Erguvanim

BUGÜN YENİ BİR GÜN…

Arşiv, ‘Hikayeler’ kategorisi

Oca
06

Dert Ağacı…

Gönderen kumsal

Eski çiftlik evini restore etmek için tuttuðum marangoz, işteki ilk gününü
zorlukla tamamlamıştı. Arabasının patlayan lastiğionun işe bir saat geç gelmesine neden olmuş,
elektrikli testeresi iflas etmiş ve şimdi de eski püskü pikabı çalışmayı
reddetmişti.

Onu evine götürürken yanımda adeta bir taþ gibi oturuyordu.Evine ulaştığımızda beni, ailesiyle tanışmam için davet etti.
Eve doğru yürürken küçük bir ağacın önünde kısa bir süre durdu, dalların uçlarına her
iki eliyle dokundu. Kapı açıldığında; adam şaşırtıcı bir şekilde değişti. Yanık yüzü tebessümle
kaplandı, iki küçük çocuğunu kucakladı ve eşine kocaman bir öpücük verdi.
Devamı… »

Ara
23

Hesaplama hatası…

Gönderen kumsal

Dünyanın en komik kazası: Bir duvarcı ustasının şantiye şefine yazdığı mektup:
Sayın şantiye şefim;

İş kazası tutanağına planlama hatası diye yazmıştım. Bunu yeterli görmeyerek ayrıntılı anlatmamı istemişsiniz. Şu anda hastanede yatmama neden olan olaylar aynen aşağıda anlattığım gibi olmuştur:

Bildiğiniz gibi ben bir duvar ustasıyım. İnşaatın altıncı katındaki işimi bitirdiğim zaman biraz tuğla artmıştı. Yaklaşık 250 kg kadar olduğunu tahmin ettiğim bu tuğlaları aşağıya indirmek gerekiyordu.

Aşağıya indim, bir varil buldum, ona sağlam bir ip bağladım ve ardından altıncı kata çıktım. İpi bir çıkrıktan geçirip ucunu aşağıya saldım. Tekrar aşağıya indim ve ipi çekerek varili altıncı kata çıkardım. İpin ucunu sağlam bir yere bağlayıp tekrar yukarı çıktım. Bütün tuğlaları varile doldurdum. Aşağı indim, bağladığım ipin ucunu çözdüm. İpi çözmemle birlikte birden kendimi havalarda buldum. Nasıl bulmayayım? Ben yaklaşık 70 kiloyum. 250 kilogram varil süratle aşağıya düşerken beni yukarı çekti. Devamı… »

Ara
18

Mucize…

Gönderen kumsal


Sally, küçük kardeşi George hakkında anne ve babasının konuşmalarını duyduğu zaman yalnızca sekiz yaşındaydı. Kardeşi çok hastaydı ve onu kurtarabilmek için ellerinden gelen herşeyi yapmışlardı, Georgi’nin yalnızca çok pahalıya malolacak bir ameliyatla kurtulma şansı vardı fakat bunun için yeterli paraları yoktu.

Babasının, umutsuz bir biçimde annesine şöyle fısıldadığını duymuştu Sally: “Yalnızca bir mucize onu kurtarabilir.” Bu sözleri duyar duymaz, usulca kendi odasına yürüdü Sally. Domuz biçimindeki kumbarasını gizlediği yerden çıkartarak içindeki paraları yavaşça yere dökerek saymaya
başladı. Devamı… »

Ara
17

Her işte bir hayır var…

Gönderen kumsal

Bir zamanlar Afrika’daki bir ülkede hüküm süren bir kral vardı. Kral, daha çocukluğundan itibaren arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazdı. Nereye gitse onu da beraberinde götürürdü.

Kralın bu arkadaşının ise değişik bir huyu vardı. İster kendi başına gelsin ister başkasının, ister iyi olsun ister kötü, her olay karşısında hep ayni şeyi söylerdi: “Bunda da bir hayır var!”
Devamı… »

Ara
16

Cesaretin Bittiği Yerde Esaret Başlar…

Gönderen kumsal

Bir Hint masalına göre, kedi korkusundan devamlı endişe içinde yasayan bir
fare vardır.
Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür.
Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten
korkmaya baslar.
Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür.
Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya baslar.
Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkân yok. Onu
eski haline döndürür.
Ve der ki,
Devamı… »

Kas
30

İki hükümdar…

Gönderen kumsal

İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar, ama her fırsatta birbirlerini rahatsız ederlerdi. Doğum günleri, bayramlar da ilginç armağanlar göndererek karşıdakine zekâ gösterisi yapma fırsatlarıydı.

Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltıraşını huzuruna çağırdı. İstediği, birer karış yüksekliğinde, altından, birbirinin tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıydı. Aralarında bir fark olacak ama bu farkı sadece ikisi bilecekti.
Devamı… »

Kas
15

Kibrit çöpleri

Gönderen kumsal

KİBRİT ÇÖPLERİ

Ben kibrit çöplerini insanların yaşantılarına benzetirim.
Kibrit kutusu insanın yaşadığı toplumu ifade eder bir bakıma…
Bazı kibrit çöpleri vardır bir amaç için yanarlar, kimi bir sigara yakar,
kimi bir ocak, kimi boş yere yanıp tükenir hiçbir işe yaramadan. Kimi
ise bir ormanı, bir evi, büyük bir alanı yakar kül eder, kendisiyle birlikte.
Kibrit kutusunu açıp baktığınızda hepsi aynı gibi gözükse de birbirinden
farklı kibrit çöpleri vardır. Devamı… »

Eki
23

Dünyanın en güzel tablosu

Gönderen kumsal

Ünlü ressamlar ve en güzel tabloları için tıklayın

Tabloları ile ün yapmış bir ressam, günün birinde en güzel eserini yapmaya karar vermiş… Konu bulmak için şehir dışında dolaşmaya çıkmış…
Ressamı tanıyan biri, “Böyle nereye gidiyorsun dostum” diye sormuş…
Ressam, “Bilmiyorum… Dünyanın en güzel şeyinin resmini yapmak istiyorum” diye cevap vermiş;
“-Belki siz dünyanın en güzel şeyinin ne olduğunu söyleyebilirsiniz…”
Adam biraz düşündükten sonra, “Kolay” demiş;
“-Dünyanın neresine giderseniz gidin, en güzel şeyin inanç olduğunu göreceksiniz…” Devamı… »

Eyl
28

Çocuk ve elbise…

Gönderen kumsal

Yaşlı adam bir konfeksiyon mağazasının vitrine uzun uzun baktıran sonra ilerideki yeşillikte oynayan çocukların en zayıfına dönerek “Küçüüük!” diye seslendi , “Bana biraz yardımcı olur musun?”

Çocuk, hafta sonlarında yaptıkları misket oyununu ilk defa kazanmış olmasına rağmen arkadaşlarını bırakıp geldi. 7-8 yaşlarındaydı ve üzerindeki elbiseler tek kelimeyle dökülüyordu.

Yaşlı adam çocuğu, saçlarını aksadıktan sonra “Vitrindeki elbiseyi giymeni istemiştim. Bakalım üzerine uyacak mı?” dedi. Çocuk bu teklifi ilk önce şaka sandı. Ama adam son derece ciddiydi. Onunla birlikte mağazaya girerken ilk önce rüya da olup olmadığını, daha sonra da şimdiye kadar yeni bir elbise giyip giymediğini düşündü.
Devamı… »

Eyl
23

Kaç Maske? Kaç Kişilik?

Gönderen kumsal

maskeBir elimde siyah bir maske diğer elimde transparan bir maske, karşımda ise bir ayna vardı.

Yanımdaki masanın üzerinde ise renkli maske ve onun altında kalmış kırık bir maske duruyordu. Aynaya saf saf bakmaya başladım. Birkaç sorunun cevabını bulmak için o aynanın karşısına geçmiş, öylece kendimi görüyordum.

Saçlarımdan ellerime kadar kendimi süzdüm. Şükür, kırık çıkık bir tarafım yoktu. Sonra birden gözlerime dikkat ettim. Ne hissediyorsam onları yansıtıyorlardı. Pek sıkılgan, pek bitkin. Asıl hissettiğim farklı birşeyler yaşama isteği, bir kıvılcım, başka, daha başka birşeylerdi. O zaman gözlerimde buluştu yüreğimdeki kıpırtı. Başımı kaldırdım, sanki başka biri vardı içimde, belki iki kişiydik o an. Gözlerim daldı uzaklara, zor döndüm şimdiye. Bir de ne göreyim! İki masum yaş akıyordu gözlerimden, baktımki bir ışık gördüm orada, pırlanta gibi parıldayan gençliğimi. Kaybetmek istemediğimin direnişimdi o yaşlar.
Sonra maskeleri denemeye başladım teker teker.
Devamı… »