Erguvanim

BUGÜN YENİ BİR GÜN…

Ağu
09

Oruç İbadeti


Gönderen kumsal

Oruç nedir?

Oruç: Tanyerinin ağarmasından (imsak vaktinden), akşam güneşi batıncaya kadar yememek, içmemek ve cinsi ilişkide bulunmamaktır.

Oruç kimlere farzdır?

Müslüman, akıllı ve ergenlik çağına girmiş olan kişilere farzdır.

Orucun farzıları nelerdir?

1- Niyet etmek.
2- Niyeti, ilk ve son vakitleri arasında yapmak.
3- İmsak vaktinden güneşin batmasına kadar olan zaman içinde, orucu bozan her şeyden sakınmaktır.

Orucun sünnetleri nelerdir?

Ramazan orucu ile ilgili Peygamber Efendimizin (asm) tavsiyelerine uymak bize hem sünnet-i seniyye sevabı kazandırır, hem Peygamber Efendimizin (asm) şefaatini hak etmemizi sağlar, hem de orucun daha kolay tutulmasını temin eder ve bize tahammül gücü verir.

1- Sahura kalkmak sünnettir. Sahura kalkmakla hem sünneti ihyâ etmiş oluruz, hem tutulacak oruç için güç ve kuvvet toplamış oluruz, hem de seher vaktinin feyiz, fazîlet ve bereketinden istifâde etmiş oluruz. Peygamber Efendimiz (asm): “Sahura kalkın. Çünkü sahur yemeğinde bereket vardır” buyurmuştur.1

2- Sahur yemeğini mümkün mertebe sahurun son vaktine getirmeye çalışmak sünnettir. Ancak imsak girmeden, yani ikinci fecirden önce kesmeye dikkat etmelidir. Sahur yemeğini şüpheli vakte kadar uzatmamalı, ezan okunmaya başladığında derhal kesmelidir.

3- İftarı vakit girer girmez yapmak sünnettir. Eğer namaz kılınacaksa, oruç, su veya hurma ile açılmalıdır. İftar namazdan önce yapılabilir; ancak namaz fazla geciktirilmemelidir.

4- Oruç açılırken duâ etmek ve orucu hurma veya su ile açmak sünnettir. İftar açılırken şu duâ okunur: “Allahümme leke sumtü ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızkike eftartü.”

Meâli şudur: “Allah’ım! Senin için oruç tuttum. Sana inandım. Sana tevekkül ettim. Senin verdiğin rızk ile orucumu açtım. Ey lütuf ve keremi bol olan Rabb’im, benim günahlarımı bağışla! Beni, annemi, babamı ve bütün mü’minleri hesap gününde affet! Âmin!”

5- Fakirlere, akrabalara, komşulara ikrâm etmek, iftar yemeği vermek veya yemek göndermek. Muhtaç, kimsesiz ve yetimlere müşfik davranmak, yardımcı olmak, sadaka vermek, yemek yedirmek.

Peygamber Efendimiz (asm), “Oruçluya iftar ettiren kimse, oruçlunun sevabında bir eksilme olmaksızın, oruçlunun alacağı sevap kadar sevap alır” buyurmuştur.2

6- Haramlardan sakınmak; gıybet ve dedi kodu yapmamak, çirkin ve kırıcı sözler sarf etmekten, yalan söylemekten, yalan şâhitliği yapmaktan uzak durmak.

Peygamber Efendimiz (asm), “Hiçbiriniz oruçlu iken kötü söz söylemesin. Bağırıp çağırmasın. Kendisine ağır sözler söyleyen birisine dahi sadece, ‘Ben oruçluyum!’ desin” buyurmuştur.3

7- Kur’ân okumak, Kur’ân üzerinde tefekkür yapmak, mümkün mertebe yeni bilgiler öğrenmeye çalışmak, Allah’ı zikretmek, çokça salavât getirmek.

Kaç çeşit oruç vardır?

1) Farz oruç: Ramazan orucunun edasi ve kazasi farzdir. Keffaret oruçlarinin tutulmasi da farzdir.

2) Vacip oruç: Adak oruçlari ile bozulan nafile orucun kaza edilmesi vaciptir.

3) Sünnet oruç: Kamerî aylardan Muharrem ayinin 9-10 veya 10-11. günlerinde oruç tutmak sünnettir.

4) Müstehap oruç: Kameri aylarin 13. 14. 15. günleri ile her haftanin Pazartesi ve Persembe günleri, Sevval ayinda 6 gün oruç tutmak müstehaptir.

5) Mekruh oruç: Iki türlü mekruh oruç vardir:

a. Muharrem ayinin sadece 10. günü, yalniz Cuma veya Cumartesi günleri oruç tutmak, iki orucu iftar etmeksizin birbirine eklemek veya senenin tamamini oruçlu geçirmek “TENZÎHEN MEKRUH”tur.

b. Ramazan bayraminin birinci günü ile Kurban Bayraminin 4 günü oruç tutmak “TAHRÎMEN MEKRUH”tur.

Oruca niyet ne zaman yapılır?

Orucun sahih olması için niyet şarttir. Niyetsiz oruç kabul olmaz. Ramazan orucuna akşamdan itibaren kuşluk vaktine kadar niyet edilir.

Orucun Faydaları nelerdir?

Bütün ibâdetlerin bir genel faydası, bir de her birine mahsus özel faydaları vardır.
Orucun genellikle ibâdetlerde bulunan faydası, oruç sâyesinde insanın yaratılış amacını gerçekleştirmesi, Allah rızâsını elde etmesi, âhiret sermayesi demek olan sevap kazanması, onu Allah’a yakınlık vesîlesi kılmasıdır.
Oruca mahsus bulunan fayda ve özellikleri de şöylece sıralamak mümkündür:
Oruç bir irâde terbiyesidir. İnsan, aklı ve irâdesiyle insandır. Ondaki güdüler, heyecanlar, duygular, arzular aklı perdeler veya aklın hükmünün işlemesini engeller. Aklın, dînin, ahlâkın doğrularını, güzellerini hayata geçirebilmek için güçlü bir irâdeye ihtiyaç vardır. Güçlü irâde eğitimle elde edilir, oruç da çok uygun bir “irâde terbiyesi aracı”dır.
Oruç kesintisiz bir ibâdet olduğu ve beşerî ihtiyaçlar sebebiyle devamlı olarak kendisini hatırlattığı için bir “huzur maallah” vesîlesidir. Huzur maallah’tan maksat, kulun kendini Allah ile beraber, O’nun huzurunda, Allah’ı yanında hissetmesi, böyle düşünmesi ve buna göre yaşamasıdır.
Oruç -diğer ibâdetleden farklı olarak- kendini dışa vurmayan bir ibâdettir. Söylemedikçe bir kimsenin oruçlu olduğu bilinemez. Bu sebeple de orucun, göstermek ve işittirmek maksadıyla yapılması zordur. Bir ibâdetin, başkaları bilsin, görsün, değerlendirsin diye değil de sırf Allah rızâsı için yapılması “ihlâs”tır. Dîni hayatın can damarı olan ihlâs eğitimi bakımından da oruç müstesna bir ibâdettir.
Oruç, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) yiyip içme konusundaki sünnet ve tavsiyelerine uygun hareket etmek şartıyla insan sağlığına olumlu etki yapar, fazlalıkların erimesini, sindirim organlarının dinlenmesini sağlar.
Dilimizde “Tok, acın halinden ne anlar!” diye bir söz vardır. Her istediğini önünde bulan, alıp yemeye gücü yeten insanlar, bundan mahrûm olanların, açlık, yokluk ve yoksulluk içinde yaşayanları halini anlayamazlar. Oruç, toplum içindeki yoksulların, aç ve açıkta olanların haliyle hallenmeyi, onları anlamayı, acımayı ve yardım elini uzatmayı sağlar.

Kimler oruç tutamaz?

Dînimiz, insana yapamiyacagi isleri yüklememistir. Ibâdetlerde her türlü kolayligi göstermistir. Meselâ, hasta, hastaligi artacak ise, hâmile kadin, süt veren kadin, harbeden asker zayif olursa, oruç tutmaz. Iyi olunca kazâ eder.

Sefere çikan, ya’nî üç günlük yola [104 kilometreye] gitmek için niyet ederek yola çikan, seferî olur. Böyle misâfir, orucunu ertesi gün bozabilir ve Ramazandan sonra kazâ eder ise de, zarar etmezse, tutmasi efdaldir.

Yolda ve onbes günden az kalacagi yerde tuttugu orucu bozarsa, keffâret lâzim olmaz. Misâfirligi bitip evine gelince veya gittigi yerde onbes gün kalmaya niyet edince, tutmadigi günleri kazâ eder.

Hasta, hastaliginin artmasyndan veya iyi olmasinin gecikmesinden yâhud siddetli agri gelmesinden korkar ise, oruç tutmayip sonra kazâ eder. Bu, Tabîb-i müslim-i hâzik’in söylemesi ile anlasilir. Hâzik, mütehassis, uzman olmak demektir. Kâfir ve fâsik, ya’nî büyük günâh isledigi bilinen tabîbe muâyene ve tedâvî, zarûrî hâllerde câizdir. Fakat bunlarin sözleri ile ibâdet bozulmaz. Orucunu bozarsa, keffâret lâzim olur.

Ba’zi agir hastalar hariç hemen hemen her hasta oruç tutabilir. Yillarca oruç tutturulmayan birçok hastaya, yakinen tanidigimiz dahiliye mütehassisi bir doktor, oruç tutturdu. Ilâçlarin dozlarini oruç vaktine, ya’nî sahura ve imsâka göre ayarladi. Hastalarin en ufak bir sikintisi olmadi. Yeter ki doktor, hastasinin oruç tutmasini istesin. Pesin hükümlü olmasin. Tedâviyi ona göre ayarlar. Bu olmiyacak bir is degildir. Bunun için dînimiz, her doktorun degil, o bransta mütehassis olma sartini ve müslüman olmasi sartini getirmistir. Mütehassisi olmazsa yanlis karar verebilir. Sâlih müslüman degilse, dînin emir ve yasaklarina önem vermiyecegi için, bunun sözünü de ölçü kabûl etmemistir.

Ihtiyâr olup, ölünceye kadar Ramazan orucunu veya kazâya kalmis oruçlarini tutamiyacak kimse ve iyi olmasindan ümit kesilen hasta, oruç tutmaz, fakat gizli yer. Böyle kimse zengin ise, hergün için bir fitra, ya’nî binyediyüzelli gram bugday veya un veya kiymeti kadar altin veya gümüs parayi, bir veya birkaç fakîre verir. Ramazanin basinda veya sonunda toptan hepsi bir fakîre de verilebilir. Fidye verdikten sonra hasta iyilesirse, Ramazan oruçlarini ve kazâ oruçlarini tutar.

Orucu bozan şeyler nelerdir?

Ilmihâl kitaplarinda orucu bozan ve keffâret gerektiren hâller için genel kâide bildirilmistir. Gida veya devâ ya’nî ilâç olarak, faydali birsey yemek, içmek, zevk, keyif veren birseyi agizdan almak ve cima’ orucu bozar. Orucu bozan bu seyler, bilerek yapilinca hem kazâ hem keffâret gerekir.

Orucu bozup hem kazâyi, hem de keffâreti gerektiren haller nelerdir?

1- Ramazan ayinda oruçlu oldugunu bildigi hâlde ve imsâktan önce niyetli iken, gündüz fâideli birsey yiyip içmek.

2- Sigara içmek.

3- Kan aldirmak ve giybet etmek gibi orucu bozmadigi iyi bilinen bir seyden sonra, orucu bozuldu sanarak bile bile yemek.

4- Ramazanin bir gününde, kazâ lâzim olan birseyi yaparak orucunu bozan kimse, baska gününde de bu seyi kasten yine yaparsa keffâret de lâzim olur.

5- Agzina giren kar, yagmur ve doluyu istiyerek yutmak.

6- Toprak yeme aliskanligi olan kimsenin, yenmesi âdet olan toprak ve kil yemesi.

7- Az tuz yemek.

8- Oruçlu oldugunu unutarak yiyen kimse, oruçlu oldugunu hatirladiktan sonra orucu bozulmadigini bildigi hâlde, yine yiyip içerse orucu bozulur. Hem kazâ hem de keffâret lâzim olur.

Orucu bozup sadece kazâ gerektiren hâller nelerdir?

1- Hatâ ile meselâ, abdest alirken bogaza su kaçmasi.

2- Kulaga yas, ilâç damlatmak, derideki yaradan içeri girecek ilâç koymak.

3- Vücuda, igne ile ilâç ve asi siringa etmek.

4- Kagit, pamuk, ot, pismemis pirinç, dari, mercimek tanesi gibi ilâç ve gida olmiyan birseyi yutmak.

5- Zorliyarak agiz dolusu kusmak.

6- Dislerin kanamasinda, yalniz kani veya tükürükle ayni miktardaki karisik kani yutmak.

7- Imsâk vaktinden sonra, daha gece zannederek yiyip içmeye devam etmek.

8- Günes batti, ezân okundu zannederek, iftâr vakti gelmeden yimek.

9- Oruçlu oldugunu unutup, yiyip içtikten sonra, orucum bozuldu diyerek, yiyip içmeye devam etmek.

10- Istimna, (mastürbasyon) yapmak. [Uykuda iken ihtilâm olmak orucu bozmaz.]

11- Tahâretlenirken içeri su kaçirmak.

12- Lavman yaptirmak, orucu bozar. Kadinlarin, kadin hastaliklarindan muayenelerinde oruç bozulabilir.

13- Zorla orucu bozdurulmus olmak.

14- Burna sivi ilâç damlatmak.

15- Burna kolonya çekmek. Burna çekmeyip sadece koklarsa bir zarari olmaz.

16- Baskalarinin içtigi sigara dumanini istiyerek çekmek.

17- Dis çektirmek için uyusturucu igne vurdurmak.

18- Astim hastalarinin, kriz hâlinde ilâçli sprey kullanmalari orucu bozar. Ilâçsiz oksijen gazi bozmaz.

19- Hastalarin, dil altindan, yutmasa da ilâç almasi orucu bozar.

Kalb rahatsizligi için saglam deri üzerine konan ve derinin gözeneklerinden emilerek kalbe fayda veren ilâç, saglam deri üzerine konuldugu için orucu bozmaz.

20- Kadinlarin ve erkeklerin ilâç olarak fitil kullanmalari orucu bozar. Fakat guslü gerektirmez

Orucu bozmayan şeyler nelerdir?

1- Oruçlu oldugunu unutarak yiyip içmek.

2- Ihtilâm olmak.

3- Tentürdiyot ve yas sürünmek ve sürme çekmek. (Bunlarin rengi, kokusu tükürükte, idrarda belli olsa bile orucu bozmaz.)

4- Giybet etmek. (Giybet orucu bozmaz ise de, harâmdir orucun sevâbini azaltir.)

5- Istemiyerek agiz dolusu kusmak.

6- Isteyerek, zorlayarak, biraz kusmak.

7- Kulagina su kaçmak.

8- Agzina, burnuna, bogazina toz, duman ve sinek kaçmak.

9- Oksijen gazi tüpü ile sun’î hava verilmek. (Gazin içine ilâç konmus ise bozar.)

10- Baskalarinin içtigi sigaranin dumani, sakindigi hâlde agzina burnuna girmek.

11- Agzini yikadiktan sonra, agzinda kalan yasligi tükürük ile yutmak.

12- Gözüne ilâç koymak.

13- Dis çukuruna ilâç koymak. (Tadi bogazda duyulsa bile bozmaz.)

14- Yutmadan yemegin tadina bakmak.

15- Çiçek, kolonya koklamak. Kolonyayi burnuna iyice çekerse bozulur.

16- Disleri arasinda sahur vaktinden kalan, nohuttan küçük seyi yutmak.

17- Gelen kusuntunun geri gitmesi.

18- Orucu bozmaya niyet edip de bozmamak.

19- Dis çektirmek. [Dis çekmek için morfin vurulmasi orucu bozar.]

20- Dis çektirince gelen kani tükürmek, yâhut tükürükten az ise yutmak da orucu bozmaz.

21- Arinin kendiliginden sokmasi.

Orucun keffareti nedir, nasıl tutulur?

Keffâret, Ramazan ayinin hürmet perdesini yirtmanin, ya’nî Ramazan orucunu bile bile bozmanin cezâsidir. Oruç keffâreti için ard arda altmis gün oruç tutmak lâzimdIr. Ramazan günü özürsüz, bir orucu bozmanin cezâsi, altmis gün, bir gün kazâsi ile 61 gün oruç tutmaktir.

Bunun için keffârete halk arasinda “61” denmektedir. Keffâret sadece Ramazanda kasten bozulan orucun cezâsidir. Baska oruçlar bozuldugunda keffâret gerekmez.

Birkaç Ramazanda keffâretleri olan veya bir Ramazanda iki gün keffâreti olan kimse, birinci keffâreti yapmamis ise, ikisi için yalniz bir keffâret yapar. Birinci keffâreti yapmis ise, ikinci keffâreti de ayrica yapmasi lâzimdir.

Keffâret orucu, hastalik, yolculuk gibi bir özür ile veya bayram günlerine rastlamak sebebi ile bozulursa veya Ramazana rastlarsa, yeniden altmis gün tutmak lâzim olur. Kadinlar özür sebebiyle bozunca, yeniden baslamaz. Özrü bitince geri kalan günleri tutarak, altmisa tamamlar.

Devamli hasta veya yagli olup altmis gün oruç tutamiyan kimse, bir fakîri, bir günde iki defa doyurmak üzere altmis gün yedirir. Altmis fakîrin her birine 1750 gram bugday veya un, yahut bunlarin kiymeti kadar ekmek, baska mal veya altin, gümüs vermek veya bunlari bir fakîre altmis gün vermek de câiz olur.

Doyurmak için kâgit para da verilir. Oruç tutabilen kimsenin fakîrleri doyurmak sûretiyle keffâretten kurtulmaya çalismasi câiz degildir.

Oruç ve Ramazan Ayının Fazileti



  1. Ramazan Ayını nasıl değerlendirelim... | Erguvanim demiş ki,

    […] kıyâmet gününde kula şefâat edecektir. Oruç, sabrın yarısıdır.’ buyurmuşlardır. Orucun sevabı Cenâb-ı Hakk katında saklıdır. Hadîs-i kudsîde buyurulur: “Âdemoğlunun her amel ve […]

  2. fatma demiş ki,

    çok güzel olmuş çok güzel bir site çoooook beğendim bunu yapana muck muck

  3. asdasd demiş ki,

    Güzel olmuş saol

  4. ccbgf demiş ki,

    sayenizde ödevim çok güzel oldu tşk ederim

Yorum Ekle