Erguvanim

BUGÜN YENİ BİR GÜN…

AÄŸu
23

Nazar nedir?


Gönderen kumsal

nazar1.jpg
Nazar nedir?
Nazar… (yani göz deÄŸmesi) bu kelime Arapça kökenli olup Türkçe karşılığı dikkatli bakış anlamındadır. dikkat’i bir nokta’da toplamak,yoÄŸunlaÅŸmak,heves etmek gibi yada çok istemek, veya kıskanmak gibi terimlerle tanımlanabilir.

Nazar bakışlarımızın bir noktaya odaklanmasıyla beynimizden yayılan elektro manyetik dalgaların bakış istikametimize doÄŸru negatif veya pozitif olarak yayılması hadisesidir. Nazar modern bilim’le de ispatlanmış ve beyin’in dalgaları’nın binlerce kilo metre uzaklara sinyaller gönderdiÄŸi de kanıtlanmıştır.Bunu özetlemek gerekirse nazar bir çok canlı veya cansız varlıklara büyük zararlar vermiÅŸ hatta ölümle noktalanan bir çok olaylara sebep olmuÅŸtur.

Nazar hadisesi medeniyetin ilk yıllarından beri çare aranılan illet hastalıklardan biridir (Tabi ki negatif olanı) Bu aranılan çareler değişik medeniyet ve değişik dinlerde de farklı biçimlerde aranmıştır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz nazar boncuğu denilen boncuk,değişik kemiklerden yapılan takılar, kolyeler, bazı ağaç dalları, v.s ama şu bir gerçek ki İslam dini bunların hepsini batıl saymıştır. Kur’an-ı Kerim’de nazar hadisesi ile alakalı birçok ayetler ve dualar vardır. Peygamber (sav) Efendimiz ve ulemanın büyüklerinin anlattıklarına göre bu ayetler ve dualar sayesinde nazardan korunmak mümkündür.

Peygamber Efendimiz bir hadisi ÅŸeriflerinde ‘ Nazar Deveyi kazana, İnsanı mezara koyar‘ buyurmaktadır.
Ebu Hureyre’den rivayet edildiÄŸine göre, Peygamberimiz (SAV) “Hasetten sakının, çünkü ateÅŸin odunu ye yaktığı gibi, hasette sevapları yer bitirir” buyurmuÅŸtur

İbn-i Abbas’tan rivayet edildiÄŸine göre Peygamber (SAV) “EÄŸer kaderi geçecek bir ÅŸey olsaydı, nazar olurdu. EÄŸer nazar olduÄŸunuzu anlarsanız gusül ediniz” (boy abdesti alınız) dedi.
Hazreti AyÅŸe’den rivayet edildiÄŸine göre, Peygamberimiz (SAV) “Nazardan Allah’a sığınırım. Muhakkak nazar (göz deÄŸmesi) haktir” buyurmuÅŸtur.

Cabir (RA) ‘den rivayet edildiÄŸine göre, Peygamberimiz (SAV) “Nazar insani kabre, deveyi kazana sokar, Allah’ın kaza ve kaderinden sonra, ümmetimden ölenlerin ekserisi nazardandır” buyurdu.
Yusuf Suresi Ayet : 67, Sayfa 244 “Yakup, oÄŸullarına -Ey evlatlarım, Mısır’a yani ÅŸehire girerken, bir kapıdan girmeyiniz, farklı kapılardan girin dedi.” Hz. Yakup (AS) evlatlarına, ÅŸehre girerken muhtelif kapılardan girmelerini emretmesi, onlara göz deÄŸmesinin vereceÄŸi zarar ve kedere uÄŸramalarından korktuÄŸu içindir.

Nisa Suresi Ayet : 54, Sayfa 88 “Onlar Allah’ın lütfundan, ihsanından, rahmetinden, mülkünden ve hazinesinden, insanlara verdiÄŸi nimetler için, insanlara haset mi ediyorlar

Yine Kuranda kalem suresinin 51. ayetinde Yüce mevlâ nazar konusunda söyle buyurmaktadır; ”DoÄŸrusu inkar edenler Kur’an-ı duydukları vakit (sana olan düşmanlıklarından dolayı) neredeyse gözleriyle seni yere sereceklerdi. Hâlâ da (senin için) mutlaka o delidir diyorlar. Halbuki, sen alemlere rahmet olarak gönderilen bir Peygambersin. ”

Büyük Alim Fahrettin Razi Hazretler’nden rivayet edildiÄŸine göre, Beni Esved kabilesinden göz deÄŸmesi ile meÅŸhur olan kiÅŸileri Hz. Resulüllah’a gönderip, baktırırlardı. Söz konusu ayetler bu hususta nazil olmuÅŸtur. İşte belâgat ve fesâhat yönüyle essiz bir mucize olan Kuran indiÄŸi zaman kafirler hayretler içinde kalmışlar ve Peygamber Efendimizi kıskanıp ona olan kinlerinden dolayı o çirkin ve nefret dolu bakışlarını Rasulüllah’a dikmiÅŸler ve onu nazarlarıyla öldürüp yok etmeye çalışmışlardır. İşte bu vahim olay üzerine kurandaki bu nazar ayeti inmiÅŸtir. İşte nazardan korunmanın en kestirme yolu nazar ayetlerini her gün okumaya devam etmektir.
nazar.jpg

Nazar bilimsel mi?
DİCLE Üniversitesi İktisadi ve İdari Programları Büro Yönetimi Bölümünü birincilikle bitiren ve KKTC DoÄŸu Akdeniz Üniversitesinden Metazifik unvanını alan ve `Nazar adlı kitap yazan Diyarbakırlı Gökhan Hani, 5 yıl süren çalışmasının bilimsel temellere dayandığını söyledi. Nazar olayının insandaki yoÄŸun radyolojik ışınlarla ortaya çıktığını ileri süren Hani, “GeçmiÅŸi insanlık tarihi kadar eski olan nazar inanışını laboratuvar ortamında inceledim. Radyolojik açıdan nazarı meydana getiren, yıkıcı, yakıcı ve sarsıcı ışınların gözün aÄŸ tabakasında birikerek ışığa duyarlı fotoreseptörler tarafından oluÅŸuyor ve gözdeki sinir kaslarını kasıyor. Kasılan sinirden çıkan ısı ışınları nesne üzerine akmasıyla etkileÅŸim oluÅŸuyor. Bunun adı nazardır dedi. Metafizik uzmanı ve yazar Hani, göz renkleri üzerinde yaptığı araÅŸtırmada ilginç sonuçlara vardığı kitapta gözlerin renklerine göre etkileÅŸim yaptığını belirtti. Nazarı en çok etkin olan gözlerin mavi ve sarı renkli gözlerin olduÄŸunu anlatan Hani, “Nazar en çok kadınlarda var. Bunun nedeni kadınların kapris yapma özelliÄŸinin olmasından kaynaklanıyor. Kapris göz akım dalga ışınımlarında, hızı erkeÄŸin göz akım dalgasından daha fazla olmasından kaynaklanıyor dedi. Kitapta nazarın bilinçsizce ortaya çıktığını kaydeden Hani, nazarın istendiÄŸi zaman oluÅŸmadığını belirterek, tek gözlü olanların bile nazar yapabileceÄŸini söyledi. Arı Sanat ve Yayıncılık tarafından yayınlanan kitaba ilginin yüksek olduÄŸu belirtilirken, Hani bu tür çalışmalarının devam ettiÄŸini vurguladı

NAZARA KARÅžI OKUNACAK SURELER VE DUALAR:

Fatiha S.-Kâfirun S.-İhlâs S.-Felak S.-Nas S. ve Âyet-el Kürsi.

”Eûzu bi-kelimâtillahi’t-tammeti min külli ÅŸeytânin ve hâmmetin ve min külli aynin
lâmmetin.”
((Her ÅŸeytandan ve zehirli haÅŸarattan ve dokunan her türlü gözden Allah’ın mükemmel
olan sözlerine(Kur’an) sığınırım.))
(HADİS-İ ŞERİF) (İBNİ MÂCE,Tıb:36)

”Mâşââllahü la kuvvete illâ billâh.”
((Emir, Allah’ın dileÄŸidir.Kuvvet ve kudret ancak Allah’ın tevfiki(yardım) iledir.)
(HADİS-İ ŞERİF)

PEYGAMBERİMİZİN (s.a.v.) RUKYELERİ
Buharî’nin rivayetine göre, birgün Abdülaziz (r.a.), Hz. Sabit (r.a.) ile beraber Enes b. Mâlik (r.a.)’ın ziyaretine gitmiÅŸlerdi.
Hz. Sabit (r.a.): “Ya Ebâ Hamza! Biraz rahatsızım” dedi.
Hz. Enes b. Mâlik (r.a.): “Senin üzerine Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz’in rukyesini okuyayım mı?” diye sordu.
Hz. Sabit (r;a.): “Oku” dedi.
Hz. Enes b. Mâlik şu rukyeyi okudu:
Ey insanların Rabbi! Zarar ve fitneyi gider. Åžifa ihsan et. Åžifa verici sensin. Senden baÅŸka ÅŸifa verecek olan hiçbir kimse yoktur. Öyle bir ÅŸifa ver ki, hastalıktan eser kalmasın.” (Buharî, Abdülaziz (r.a.)’dan rivayet etmiÅŸtir.)

Yine Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz hasta olan bazı ashabını eliyle sığayıp şöyle dua yapardı:
Allah’ım! Ey insanların Rabbi! Zarar ve fitneyi gider. Ona ÅŸifa ver. Åžifa verici sensin. Senin ÅŸifandan baÅŸka ÅŸifa yoktur. Öyle bir ÅŸifa ver ki, hastalıktan eser kalmasın.” (Buharî. Hz. ÂiÅŸe (r.a.)’dan rivayet etmiÅŸtir.)

Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz yine şöyle buyurmuştur:
Ey insanların Rabbi! Zarar ve fitneyi silip gider. Åžifa, senin (kudret) elindedir. Senden baÅŸka ona (yol) açıcı yoktur.” (Buharî, Hz. ÂiÅŸe (r.a.)’dan rivayet etmiÅŸtir.)


Yorum Ekle