ADIM SONBAHAR
nasıl iş bu
her yanına çiçek yağmış
erik ağacının
ışık içinde yüzüyor
neresinden baksan
gözlerin kamaşır
oysa ben akÅŸam olmuÅŸum
yapraklarım dökülüyor
usul usul
adım sonbahar Devamı… »
Pırıl pırıl ütülü giysili, misler gibi parfüm kokulu, saçları taralı, dişleri fırçalanmış adam ya da kadını sevmek kolaydır.
Aslında aşk, aynı insanı, sabahın köründe uykudan uyandırdığındaki en sinirli hali ile de kabul edebilmek, aynı tuvaleti bir dakika arayla kullanabilmek, diz yapmış pijamalarıyla kanepede yastıklara sarılıp sızmışken bile şefkatle okşayabilmektir.
Buna katlanamayanlar zaten aşık değillerdir.
Bu durumda evlilik; hoÅŸlandığın insana karşı olan duygularını öldürüyor denilebilir… Devamı… »
İnsanların mutluluğu aile içi huzura bağlıdır bu bir gerçektir. Aile içindeki huzursuzluktan sadece eşler etkilenmez bunlardan en çok etkilenen çocuklardır.
Bu mutsuzluk hayatlarında tüm evrelere yansıyacaktır. Bastırılmış duygular ise karşımıza sorunlu bireyler olarak çıkacaktır.
Kısacası mutlu bir toplum için huzurlu aileler diyoruz…
haber7.com’da okuduÄŸum Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın eÅŸinizi sevgiliniz gibi görmenin formülü baÅŸlıklı yazısını buraya almak istiyorum…
“Kadınlar, erkeÄŸin psikolojik ihtiyaçlarının göz önüne alınması gerektiÄŸini de bilmelidir. Bunu yapabilen kadınların evlilikleri daha kaliteli yürür.” diyen Prof. Nevzat Tarhan eÅŸinizi sevgiliniz gibi görmenin formülünü açıkladı:
EÅŸinizi sevgiliniz gibi görmenin formülü Devamı… »
Yazarın şiirlerini okumak için tıklayın HAYATI
22 Ağustos 1926 tarihinde Tarsus’ta doğdu. Eskişehir Ticaret Lisesi’nden mezun oldu. Otuz yıla yakın bankacılık sektöründe çalıştı. İstanbul’da kendi adını taşıyan sanat galerisi kurdu.
Şiire 1940’da Yedigün şairleri arasında başlayan şairin toplam 50 eser yayınladı. Şiir plakları, şarkı sözleri ve yergileriyle tanınan Oğuzcan, günümüzün en popüler şairlerindendir. Genellikle Faruk Nafiz Çamlıbel duyarlılığında ve aşk, ayrılık, özlem temaları ekseninde çoğalttığı şiirini, 1973’te büyük oğlu Vedat’ın ölmesi üzerine, hayatın boşluğu, ölüm ve acı gibi derinliklere, öz ve biçim yoğunlaştırmalarına yöneltti. Şairlik başarısını, daha etkili, aruzla yazdığı rubailerinde gösterdi. 4 Kasım 1984 tarihinde öldü.
Tam sınırdan kaçarken vurulmak nedir bilir misin?
Nöbetçiler ha gördü, ha görecek
Parmaklarının ucu dikenli tellere deÄŸdi deÄŸecek…
Ama… Bir adım daha atamazsın.
Uzanıp tutamazsın;
Göz pınarlarında donup kalır hayallerin
Planların, kaçışın, kurtuluşun
Ve deler sevgi dolu yüreğini
Sevgi bilmeyen bir kurÅŸun.
Bir okyanus da boÄŸulmak nedir bilir misin?
Batan bir gemiye el sallayamamak,
Oturup aÄŸlayamamak,
Birkaç kulaç ötedeki
Bir tahta parçasını tutamamak,
Nedir bilir misin? Devamı… »