Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını gizleyemiyordu.
Onu hayrete düşüren ÅŸey, “Bizim eve bile sığmaz” dediÄŸi o güzelim balonların adamı nasıl havaya kaldırmadığı idi. Baloncu dinlenmek için durakladığında o da duruyor ve sonra yine takibe koyuluyordu.
Bir ara adamın kendisine baktığını farkederek ona doğru yaklaştı ve bütün cesaretini toplayarak:
-Baloncu amca, dedi. Biliyormusun benim hiç balonum olmadı.
Adam çocuğu söyle bir süzdükten sonra:
-Paran var mı? diye sordu.  Sen onu söyle.
-Bayramda vardı, diye atıldı çocuk, önümüzdeki bayram yine olacak. Devamı… »
Pers Sultanı iki adamı ölüme mahkum etmiş.  Sultan’ın atını ne kadar sevdiğini bilen mahkumlardan bir tanesi hayatini bağışlarsa bir yıl içinde ata uçmayı öğretebileceğini söylemiş.
Eleanor, büyükannesine neler olduğunu anlamıyordu. Büyükannesi şekeri nereye koyduğunu, faturalarını ne zaman ödeyeceğini, markete alışverişe götürmek üzere onu evden ne zaman alacaklarını unutuyordu.
Eleanor annesine sordu: – “Büyükannemin nesi var ? Eskiden çok düzenli bir insandı. Åžimdi üzgün ve aklı karışık görünüyor ve her ÅŸeyi unutuyor.” Annesi: – “Büyükannen yaÅŸlanıyor. Åžimdi sevgiye her zamankinden daha çok gereksinimi var” dedi.
Okulda birinci sınıf öğrencileri, bir aile fotoğrafı üzerinde tartışıyorlardı. Fotoğrafdaki küçük çocuğun saç rengi ailenin öteki bireylerinin saç renginden farklıydı. Öğrencilerden biri o küçük erkek çocuğunun belki de evlatlık edinilmiş olabileceğini söyledi.
Onun bu sözünü duyan jocelynn jay adında küçük bir kız öğrenci birden sesini yükseltti: “Ben evlat edinilme konusunda her ÅŸeyi bilirim,çünkü ben de evlatlığım!….” Sınıftaki baÅŸka bir öğrenci sordu: “Madem biliyorsun bize anlatsana. Evlat edinilmek ne demekmiÅŸ?” Jocelynn kendisinden emin bir biÅŸimde bilgisini özetledi:
.Sevinçlerini sakın erteleme.
.Her gün otuz dakika yürüyüş yap.
.Çocukların adalet sözcüğünü duyduklarında seni anımsayacak gibi yaşa.
.Kaybedecek ÅŸeyleri olmayan insanlardan kork.
.Kendini ve başkalarını affetme- sini bil.
.Ucuz araba kullan ama alabileceğin en güzel evi al.
.Adam gibi üç fıkra öğren.
.Her yemekten önce şükret.
.Bir arkadaşına gizini açmadan önce iki kez düşün.
.Gözünün önünde hep güzel ÅŸeyler bulundur. Devamı… »
Bir adam ve oğlu ormanda yürüyüş yapıyorlar. Birden oğlan takılıp düşüyor.
Canı yandığından ‘AHHHHH’ diye bağırıyor. İleride bir dağın tepesinden
‘AHHHHH’ diye bir ses duyuyor ve çocuk ÅŸaşırıyor.
Merak ediyor ve ‘SEN KİMSİN?’ diye bağırıyor. Aldığı cevap ‘SEN KİMSİN?’
oluyor.
Aldığı cevaba kızıp ‘SEN BİR KORKAKSIN’ diye tekrar bağırıyor. DaÄŸdan gelen
ses ‘SEN BİR KORKAKSIN’ diye cevap veriyor. Çocuk babasına dönüp ‘BABA NE
OLUYOR BÖYLE?’ diye soruyor.
‘OÄžLUM’ diyor adam, ‘DİNLE VE ÖĞREN!’ ve daÄŸa dönüp ‘SANA HAYRANIM’ diye
bağırıyor. Gelen cevap ‘SANA HAYRANIM!’ oluyor. Baba tekrar bağırıyor, ‘SEN
MUHTEÅžEMSİN!’ Devamı… »
Okuma ve öğrenme zorluÄŸu çeken çocuklara özel eÄŸitim veren bir okul için bağış toplama yemeÄŸinde, çocuklardan birisinin babası katılımcılar tarafından asla unutulmayacak bir konuÅŸma yaptı. Okula ve kendini adamış öğretmenleri kutladıktan sonra Baba devam etti. “Ben inanıyorum ki, dünyaya fiziksel ve zekâ engelli Shay gibi bir çocuk geldiÄŸinde, gerçek insan doÄŸası kendini gösterme fırsatını buluyor ve bu da insanların o çocuÄŸa davranış ÅŸekillerinde kendini gösteriyor.”
Ve sonra aşağıdaki hikâyeyi anlatmaya başladı:
Shay ve babası bir gün parkta Shayin tanıdığı birkaç çocuÄŸun baseball oynadıklarını gördüler. Shay sordu, “Acaba oynamama izin verirler mi?”
Shay’in babası çoÄŸu çocuÄŸun Shay gibi bir çocuÄŸun takımlarında oynamasını istemeyeceklerini ama aynı zamanda eÄŸer oÄŸluna izin verirlerse oÄŸlunun o çok ihtiyacını duyduÄŸu, engellerine raÄŸmen baÅŸkaları tarafından kabul edilmenin özgüveni ve sahiplenme duygusunu vereceÄŸini de biliyordu. Devamı… »
Günesin o ilk doÄŸuÅŸ anına en son ne zaman tanık oldun insanoÄŸlu, taptaze ışıklarının tüm vücuduna yayılmasını ne zaman izledin kendinde, bir sonbahar sabahı o ılıklığı ne zaman hissettin yüreÄŸinde…
Bizler aslında bize her günün bir lütuf olduğunu anlamayacak kadar duyarsız bir şekilde geçip gidiyoruz bu hayattan.
Hanginiz sabah gözünü açtığında bunu dünyaya tekrarlıyor: Bugün özel bir gün çünkü ben bugün de yaşıyorum, gözlerim açık ilk nefesimi bilinçli bir şekilde çektim içime, bu bir ayrıcalık, bugün özel bir gün, evet bugün bana bir gün daha yasama şansı verildi diye.
İnsan yaÅŸamında ne sorunlar var ama biz o kazağı alamadık diye bütün günü o güzelim ruhumuza ve bedenimize azap çektirmekle geçiriyoruz veya sevgiliniz sizin sevginizin yüceliÄŸini anlamadı diye kahroluyoruz veya sular gitti diye, hava soÄŸudu diye bütün gün kendimize ve sevdiklerimize surat asıyoruz. Devamı… »