ArÅŸiv, ‘Psikoloji’ kategorisi
Mar
02
Gönderen kumsal
Evlilik kiÅŸiye sorumluluklar yükleyen önemli bir müessese. EvliliÄŸe niyet eden kiÅŸinin birçok ÅŸeyden fedakârlık yapması gerekiyor. ‘Ben sorumsuzca bildiÄŸim gibi yaÅŸarım’ diyerek evlenenler, eÅŸlerine bir ömür boyu ızdırap çektiriyor.
Her genç, belirli bir yaşa geldikten sonra evlenmek ister. Düşler görülür, hayaller kurulur. Mutluluk kapıda hazır sanılarak beklenir. Beyaz atlı prens ve prenses için dualar edilir. Talih kuşunun konması için gözler yukarılara çevrilir. Oysa, evlilikteki mutluluk ne prensin beyaz atında ne de talih kuşunun kanatları altındadır. O, gencin ruh bedenine uygun elbisenin etekleri arasındadır. İnsan bedeni, giydiği elbisenin içinde rahat etmek ister. Şayet elbise bedenine uymaz, dar veya bol gelirse hemen çıkarır. Mesela, kutuplardaki bir insan altın sırmalarla işlenmiş elbiseyi güzelliğine aldanarak giyse bir müddet sonra çıkarıp atar. Ne kadar eski de olsa kürkünü giyer. Çölde yaşayan insan da sıcaktan bunaldığı için lime lime olan ince elbisesini kürke tercih eder.
Devamı… »
Åžub
27
Gönderen kumsal
Televizyon; bilgi verme, ürün tanıtma, eğlendirme gibi işlevleri olan, aynı zamanda belli değerleri ve anlayışları empoze eden önemli bir kitle iletişim aracıdır. İnsanlar seyrederken rahatlama duygusu hissettiklerinden televizyonu; dinlendiren, eğlendiren sihirli bir kutu olarak algılarlar. Ancak bu sihirli kutuya duyulan aşırı ilgi her yaş grubundan insanı olumsuz etkilediği gibi özelikle çocuklar üzerindeki etkisi çok daha yıkıcıdır.
Televizyonun Çocuk Üzerindeki Olumsuz Etkileri:
Çocuk televizyondan öğrendiği gibi problem çözmede şiddeti çözüm yolu olarak kullanabilir. Televizyon; çocuğu saldırgan davranışa yöneltebilir.
Özellikle 0–3 yaş dönemi bebeklerin uzun süre televizyon karşısında kalmaları çevreye ilgiyi azalttığından konuşması gecikebilir.
Devamı… »
Åžub
27
Gönderen kumsal
Kendinize Güveniniz Artsın!
Her insanın kendisine güven ve güvensizlik duyduğu genel bir tutumu, yaşama bakışı vardır. Kendine güven, insanın kendisi hakkında olumlu ama gerçekçi tutumda olmasıdır. İnsanlar yaşamlarının bazı alanlarında kendilerine fazla güvenirken, kimi alanlarda fazla güven duymayabilirler. Peki kendine güven nasıl oluşur ve kendine güveni geliştirmenin yolları nelerdir? İşte cevabı:Kendine güven kişiye yaşamım denetimimde duygusu verir. Bu duygu yine de insanın her şeyi yapabileceği değil, beklentilerin gerçekçi tutulduğu anlamına gelir. Güvenli insanlar, bazı beklentileri gerçekleşmese bile, kendilerini kabul etmeyi ve olumlu düşünmeyi sürdürürler. Güvensiz kişilerin, kendilerine ilişkin duyguları başkalarına ve onlardan alacakları onaya bağlıdır. Başarılı değil başarısız olmayı bekler ve o korkuyla, risk almaktan kaçınırlar. Kendilerine düşük değer biçerler, kendilerine söylenen olumlu sözleri görmezden gelir ya da dikkate almazlar. Oysa, kendine güveni olan kişiler, kendi yeteneklerine güvendiklerinden, diğerlerinin onayına bağlı kalmazlar. Kendilerini kabul etme eğilimindedirler, bunun için istemedikleri şeyleri yapmak zorunda olduklarını düşünmez, haklarına başkalarının haklarına tecavüz etmeden sahip çıkarlar.
Devamı… »
Åžub
27
Gönderen kumsal
İdeal uyku süremizi, sabah kendimizi dinlenmiş hissetmemizden ve gün içi performansımızdan anlayabiliriz. Eğer ne kadar uyursanız uyuyun ertesi gün kendinizi dinlenmiş hissetmiyorsanız tıbbi araştırılmaya ihtiyaç duyabilirsiniz.
Ne kadar uykuya ihtiyacınız var?
İnsanlar, biyolojik saat dediğimiz aydınlık ve karanlıktan oluşan 24 saatlik periyotlara adapte olmuşlardır. Bu saat, her gece ortalama 8 saatlik (6 ila 9 saat arasında) bir major uyku episodunu başlatır. Her insan kendi uyku ihtiyacını belirler. İdeal uyku miktarımızı, basitçe sabah kendimizi dinlenmiş hissetmemizden ve gün içi performansımızdan anlayabiliriz. Eğer ne kadar uyursanız uyuyun ertesi gün kendinizi dinlenmiş hissetmiyorsanız, uyku bozukluklarının da içerdiği tibbi araştırılmaya ihtiyaç duyabilirsiniz.
Uyku eksiği hafta sonu tamamlanır mı?
Hafta sonları 30 dakika daha fazla uyumaya ihtiyaç duyarız bu hafta içi biriken uyku eksikliğine bağlı olabilir. Şunu anlamalıyız ki, hafta sonu fazla uyuyarak ileriki zamanlar için uyku depolayamayacağımız gibi kaçırdığımız uyku zamanını sonradan yakalamamız mümkün değildir. Çünkü kaybedilen uyku süresi ertesi gün hemen etkilerini araba kullanırken, iş performansının düşmesinde, öğrenme ve hafızada kendini gösterir.
Devamı… »
Åžub
26
Gönderen kumsal
Evliliklerinde mutlu olan eÅŸler mutluluklarını pekiÅŸtirmek için bazı davranışlara özen gösterirler. EÅŸinizle mutlu olmak ve bu mutluluÄŸu sürdürmek istiyorsanız aÅŸağıdaki tavsiyelere kulak verin…
Her şeyden evvel evlilikteki mutluluğun sevgi, saygı ve güvenden geçtiğini bildikleri için o noktalara çok dikkat ederler.
Hayatlarının birinci planına kendilerini mutlu etmeyi değil eşleriyle birlikte mutlu olmayı koyarlar.
Beraber oldukları zamanları güzel geçirmeye özen gösterirler.
Pozitif düşünürler.
Bencil deÄŸillerdir.
Güzel ve yumuşak huylu, hoşgörülü ve affedicidirler. Kin tutmaz, intikam peşinde koşmazlar.
Eşlerinin yerine karar vermez; kararları birlikte alırlar.
Eşlerinin küçük hatalarınatakılmazlar. Ufak tefek problemlere takılmazlar.
Eşlerinin nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadığını bilir, ona göre davranırlar.
Evlilikteki mutluluk yolunun fedakârlık ve özveriden geçtiğini bilirler.
Devamı… »
Åžub
26
Gönderen kumsal
Her anne babanın isteÄŸi sorumluluÄŸunun bilincinde, özgüveni tam, baÅŸarılı çocuklar yetiÅŸtirmektir. Oysa anne babanın tutumlarından kaynaklanan hatalarla çoÄŸu zaman aksi olmaktadır. Üstelik aile bunun farkına bile varamamaktadır. AÅŸağıdaki yazı sorumluluk sahibi bir çocuÄŸun nasıl olması gerektiÄŸini, aile bireyleri olarak ona nasıl destek vermemiz gerektiÄŸini çok güzel anlatıyor…
Her söyleneni yapan çocuk sorumluluk sahibi değildir!
Anne-babalar çocukları için en çok “ben söylemezsem ders çalışmıyor”, “odanı topla diyorum, kendim dinliyorum.” ÅŸeklinde ÅŸikâyetlerde bulunur.
İstenilen, beklenen davranışları göstermeyen çocuk “sorumsuz çocuk” olarak nitelendiriliyor. Aslında sorumluluk sahibi çocuk yetiÅŸtirmek hiç de o kadar zor deÄŸildir.
Anne-babanın kendi sorumluluklarını yerine getirdiği, herkesin görev ve sorumluluklarının belirgin olduğu ailelerde yetişen çocuklar sorumluluk sahibi olur. Ancak çocuğun yerine onun rahatlıkla yapacağı işleri anne-baba kendi işi gibi düşünürse, bu ailede muhtemelen çocuk sorumluluk sahibi olmaz.
Sorumluluk sahibi çocuk nasıl olur?
Devamı… »
Åžub
26
Gönderen kumsal
Çocuk yaşta ortaya çıkan korkuları düşündüğümüz zaman, genellikle hepimizin kafasında başka şeyler oluşur. İlk aklımıza gelenler arasında okul korkusu, karanlık korkusu, yalnız kalma korkusu, anneden ayrılma korkusu, yabancı korkusu bulunur. Bu listeyi tabii ki daha da uzatmak mümkündür.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, korku normal gelişimin bir parçasıdır ve kişinin kendini tehlikelerden sakınmasını sağlar. Korku, bebeklikten ergenlik dönemine kadar, sıkça rastlanan bir durumdur, öyle ki araştırmalar, çocukların yüzde 90’ında gelişimlerinin bir döneminde herhangi bir şeyden korktuklarını göstermektedir. Bu nedenle çocuklardan kayıtsız, şartsız korkusuz olmalarını beklemek çok gerçekçi olmaz.
Devamı… »
Åžub
09
Gönderen kumsal
İnsanların mutluluğu aile içi huzura bağlıdır bu bir gerçektir. Aile içindeki huzursuzluktan sadece eşler etkilenmez bunlardan en çok etkilenen çocuklardır.
Bu mutsuzluk hayatlarında tüm evrelere yansıyacaktır. Bastırılmış duygular ise karşımıza sorunlu bireyler olarak çıkacaktır.
Kısacası mutlu bir toplum için huzurlu aileler diyoruz…
haber7.com’da okuduÄŸum Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın eÅŸinizi sevgiliniz gibi görmenin formülü baÅŸlıklı yazısını buraya almak istiyorum…
“Kadınlar, erkeÄŸin psikolojik ihtiyaçlarının göz önüne alınması gerektiÄŸini de bilmelidir. Bunu yapabilen kadınların evlilikleri daha kaliteli yürür.” diyen Prof. Nevzat Tarhan eÅŸinizi sevgiliniz gibi görmenin formülünü açıkladı:
Eşinizi sevgiliniz gibi görmenin formülü
Devamı… »
Åžub
04
Gönderen kumsal
İşin insan yaşamındaki önemi kuşkusuz sadece sağladığı maddi kazanımlar değildir. İş sayesinde yaşam daha anlamlı bir hale gelir, kişi topluma katkıda bulunur ve kendi potansiyelini ortaya koyma olanağını elde eder. Ancak günümüzün değişken ve aşırı rekabete dayalı profesyonel yaşamı zaman zaman çalışanları psikolojik olarak zorlayabilmekte ve bazen de sorunlara yol açabilmektedir. Sorunların olmadığı durumlarda da bireyler kendi potansiyellerini en iyi şekilde değerlendirebilmek için çaba harcamaktadırlar. İş insan etkileşimi çok yönlü, karmaşık ve ilginç olabilen dinamiklere yol açabilir. Bazı durumlarda ise işten kaynaklanan sorunlar bireyin kendisi, ailesi, yakınları için üzüntü kaynağı olup sadece bireyin kendisi değil iş arkadaşları ve çalıştığı kurum da bundan olumsuz etkilenebilir.
Devamı… »
AÄŸu
17
Gönderen kumsal
ÇOCUK VE OKUL
Okul, çocuğun yaşamındaki ilk toplumsal kurumdur. Okul kişiye yaşamında gerekli olacak değerleri ve bilgileri kazandırırken topluma uyum sağlaması için gerekli sosyalleşme becerilerini de kazandırmaktadır.
Okul döneminde çocuk yepyeni bir yaşama başlamış ve farklı tavırlar geliştirme ihtiyacındadır. Bu dönemde aile ve öğretmen tutumları çocuğun okul döneminde başarılı olması açısından oldukça önem taşımaktadır.
Okul başarısızlığının nedenleri :
Kişisel özellikler
Aileden kaynaklanan sebepler
Okuldan kaynaklanan sebepler olarak ele alınmaktadır. Devamı… »