Erguvanim

BUGÜN YENİ BİR GÜN…

Mar
12

Çernobil faciasının yıldönümü…


Gönderen kumsal

çernobil26 Nisan 1986 günü Çernobildeki 4 numaralı reaktörün patlaması sonucu Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan bombalarının 100 katı kadar radyasyon havaya karıştı, radyoaktif bulutlar rüzgarında etkisiyle Güney Afrika’ya kadar ulaştı. Yağan yağmurlar Karadeniz ve Edirne’de bulutları yere indirdi. En mütevazi rakamlara göre, üç ülkede 146 bin kilometrelik bir alan radyoaktif kirlenmeye maruz kaldı. Bu, İtalya’nın yarısı kadar bir alana denk düşüyor. 52 bin kilometrelik Danimarka büyüklüğünde bir tarımsal alan da kirlendi.

Felaketinin üzerinden 22 yıl geçmiş olmasına rağmen insan sağlığı açısından hala ciddi tehlikeler taşıyan bölgede yüzlerce köy yerleşime kapalı. Yıldönümü dolayısıyla hayatını kaybeden 4 bin kişi, Ukrayna, Rusya ve Beyaz Rusya’da anıldı. Halk Çernobil anıtlarına çiçekler koyarak kandiller yaktı.

Aşağıda okuyacağınız, daha önce Aktüel’de yayınlanmış Çernobil araştırması ve resimleri felaketin boyutlarını gözler önüne seriyor:

Nisan 1986 günü İsveç’in başkenti Stockholm’deki Formsak Nükleer Santrali’nin çalışanları da, santraldeki cihazlar da ters giden bir şeyler olduğunu fark etti!

Radyoaktivite ölçüm cihazları alarm veriyordu! Danimarka ve Finlandiya’daysa radyasyon oranları normalden 6-10 kat fazlaydı. Önce sorunun kendi santrallerinden kaynaklandığını düşündüler. Fakat izledikleri yön onları doğuya, Ukrayna’ya götürdü.

Nükleer felaketin merkezi Çernobil’di! Çernobil Santrali’nin 190 ton zenginleştirilmiş uranyum içeren 4 numaralı reaktörü 1983′te hizmete açıldı. 25 Nisan 1986′da bir güvenlik testi için reaktörün gücü yarı yarıya düşürüldü.

Bir gün sonra, yani 26 Nisan gecesi 1000MWth düzeyine inmesi gereken güç 30MWth’e düştü ve bu durum reaktörün kontrolden çıkmasına neden oldu. Saatler 01:23:48′i gösterdiğinde meydana gelen patlama reaktörün 2 bin tonluk çatısını havaya uçurdu. Üstelik geçmişi 1960′lara dayanan R.B.M.K tipi reaktörler, nükleer radyasyonun yayılmasını önleyecek bir üst yapıya da sahip değildi!

Çernobil’e en yakın yerleşim yeri Pripiyat’ta yaşayıp Çernobil’de çalışanlar,patlamayı izleyen 48 saat boyunca kol gezen ölümü görmezden geldi. Herkes sadece “bir kaza”dan bahsediyordu. Onlara ortalık sakinleşene kadar üç gün evlerinden uzaklaşmaları söylendi.

Ertesi gün Kızıl Ordu’nun genç askerlerine üsleri tarafından bir emir verildi: “Ya Çernobil Santrali’nin çevresini iki dakikada temizleyeceksiniz ya da Afganistan’da iki yıl savaşacaksınız!”Emri alan askerlerden bugün kaçının hayatta olduğu bilinmiyor!Pripiyat’ta 150 bin kişi evini terketti. Bir yıl sonra, 1987′de radyasyon düzeyi hâlâ çok yüksek olmasına rağmen “babuşkalar” (yaşlı kadınlar)birinci derece yasak bölgeye geri döndü. Devlet yetkilileriyse bu kadınların nükleer çağda sezyum-137 ile yüz yüze gelmeyi şehir hayatına tercih etmesine karşı kayıtsız kaldı.

‘ÖLÜM’ BULUTLARIN ETKİSİYLE YAYILDI

26 Nisan 1986′da Çernobil’de meydana gelen, Hiroşima’nın 100 katına denk patlamanın sadece SSCB sınırları içinde kalmayacağı açıktı.

Bulutlar yoluyla Kanada’dan Japonya’ya kadar taşınan radyasyonun Türkiye’yi etkilememesi söz konusu bile değildi! Buna karşın dönemin üst düzey yetkililerinin “Türkiye’de radyasyon yok” sözleri kulaklarımızda çınlarken, bölgede yetişen ürünlerde insan sağlığına zararlı hiçbir kirlenmenin olmadığını kanıtlamak için ince belli bardaklardan içtikleri

çaylar da hafızalarımızdaki yerini aldı.

Fakat “görünmez düşman” radyasyon,insanlarla giriştiği savaşta yavaş yavaş zafere ulaşıyordu. 20 yılın ardından “kanser,” Karadeniz Bölgesi’ninölüm oranlarını gösteren grafiklerde yukarı doğru tırmandı.

Radyasyonun Türkiye’deki etkileriyle ilgili çalışmalar ne yazık ki çok sınırlı. Bunda istatiksel yetersizliklerin de rolü büyük. Konuyla ilgili en son çalışma Türk Tabipler Birliği ve Hopa Belediyesi’nin işbirliğiyle 1-30

Eylül 2005 tarihleri arasında Hopa ilçe merkezinde yapıldı. 1939 evde yaşayan 7 bin 831 kişi üzerinde gerçekleşen araştırmada 76 kanser vakası saptandı.

Hopa ilçe merkezindeki Sağlık Ocağı’nın kayıtlarına göre 2003 yılında meydana gelen 38 ölümün 21′i, 2004′te 36 ölümün 14′ü, 2005′te 22 ölümün 11′i kanser nedeniyle gerçekleşti. Bu üç yıl içinde meydana gelen 23 ölümün nedeniyse saptanamadı. Yani Hopa’da son üç yılda gerçekleşen ölümlerin yüzde 47.9′u kanserden! Bu Türkiye ortalamasının

hayli üzerinde. Çünkü Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre 2004 yılında

Türkiye’deki ölümlerde kanserin payı yüzde 11!

İlçedeki kanser vakası sayısıyla kanser yüzünden ölümlerin Türkiye’nin

diğer coğrafi alanlarına göre daha fazla görülmesi, durumun ne

kadar tehlikeli ve daha ayrıntılı araştırılmaya muhtaç olduğunu gözler

önüne seriyor. Çernobil felaketinin 20. yıldönümüyle, Sinop’a nükleer

santral yapılması tartışmasının aynı günlere rastlamasıysa daha da

tuhaf!

Çernobil faciasının Türkiye üzerindeki etkileriyleilgili yazıları buradan ve buradan okuyabilirsiniz.

Çernobil resimleri:

chernobyl



  1. merve demiş ki,

    çok kotu olur 2. çernobil yaşanırsa allah yasayanlarada yardım etsın

  2. zafer demiş ki,

    1. çernobil faciasında türkiye ciddi bir şekilde etkilenmiştir. bunun en belirgin örneğide türkiyede ki kanser hastalarının sayısı bu sayı aradan 20 yıl geçmesine ragmen hızla artış göstermektedir. inşallah 2. çernobil faciası yaşanmaz çünkü bundan sadece o ülkede yaşayanlar değil tüm düm dünya etkilecektir. bu o anki hava şartlarına göre değişkenlik içerecektir ( rüzgar,yağmur vs. )

  3. yasemin demiş ki,

    İzlediğimiz haberlerde nükleer patlamalardan bahsediliyor, kanserden bahsediliyor ama biz hala Mersin’e, Sinop’a nükleer santral yapmaya çalışıyoruz. Dünyada bizden daha gelişmiş ve altyapıları olan devletler bu santrallerle zor başederken hatta patlamalar olup radyasyona maruz kalırken biz daha buna hazır olmadığımız halde devlet santral yapmak için antlaşmalar yapıyorsa göz göre göre biz bu olabilecek olayları kabul ediyoruz demişlerdir ki hiç kimse bu veballe ölmek istemez. Hiçkimse de bu sorumluluğu üstlenemez, buna cesaret bile edemez. Fakat devlet, halktan çok kendisini düşündüğü için ve gözünü hırs bürüdüğü için bunları gözardı ediyor. Eğer devlet gerçekten biz halkı düşünüyoruz, onun gelişmesi için çalışıyoruz diyorsa sanralleri yapsınlar. Ama haberlerde gördüğümüz olaylar yaşanırsa saklanmasınlar.

  4. havin gül demiş ki,

    Allahım sen büyüksün bir patlamanın izinden gelenlere bak bazı insanlar nasıl bunlara sesiz kalabiliyor linç edilmeli ince bardakta çayını yudumlayanları allah bizi bu tür felaketlerden kazalardan uzak tut

  5. Dilek demiş ki,

    Ahmet ne bombasından bahsediyosun ya nükleer santral patlaması bu bilen de bilmeyen de yazıyo cahil misiniz nesiniz !

  6. ahmetozcelik demiş ki,

    adaş harbiden ne cahil çıktın nerde yaşıyon ne yaşıyorsun anlamak güç seni. üstüne ismimide lekeliyorsun =)

  7. Yakup EKİNCİ demiş ki,

    Ölüm güzel şey,budur perde ardından haber…
    Hiç güzel olmasaydı ölürmüydü peygamber?…

    ALLAH (cc) bizi kötülerden kazalardan belalardan korusun.
    Ya Rabbim şükürler olsun sana sen yazdın sen çıkar ey yerin ve göklerin yaratıcısı.

  8. hasan demiş ki,

    bartında kurulaçak olan termik santralı istemiyoruz

  9. ilayda demiş ki,

    çok kötü bir şey inş buraya radyasyon gelmez

  10. süleyman demiş ki,

    ben bunları yapanları allah havale adiyorum yazık okadar kisi bır hata yuzunden oldu yazık baska dıcek bısı bulamıyom eger kıyamet koparsa ınsalah ukranyo once yok olur

  11. serhat demiş ki,

    benim dedemde orda hayatını kaybetmiş orda ikinci santralde çalışıyomuş

  12. merve demiş ki,

    allah ordki insanlara yrdm etsin çk kötü bi durum

  13. özlem demiş ki,

    çok kotu olur 2. çernobil yaşanırsa allah yasayanlarada yardım etsın

  14. zeynep mehlika demiş ki,

    ülkemiz bu faciaları görüyor . acımız büyük allah yardımcıları olsun demeyi biliyor. bunun üstüne mersin’e nükleer santral kuruyor. bu yeni nesile haksızlık bence

  15. mehmet demiş ki,

    ÇERNOBİL İRANADA UĞRASA YAZIK ADAMLARA BARİDÜZELİRLER..ÇARŞAF GİTTOLAR HALEN

  16. umutcan demiş ki,

    türkiyede de bu hidro elektrik santrallerinden yaplıacakmış

  17. ahmet demiş ki,

    bence çarnobil çok kötü bir faiciaydı

  18. Çağlanur demiş ki,

    Ne zaman çernobili araştırsam rüyama giriyor yaa çok kötü bişey

  19. EZGİ demiş ki,

    :( çok korkunç anemin zamanında olmuş bu olay annem babam ve 5 kardeşim öldü ben yetimaneden giriyorum ben evlatlık olmak üzereyim az sonra zengin bir ailenin villasına gitcem aaaaaaaaaaaaa geldiler:(

  20. EZGİ demiş ki,

    :( internete ordan giriyom yetimaneden

  21. Yunuscan :/ demiş ki,

    Çok Kötü Ya Bide Hocalar Bunun İçin Ödev Veriyo Performans Falan Araştırırken ÜzüLdüm :/

  22. zehra demiş ki,

    allah hepsine yardım etsin çok kötü bir durum

  23. emine demiş ki,

    allah hepsinin salıklarını , güçlerini , kuvvetlerini geri kazandırsın.

Yorum Ekle