türkçeyi, coğrafyayı çok seviyorum.<br />
Ahmet Haşim,Cenap Şehabettin sembolist; Tevfik Fikret ,Yahya Kemal parnasyen şairlerdendir.<br />
Erkek çocuklara Ali,Murat,Serhat; kız çocuklarına ise Yeşim,Senem,Serpil adları verilir.</p>
<p>c)Ögeleri arasına virgül konmuş sıralı cümleleri ayırmada kullanılır:<br />
Sevinçten, heyecandan içim içime sığmıyor; bağırmak,kahkahalar atmak,ağlamak istiyorum.<br />
At ölür, meydan kalır;yiğit ölür , şan kalır.<br />
Kel ölür , sırma saçlı olur ; kör ölür , badem gözlü olur.</p>
<p>d)Önceki cümleye “fakat,oysa ,lakin,ancak,çünkü…” gibi bağlaçlarla bağlanan cümlelerde bağlaçlardan önce kullanılır:<br />
Bu romanı inceledim ;fakat pek beğendiğimi söyleyemem.<br />
Köye sen git;ancak orada çok fazla kalma.<br />
Kazanacağım ;çünkü çok çalışıyorum.</p>
<p>NOT:  Noktalı virgül, yukarıda sayılan bağlaçlardan önce kullanıldığı gibi bunların yerine de kullanılabilir.</p>
<p>Bugün erken yatmalıyım;yarın sınav var.<br />
İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen; hayattaki tek dayanağın odur.<br />
Sıkı giyinin ;dışarısı çok soğuk.</p>
<p>e)Öğeler arasında anlam karışıklığını önlemek için kullanılır:<br />
Murat;Hasan ,Ali ve Osman’dan daha çalışkanmış.<br />
Elma;armut,muz ve üzümden yararlıdır.</p>
<p>f)Özneden sonra virgüllerle ayrılan eş görevli sözcükler varsa ,özne noktalı virgülle ayrılır.<br />
1.yeni grubunun en ünlü temsilcilerinden olan Orhan Veli ; dili çok iyi kullanan ,okuyucuyu değişik bir romantizme sürükleyen , güçlü bir şairdir.</p>
<p>Not: Noktalı virgülden ve virgülden sonra gelen sözcükler – özel isim değil iseler- küçük harfle başlar.Diğer noktalama işaretlerinden sonra gelen sözcükler büyük harfle başlar.</p>
<p><strong> 4.İKİ  NOKTA(:) :</strong></p>
<p>a)Bir cümle veya sözcükten sonra yapılacak açıklamalardan önce kullanılır.<br />
Şimdi herkes ona şöyle sesleniyordu:Atmaca Kamil.<br />
Bence bu cinayetin iki nedeni olabilir:Birincisi namus meselesi,ikincisi çıkar kavgasıdır.<br />
Demokrasinin tek dayanağı vardır: O da özgürlüktür.</p>
<p>b)Alıntı cümlelerden önce kullanılır.<br />
Bu sanatçının romanla ilgili şu sözünü anmadan geçemeyeceğim:“Roman yol boyunca gezdirilen bir aynadır.”<br />
Hacı Bektaş-ı Veli:“Eline,beline,diline sahip ol.” demiş.</p>
<p>c)Öykü ve romanlarda konuşma çizgisinden önce kullanılır:</p>
<p>Süleyman Çavuş:<br />
—- Bırak açma o bahsi ,dedi .<br />
Kooperatif katibi kaşlarını çattı:<br />
—- Yoo, böyle deme Süleyman Çavuş.</p>
<p>Not:İki noktadan sonra yapılacak açıklama bir cümle niteliğinde değilse küçük harfle başlar.</p>
<p>En çok sevdiğim meyvelerden bazıları şunlardır:muz,elma,portakal…</p>
<p><strong>5.KESME İŞARETİ( ’):</strong></p>
<p>a)Özel adlardan sonra gelen çekim eklerini ayırmada kullanılır:<br />
Yakup Kadri’nin Yaban’ı Kurtuluş Savaşı dönemini anlatır.</p>
<p>b)Kısaltmalardan sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır<br />
KKTC’yi her alanda destekliyoruz.<br />
Yarın ABD’ye gidecek.</p>
<p>NOT:Küçük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde kelimenin okunuşu;büyük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde kısaltmanın son harfinin okunuşu esas alınır.</p>
<p>kg’dan<br />
PTT’ye</p>
<p>NOT:Sonunda nokta bulunan kısaltmalar, kesme işaretiyle ayrılmaz.</p>
<p>vb.leri<br />
mad.si<br />
Alm.dan<br />
İng.yi</p>
<p>c)Her türlü rakamdan sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır.<br />
36’nın ortak bölenleri nelerdir?<br />
Sen 9’uncu sınıfta mı okuyorsun?</p>
<p>UYARI: Özel isimler yapım eki aldıklarında kesme işaretiyle ayrılmaz.Yapım ekinden sonra gelen çekim ekleri de ayrılmaz.</p>
<p>Ankaralıdan<br />
Konyalım<br />
Amerikalılar<br />
İslamcı</p>
<p>NOT:-ler eki –gil yapım ekinin yerini tutarsa kesme işaretiyle ayrılmaz.</p>
<p>Dün Alilere gittim.<br />
Sınıftaki Ali’ler ayağa kalksın.</p>
<p>NOT:Özel adlar yerine kullanılan ‘o’ zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz ve kendisinden sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz.</p>
<p>Ben onun ne kadar kibirli biri olduğunu bilmez miyim?</p>
<p>d)Bazı sözcüklerde anlam karışıklığını önlemek için kullanılır:<br />
Osmanlılarda kadı’nın önemli bir yeri vardır.<br />
Pencereden kar’ı seyrediyorum.</p>
<p>e)Seslerin konuşma sırasında ya da şiirde vezin gereği düştüğünü göstermek için kullanılır:</p>
<p>N’apalım<br />
N’eylersin<br />
N’etsin<br />
Vardı m’ola  sevdiğim yurduna</p>
<p><strong> 6.SORU İŞARETİ(?):</strong><br />
a)Soru bildiren cümle veya sözcüklerin sonunda kullanılır, cümle sözde soru cümlesi de olsa yani karşıdan bir cevap beklenmese de cümlenin sonuna soru işareti konur.<br />
Türk edebiyatının ilk yazılı belgesi nedir? (cevap bekliyor:gerçek soru cümlesi)<br />
Bu havada dışarı mı çıkılır? (cevap beklemiyor:sözde soru cümlesi)<br />
Böyle bir adama nasıl güvenirsin? (cevap beklemiyor:sözde soru cümlesi)<br />
Seni hiç sevmez olur muyum? (cevap beklemiyor:sözde soru cümlesi)<br />
Bu kitapları ona mı vereceğim? (cevap bekliyor:gerçek soru cümlesi)</p>
<p>b)Kuşku duyulan bilgilerin yanına ya da bilinmeyen bilgiler yerine parantez içinde konulur.<br />
Kayıkçı Kul Mustafa (?-1658?) halk edebiyatımızın destan şairlerinden biridir.<br />
Karacaoğlan’ın  Güneydoğu Anadolu’da (?) yaşadığını söylüyor.</p>
<p>UYARI: İçinde soru sözcüğü olsa bile , bir cümle soru anlamı taşımıyorsa sonuna soru işareti konulmaz.</p>
<p>Neden gittiğini bilmiyoruz.<br />
Bana nasıl çalışacağımı söylemedin.</p>
<p><strong>7.ÜNLEM(!):</strong><br />
a)Şaşma , korku, kızma ,heyecan,sevinme… gibi duyguları dile getiren cümlelerin sonunda kullanılır:<br />
Dur,bir yanlışlık yapmayalım!<br />
Git başımdan seni görmek istemiyorum!<br />
Eh, hayırlısı neyse o olsun!<br />
Lanet olsun böylesi işe!<br />
Böyle maç olmaz olsun!<br />
Yaşasın ,sınavı kazanmışım!</p>
<p>b)Küçümseme , yerme,alay etme amacıyla parantez içinde kullanılır:<br />
Akla durgunluk verecek reklam kampanyalarıyla büyük(!) sanatçılar yaratılıyor.<br />
Bu kasabada onun ne kadar akıllı(!) olduğunu bilmeyen mi var?</p>
<p><strong>8.ÜÇ NOKTA(…):</strong><br />
a)Herhangi bir nedenle bitmemiş ya da okuyucunun anlayışına bırakmak için bitirilmemiş cümlelerin sonuna konur.<br />
Şu bahar yağmurları bir gelse…<br />
Birdenbire karşımıza çıkıveren yeşillik denizi…<br />
Karşı sahilde mor,fark olunmaz sisler altındaki dağlar,korular, beyaz yalılar…Bunları seyretmek bana huzur veriyor.</p>
<p>b)Birtakım örnekler sayıldıktan sonra “vb” anlamında kullanılır:<br />
Binanın tepesinden neler görünmüyordu ki:caddeler,sokaklar,evler,insanlar…<br />
Bu köyün insanları konukseverdir,alçakgönüllüdür,iyidir…</p>
<p>c)Söz arasında söylenmek istenmeyen sözler yerine kullanılır:<br />
Şu … adamı gözüm görmese iyi olacak.<br />
Kılavuzu karga olanın burnu b…tan çıkmaz.</p>
<p><strong> 9.TIRNAK İŞARETİ( “… ”):</strong><br />
a)Aktarma söz ya da cümleler tırnak içinde gösterilebilir.<br />
Sanatçının şu sözünü unutmamak gerekir:“Gerçek uygarlık insanın yüreğinde değilse hiçbir yerde yoktur.”</p>
<p>b)Önemi belirtilmek istenen sözcükler , terimler tırnak içinde gösterilir.<br />
“Bayrak” bir ulusun bağımsızlığını simgeler.<br />
Günümüzün en önemli sorunlarından biri de “çevre kirliliği”dir.</p>
<p>c)Yazıda geçen eser adları tırnak içine alınabilir:<br />
“Çalıkuşu” Anadolu gerçeğinin tüm çıplaklığıyla anlatıldığı bir romandır.</p>
<p>NOT:Tırnak içindeki söze ek gelirse tırnaktan sonra gelir, kesme işareti kullanılmaz.</p>
<p>R.N.Güntekin’in “Acımak”ını okumanızı tavsiye ediyorum.</p>
<p>NOT:Tırnak içindeki cümlenin içinde bir tırnak daha kullanmak gerekirse ikinci tırnak tekli olur.</p>
<p>“Ahmet Mithat Efendi halkı eğitmek istediğinden:‘Sanat toplum içindir.’der.”</p>
<p><strong> 10.PARANTEZ(AYRAÇ) ( ):</strong><br />
a)Cümle içindeki açıklamalar parantez içinde gösterilebilir:<br />
Adana ve yöresi (Çukurova) ülkemizin pamuk ambarıdır.<br />
Böyle sözcüklere (yansımalara) her dilde rastlanır.</p>
<p>b)Bir sözcüğün eş anlamlısı parantez içinde verilebilir:<br />
Türk Dil Kurumu yerbilim (jeoloji) ile ilgili terimleri bir kitapta toplamış.<br />
Tezat (abartma) edebiyatta en çok kullanılan sanatlardan biridir.</p>
<p>c)Bir kişiden söz edilirken doğum ve ölüm tarihleri parantez içine alınır:<br />
Yakup Kadri Karaosmanoğlu (1889-1974) teknik yönden kusursuz romanlar yazdı.</p>
<p>d)Yabancı sözcüklerin okunuşu parantez içinde gösterilir:<br />
Bacon (Beykın) denemeleriyle ün kazanmıştır.</p>
<p>e)Tiyatro metinlerinde hareketleri anlatan bölümler parantez içinde gösterilir:<br />
Adam—(Yerinden kalkar ,suratını asarak):Sen ne diyorsun beyefendi?</p>
<p>NOT:Parantez içine alınan bölüm içinde tekrar parantez açılması gerekirse ilk önce köşeli parantez açılır ve sonra köşeli parantez kapatılır.Aradaki parantez normal olur.</p>
<p>Tasavvuf edebiyatının bu çok önemli sanatçısı[Yunus Emre(13.-14.yy)] yaşadığı dönemde evrenselliği yakalamıştır.</p>
<p><strong> 11.KISA ÇİZGİ(-):</strong><br />
a)Bir olayın başlangıç ve bitiş tarihleri arasına konur.<br />
Bu savaş 1859-1870 yılları arasında olmuştur.</p>
<p>b)Birbiriyle ilgili ülke,şehir ya da kavramlar arasına konur.<br />
Adana-Ceyhan arası kaç kilometre?<br />
Türkiye-İran ilişkileri gelişiyor.</p>
<p>c)Cümle içindeki arasözlerin ve aracümlelerin başında ve sonunda virgül,parantez kullanılabileceği gibi kısa çizgi de kullanılabilir.<br />
Şiir ve romanla ilgili düşüncelerimi –sen de bilirsin ki- ona uzun uzun anlatmıştım.</p>
<p>d)Cümle sonunda satıra sığmayan sözcüklerin bölünmesinde kullanılır.<br />
…………………………………………söyledik-</p>
<p>lerimi unutma.</p>
<p>e)Dilbilgisinde eklerden önce ve mastar halindeki fiillerden sonra kullanılır.<br />
“Kulaklık” sözcüğündeki –lık yapım eki bir alet ismi yapmıştır.<br />
Işık sözcüğü, ışı- fiilinden türemiştir.</p>
<p>f)Osmanlıca tamlamalarda kullanılır.<br />
Aslında Servet-i Fünun  ve Fecr-i Ati  dönemi ,edebiyatımızda yeni bir soluktur.</p>
<p><strong> 12.UZUN ÇİZGİ(—):</strong><br />
Konuşma metinlerinde konuşmaların başında kullanılır.</p>
<p>—-Bu kitabı okudun mu?<br />
—-Hayır okumadım.<br />
—-Okumanı tavsiye ederim ,çok güzel.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erguvanim.net/blog/noktalama-isaretleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstabul Bilgi Evleri&#8230;</title>
		<link>http://www.erguvanim.net/blog/istabul-bilgi-evleri/</link>
		<comments>http://www.erguvanim.net/blog/istabul-bilgi-evleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Dec 2011 23:19:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumsal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gerekli bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[belediyeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erguvanim.net/blog/istabul-bilgi-evleri/</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul&#8217;da Belediyelerin Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’ne bağlı Bilgi Evleri: İlköğretim çağındaki çocukların çağımızın getirdiği teknolojik imkanlardan faydalanabileceği, ödevlerini eğiticiler gözetiminde yapabileceği, sıcak en önemlisi bir takım kirli mekanlarla temasını engelleyecek ailelerin gönül rahatlığıyla çocuklarını gönderebileceği samimi bir dostluk ortamı sunan ve tüm hizmetleri ücretsiz olan Bilgi Evleri&#8230; Yukarıda da bahsettiğim gibi Bilgi Evlerinde çocuklar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http://www.erguvanim.net/blog/istabul-bilgi-evleri/&amp;layout=standard&amp;show_faces=1&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;font=" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:30px"></iframe><p>İstanbul&#8217;da Belediyelerin Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’ne bağlı Bilgi Evleri:<br />
İlköğretim çağındaki çocukların çağımızın getirdiği teknolojik imkanlardan faydalanabileceği, ödevlerini eğiticiler gözetiminde yapabileceği, sıcak en önemlisi bir takım kirli mekanlarla temasını engelleyecek ailelerin gönül rahatlığıyla çocuklarını gönderebileceği samimi bir dostluk ortamı sunan ve tüm hizmetleri ücretsiz olan Bilgi Evleri&#8230;</p>
<p>Yukarıda da bahsettiğim gibi Bilgi Evlerinde çocuklar günlük ödevlerini görevli öğretmenler gözetiminde yapabiliyorlar. Belirli zamanlarda düzenlenen etütlere katılabiliyorlar. İnternet sınıflarında bilinçli kullanıcılar olarak eğitim alıyorlar. Toplu gezi programlarına, kişisel faaliyetlere katılıp eğitici ve eğlenceli zaman geçirebiliyorlar.<br />
<span id="more-1131"></span><br />
Bilgi Evleri&#8217;nin sunduğu imkanlardan bir tanesi de okumayı sevdirecek ve araştırma yapabilecekleri geniş kitap arşivine sahip kütüphanelerin çocukları bekliyor olması. Zaman zaman büyükler için de düzenlenen kitap okuma programlarından birisine katılmıştım ve bir hayli kitap okumuştum <img src='http://www.erguvanim.net/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Rehberlik ve psikolojik danışmanlık biriminde çocuklara ve ailelerine yönelik seminerler ve danışmanlık yapılıyor.</p>
<p>Bu faaliyetlerden yararlanabilmek için bilgi evlerine üye olmak gerekiyor. Üye olmayan ziyaretciler ise misafir olarak belirli programlara katılabiliyorlar.</p>
<p>Oturduğunuz semtte bir Bilgi Evi varsa ilköğretim öğrencisi iseniz ve üye olmak istiyorsanız:<br />
3 adet vesikalık fotoğraf,<br />
kimlik fotokopisi,<br />
ikametgâh belgesi,<br />
öğrenci belgesi ve<br />
veli tarafından üyelik formunun doldurulması gerekiyor.</p>
<p><strong>Bilgi Evleri ve İletişim Bilgileri</strong></p>
<p><strong><a href="http://gungorenbilgievleri.com//index.php?option=com_frontpage&amp;Itemid=1">Güngören Belediyesi Bilgi Evleri:</a></strong><br />
<a href="http://gungorenbilgievleri.com/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=12&amp;Itemid=29">Akşemsettin Bilgi Evi</a><br />
Adres : Güneştepe Mahallesi Necip Fazıl Kısakürek Caddesi No: 159 Güngören/İSTANBUL<br />
Telefon : (0212) 433 38 60<br />
Fax : (0212) 433 50 44<br />
E-mail : <a href="mailto:aksemsettin@gungorenbilgievleri.com">aksemsettin@gungorenbilgievleri.com</a></p>
<p><a href="http://gungorenbilgievleri.com//index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=13&amp;Itemid=31">İbn-i Sina Bilgi Evi</a><br />
Adres : Haznedar Mahallesi Posta Caddesi No:42 Güngören/İSTANBUL<br />
Telefon : (0212) 643 44 86<br />
Fax : (0212) 433 50 44<br />
E-mail : <a href="mailto:ibnisina@gungorenbilgievleri.com">ibnisina@gungorenbilgievleri.com</a></p>
<p><a href="http://gungorenbilgievleri.com//index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=14&amp;Itemid=32">Ahmet Yesevi Bilgi Evi</a><br />
Adres : Sanayi Mahallesi Muratpaşa Caddesi No:31 Güngören/İSTANBUL<br />
Telefon : (0212) 502 24 55<br />
Fax : (0212) 433 50 44<br />
E-mail : <a href="mailto:ahmetyesevi@gungorenbilgievleri.com">ahmetyesevi@gungorenbilgievleri.com</a></p>
<p><a href="http://gungorenbilgievleri.com//index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=15&amp;Itemid=33">Mimar Sinan Bilgi Evi</a><br />
Adres : M. Nezihi Özmen Mahallesi Çoşkun Sokak No:7 Güngören/İSTANBUL<br />
Telefon : (0212) 483 22 58<br />
Fax : (0212) 433 50 44<br />
E-mail : <a href="mailto:mimarsinan@gungorenbelediyesibilgievleri.com">mimarsinan@gungorenbelediyesibilgievleri.com</a></p>
<p><a href="http://www.uskudar-bld.gov.tr/portal/bilgievi/t1.jsp?PageName=main"><strong>Üsküdar Belediyesi Bilgi Evleri</strong></a><br />
<span style="color: #ff6600;"> Bulgurlu Bilgi Evi</span><br />
Adres : Bulgurlu Mahallesi Toygar Çeşmesi Sk.No:91 Üsküdar<br />
Tel : (90)216 316 34 14</p>
<p><span style="color: #ff6600;">Burhaniye Bilgi Evi</span><br />
Adres : Yazmacı Emine Sokak No:7 Burhaniye/ Üsküdar<br />
Tel : +(90)216 531 30 00/2277</p>
<p><span style="color: #ff6600;">Güzeltepe Bilgi Evi</span><br />
Adres : Namazgah Cad. Güzeltepe Mah. No:18 Üsküdar<br />
Tel : +(90)216 422 47 43</p>
<p><span style="color: #ff6600;">Hasan Tan Bilgi Evi</span><br />
Adres : Grifsen Asım Çıkmazı No:6 Üsküdar<br />
Tel : +(90)216 341 84 42</p>
<p><span style="color: #ff6600;">Kirazlıtepe Bilgi Evi</span><br />
Adres : Kirazlıtepe Mahallesi Orhan Seyfi Orhun Caddesi Kirazlıtepe Büyükcami Altı Üsküdar<br />
Tel : +(90)216 422 65 29</p>
<p><span style="color: #ff6600;">Küplüce Bilgi Evi</span><br />
Adres : Saray Cad.Saray Cami Sk. No:18 Üsküdar<br />
Tel : +(90)216 557 67 82</p>
<p><span style="color: #ff6600;">Mehmet Akif Ersoy Bilgi Evi</span><br />
Adres : M.Akif Ersoy Mah. Hasippaşa Cad.Ak Sk.No:15 Üsküdar<br />
Tel : +(90)216 321 76 03</p>
<p><span style="color: #ff6600;">Şair Nabi Bilgi Evi</span><br />
Adres : İmrahor Salacak Mah. No:2 Üsküdar<br />
Tel : +(90)216 531 30 00/2283</p>
<p><span style="color: #ff6600;">Ünalan Bilgi Evi</span><br />
Adres : Ünalan Mah.Ünalan Cad.No:11 Ünalan/ Üsküdar<br />
Tel : +(90)216 531 30 00/2275</p>
<p><span style="color: #ff6600;">Yavuztürk Niyazi Sayın Bilgi Evi</span><br />
Adres : Yavuztürk Mah. Karadeniz Caddesi No:61 Üsküdar<br />
Tel : +(90)216 523 72 22 &#8211; 0216 531 30 00/2378</p>
<p><span style="color: #ff6600;">Zeynep Kamil Bilgi Evi</span><br />
Adres : Opr. Dr. Burhanettin Üstüner Cd. Zeynep Kamil Hastanesi Doğum Acil Yanı. Üsküdar/İstanbul<br />
Tel : +(90)216 492 31 23<br />
Faks : +(90)216 532 81 20</p>
<p><strong><a href="http://www.umraniye.bel.tr/bpi.asp?caid=240&amp;cid=1145">Ümraniye Belediyesi Bilgi Evleri</a></strong><br />
<span style="color: #ff6600;"> Yunus Emre Bilgi Evi</span><br />
Adres : Çakmak Mah. İkbal Cad. No:6 Ümraniye<br />
Tel : (0216) 466 21 85</p>
<p><span style="color: #ff6600;">Mevlana Bilgi Evi</span><br />
Adres : Atakent Mah. Muhsin Ertuğrul s. No: 1/1 Ümraniye<br />
Tel : (216) 523 09 72 &#8211; 73</p>
<p><span style="color: #ff6600;">Erdem Beyazıt Bilgi Evi</span><br />
Adres : Çakmak Mah. 23 Nisan cad. no:17<br />
Tel : (216) 521 29 84</p>
<p><a href="http://www.zeytinburnu.bel.tr/bilgievleri/index.cfm"><strong>Zeytinburnu Belediyesi Bilgi Evleri</strong></a><br />
<span style="color: #ff6600;"> Merkezefendi Bilgi Evi</span><br />
Adres : Semt Konağı Merkezefendi Mah. Sabri Ülker sk No:34/A 34015 Zeytinburnu<br />
Telefon : 0212 413 11 78</p>
<p><span style="color: #ff6600;">Seyitnizam Bilgi Evi</span><br />
Adres : Semt Konağı Seyitnizam Mah. G 13 sk. 34015 Zeytinburnu<br />
Telefon : 0212 413 11 77</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erguvanim.net/blog/istabul-bilgi-evleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AÖF sınavlarına nasıl hazırlanalım?</title>
		<link>http://www.erguvanim.net/blog/aof-sinavlarina-nasil-hazirlanalim/</link>
		<comments>http://www.erguvanim.net/blog/aof-sinavlarina-nasil-hazirlanalim/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Oct 2011 21:45:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumsal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[AÖF]]></category>
		<category><![CDATA[dersler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erguvanim.net/blog/?p=2213</guid>
		<description><![CDATA[İşletme, İktisat ve Açıköğretim Fakültesi öğrencilerinin kendi kendilerine ders çalışabilmeleri için hazırlanmış olan e-portal sayesinde istedikleri zaman internet bağlantılı bir bilgisayarla sınavlara hazrlanabilirler. Yapmanız gereken www.eogrenme.aof.edu.tr adresine girerek TC kimlik numaralarını yazıp oturum açtıktan sonra fakülte, bölüm ve çalışmak istediğiniz dersi seçip çalışmaya başlamak. Portalda Deneme sınavları e-Alıştırma, e-Kitap ve e-Televizyon, e-Danışmanlık, e-Seslikitap gibi farklı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http://www.erguvanim.net/blog/aof-sinavlarina-nasil-hazirlanalim/&amp;layout=standard&amp;show_faces=1&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;font=" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:30px"></iframe><p>İşletme, İktisat ve Açıköğretim Fakültesi öğrencilerinin kendi kendilerine ders çalışabilmeleri için hazırlanmış olan e-portal sayesinde istedikleri zaman internet bağlantılı bir bilgisayarla sınavlara hazrlanabilirler. Yapmanız gereken <a href="http://www.eogrenme.aof.edu.tr/" target="_blank">www.eogrenme.aof.edu.tr</a> adresine girerek TC kimlik numaralarını yazıp oturum açtıktan sonra fakülte, bölüm ve çalışmak istediğiniz dersi seçip çalışmaya başlamak.<br />
<span id="more-2213"></span><br />
Portalda Deneme sınavları e-Alıştırma, e-Kitap ve e-Televizyon, e-Danışmanlık, e-Seslikitap gibi farklı öğrenme stilleri yayınlanmaktadır. Kendinize uygun olanı seçip çalışmaya başlayabilirsiniz.</p>
<p>İsterseniz e-seslikitap bölümünden, dersleri MP3 formatında indirip MP3 veya başka bir ortamda hem işinizi yapıp hem dersleri dinleyebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erguvanim.net/blog/aof-sinavlarina-nasil-hazirlanalim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarla iletişim</title>
		<link>http://www.erguvanim.net/blog/cocuklarla-iletisim/</link>
		<comments>http://www.erguvanim.net/blog/cocuklarla-iletisim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Sep 2011 23:12:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hanimeli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gerekli bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[aile hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erguvanim.net/blog/?p=6331</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarla iletişim Çocuklarımızla İletişim Sürecinde Nelere Dikkat etmeliyiz? İletişim, yaşamımızdaki en önemli süreçlerden birisidir. Yaşarken, bu sürecin çoğu kez farkına bile varmayız. Ancak, olumsuz yaşantılar ve duygular, yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunda sürecin farkına varmaya başlarızAnne-baba, anne-çocuk, baba-çocuk, öğretmen-öğrenci kısaca insan- insan arasında sözlü veya sözsüz karşılıklı anlam içeren mesajların iletimine iletişim diyoruz. Her an [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http://www.erguvanim.net/blog/cocuklarla-iletisim/&amp;layout=standard&amp;show_faces=1&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;font=" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:30px"></iframe><p>Çocuklarla iletişim		</p>
<p>Çocuklarımızla İletişim Sürecinde Nelere Dikkat etmeliyiz?</p>
<p>İletişim, yaşamımızdaki en önemli süreçlerden birisidir. Yaşarken, bu sürecin çoğu kez farkına bile varmayız. Ancak, olumsuz yaşantılar ve duygular, yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunda sürecin farkına varmaya başlarızAnne-baba, anne-çocuk, baba-çocuk, öğretmen-öğrenci kısaca insan- insan arasında sözlü veya sözsüz karşılıklı anlam içeren mesajların iletimine iletişim diyoruz. Her an iletişim içindeyiz.</p>
<p>Annenin hamile kaldığını öğrendiğinde bebeğinin farkına varması ile birlikte iletişim süreci de başlıyor. Babanın annenin karnını sevip okşaması, bebeğin hareketlerini anne ile birlikte izlemeleri &#8220;Sen şu andan itibaren bizim hayatımızın önemli bir parçasısın&#8221; iletisini sevgi ile yüreklerinden geçirmeleri bebekleri ile ilk iletişimlerini başlatır. Aileye yeni bir üyenin gelmesi, doğal olarak bazı düzenlemeleri ve değişiklikleri beraberinde getirir. Bebeğin bakımının getirdiği sorumluluk, bazen eşler arasında sorunlar yaşanmasına neden olabilir. Eşler birbirlerinin ihmal edildiğini düşünebilirler. Genelde bu açıkça ifade edilmez farklı biçimlerde kedini gösterir. Burada yapılabilecek en olumlu davranış eşlerin birbirlerine kendi duygularını samimi biçimde ifade edebilmeleridir. Bazen eşler toplumsal rollerin getirdiği sorumlulukların etkisiyle yaşadıkları güçlükleri ifade etmekte zorlanırlar. Ertelenen bu duygular giderek daha büyür ve hiç beklenmeyen durumlarda şekil değiştirerek ortaya çıkar ve ilişkileri zedeler. Eşler arasındaki bu olumsuz iletişim bebeği de etkileyebilir. Bebeğin en iyi gıdası anne baba arasındaki sağlıklı ilişkinin yaratığı iletişim ortamıdır.<br />
<span id="more-6331"></span><br />
Bebeğin bakımıyla ilgili olarak ağırlıklı sorumluluğun annede olması babanın anneye duygusal desteği ile dengelenebilir. Annenin kendine ve annelik rolünü yerine getirdiğine ilişkin güven duygusu bebeğiyle olan iletişiminde çok önemlidir. Güvensiz anneler bebeklerine bakım zamanlarını ya sık sık değiştirirler ya da kendi gereksinimlerine göre düzenlerler. Bu tutumun bebek üzerinde çok olumsuz etkisi vardır. Bebek, gelişmesi için çok önemli bir besin kaynağından &#8220;Sen ve senin gereksinmelerin bizim için çok önemli&#8221; mesajından yoksun büyür. Oysa, bebeğin bakımını bebeğin gereksinmelerine göre düzenlemek bebeğin duygusal, sosyal ve zihinsel gelişimini önemli katkılarda bulunacaktır. Gereksinmelerine ilgi ve yanıt alan bebekler hem kendilerine hem de çevrelerine ait güven duygularını geliştireceklerdir. Bu bebeklerin zeka gelişimleri de diğer gruptaki annelerin bebeklerine göre daha iyi olacaktır.</p>
<p>Bebekler konuşmaya başladıklarında, mesajlarının çoğu henüz tam anlaşılır değildir. Bu noktada onların ne istediklerini tahmin etmek her zaman mümkün olmayabilir. Ancak ailenin çocuğun ne istediğini anlayabilmesi için çaba harcaması, doğru anlayıp anlamadığını kontrol etmesi, bunu yaparken de sabırlı olması, çocuğun hem dil hem de kişilik gelişimini olumlu yönde etkileyecektir. Bebek, çabasının değerlendirildiğini görerek kendini değerli hissedecektir. Böylelikle mesajlar giderek daha anlaşılır hale gelecektir. Aynı şekilde çocukların sözel mesajlarına da mutlaka karşılık verilmelidir. Çocuk yanıt aldıkça daha fazla iletişimde bulunacak dolayısı ile sosyal, duygusal ve zihinsel dünyası daha zenginleşecektir. Çocuklar, pek çok şey isterler. Eğer çocuğun isteği yerine getirilebilecek bir istekse amacına ulaşmasına yardımcı olunur. Böylece çocuk amaçlı istekleri konusunda bir öngörüye sahip olur. Eğer çocuğun isteği, yerine getirilemeyecek bir istekse bunun nedenleri açıklanmalı ve o isteğinin yerine geçebilecek bir başka yol önerilmelidir. Böylelikle hem çocuk ile olumsuz bir iletişim yaşanmamış olur hem de çocuk farklı durumlara uyum yapabilme yeteneği kazanır. Çocuklar duyu organlarıyla dünyayı keşfederler. Sürekli olarak gözlemlerini ebeveynleri ile paylaşmak ve onaylanmak isterler. Çocuğun gözlemlerine katılmak onların kendilerine olan güvenlerini arttırır. Yine, çocukların öğrenmeye ilişkin mesajlarına da örneğin &#8220;Bebek nereden geliyor&#8221; gibi, doğru ve kısa yanıtlar verilmeli ayrıntılara girilmemelidir. Doğru yanıtı alan çocuk kendini önemli hisseder. Yanlış ya da kaçamak yanıtlar hem çocuğun karşısındakine olan güven duygusunu zedeler hem de sağlıksız yollardan sorularına yanıt bulmasına yol açar. Çocuklarla olan sözel iletişimde bir başka yöntem ise, çocuğun öğrenmeye açık olduğu anlarda yetişkinlerin çocuğun ilgisine, öğretici bir unsurla yanıt vermeleridir. Şöyle ki, çocuk herhangi bir şey istediğinde, örneğin &#8220;süt içmek&#8221; istiyor. Yetişkin sütün yanına bir başka bilgiyi de ek olarak sunabilir-Al sana kırmızı bardakta süt, gibi.</p>
<p>Bilindiği üzere, etkili bir iletişim ortamının çocuklarımıza sınırsız yararları vardır. Çocuklarımızı korkutmadan da, sorumlu, paylaşmayı bilen kendi kendini disipline edebilen yaratıcı bireyler olarak yetiştirebiliriz. Anne baba olmanın gereği, davranışlarda tutarlı olmaktır. Bize ait çeşitli nedenlerden dolayı bugün onaylamadığımız bir davranışı ertesi gün ruhsal durumunuzun değişmesiyle onaylıyorsak bu davranışımız çocukta o davranışla ilgili olarak bir belirsizliğe yol açar. Bu nedenle, duygusal durumumuz ya da o an içinde bulunduğumuz güçlük ya da sıkıntı ne olursa olsun aynı davranışa aynı kararlılıkla yaklaşırsak, çocuğumuzun da o davranışla ilgili olumlu bir tutum kazanması daha kolay olacaktır. Aksi takdirde, bugün kazandıramadığımızı yarın istemek durumunda kaldığımızda kendi davranışımızla yüzleşebiliriz.</p>
<p>Çocuklarla, etkili iletişim kurmanın öncelikli adımı, onları duymak, dinlemek ve dediğini anlamaya çalışmak olmalıdır. Oysa, çoğu kez onları dinlediğimizi düşünürken dinlemeyiz bile. Çocuklar, bir şey anlatırken uyarı, ikaz gibi çeşitli müdahalelerle sözlerini keseriz. Böyle olunca da dinlenmediğini düşünen çocuk, yetişkin ile olan tüm iletişim kanallarını giderek kapatır.</p>
<p>O halde, çocuklarımızı nasıl dinleyelim? Aktif Dinleme adı verilen yöntemde, çocuğun sözcükleri açılarak tekrar edilir. Dinleyen, sadece karşısındakinin söylediği sözcüklerin anlamını aşmayan sözcükler söyler. Ek bir yorum ya da yargı getirmez. Böylece dinlenilen çocuk, anlaşılmaktan dolayı kendini rahatlamış ve mutlu hisseder. Bazen, hiçbir şey söylemeden de sadece sessiz kalarak çocuğumuzu dinleyebiliriz. Sessizlik, karşımızdaki kişiye konuşma olanağı ve fırsatı verir. Çocuklarımızı dinlerken, empati yapabiliriz. Yani kendimizi onun yerine koyarak, neler hissettiğini anlamaya çalışabiliriz. Bunu yaparken de onun duygu ve düşüncelerini anne baba bakışı ile değil de insan olarak anlamaya çalışabiliriz. Unutmamalıyız ki, çocuğumuz da olsa, küçük de olsa onun da kendine özgü duygu ve düşünceleri var.Ona ve düşüncelerine saygı gösterildiğini hisseden ,yaşayan çocuk büyür ve gelişir.</p>
<p>Anne baba ve çocuk arasında yaşanan çatışmaların çoğu genelde çocukların yaptığı olumsuz davranışlar sırasında oluşur. Anne baba, yaşanan bir çatışmada öfke ve kızgınlığını hemen çocuğa yöneltir. &#8220;Nasıl zayıf alırsın? Sen adam olmayacaksın!&#8221; gibi. Burada kullanılan dil SEN dilidir. Yaşanılan olayda, üzerinde durulması gereken davranış olduğu halde yaklaşım çocuğun tüm benliğine ve kişiliğine yöneliktir. Bir, yetişkin olma yolunda süratle ilerleyen çocuk, genç SEN dili ile bütün silahlarını kalkanlarını, kırılan, incinen benliğini korumak amacı ile kuşanır ve karşı saldırıya geçer. Çocuklarımız, büyürken onlar hakkında söylediğimiz olumlu düşüncelerle gelişir ve zenginleşirler. Eleştiri ve olumsuz duyguların onların gelişimlerine hiçbir katkıları yoktur. Yukarıdaki örnekte olduğu gibi, çocuğun zaten ders çalışma davranışı ile ilgili bir güçlüğü varsa, SEN dili ile konuşmak onun sıkıntısını arttırmaktan başka bir işe yaramaz. Bunun yerine, onlarla BEN dili ile konuşabiliriz. BEN dilinde, yetişkin yaşanılan çatışma ile ilgili olarak kendi duygu ve düşüncelerini ifade eder. Bu durumda çocuk, suçlanmadığından, olayla ilgili sorumluluğunu üstlenebilir. Aynı zamanda da karşısındaki insanın ihtiyaçlarının farkına varır.</p>
<p>Unutmayın, bugün çocuğunuzla konuştuğunuz dil yarın onun kendi çocuğu ile konuştuğu dil olacaktır.</p>
<p>Psikolog İlknur Kurt</p>
<p>http://www.penguencocukevi.com/</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erguvanim.net/blog/cocuklarla-iletisim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

